Yargıtay Kararı 9. Hukuk Dairesi 2017/6707 E. 2017/17678 K. 08.11.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/6707
KARAR NO : 2017/17678
KARAR TARİHİ : 08.11.2017

MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ

DAVA : Davacı, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ile fazla mesai ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ücreti, hafta tatili ücreti, yıllık izin ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm süresi içinde taraflar avukatlarınca temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I

A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davacının davalı şirkete ait otelde 01/03/2009 tarihinden 05/11/2010 tarihine kadar aralıksız restoran bölümünde komi olarak çalıştığını, iş akdinin işverence haksız ve bildirimsiz olarak feshedildiğini iddia ederek bir kısım işçilik alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili davanın reddini talep etmiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece yapılan yargılama sonunda, davacının 04/11/2011 tarihinde alınan savunmasının davacıya otel yetkililerince dikte ettirilerek yazdırıldığı, çalışma belgesi ve 05/11/2011 tarihli istifa dilekçesinin baskı altında gerçek iradesine aykırı olarak davacıya imzalatıldığı dosya içeriğinden ve davalı tanıklarının çelişki içeren beyanlarından anlaşıldığından üzerine ispat yükü düşen davalı tarafça davacının iş akdinin kıdem ve ihbar tazminatı ödenmesini gerektirmeyecek şekilde sonlandığı mutlak şekilde davalı tarafça ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı taraf vekilleri temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davacının tüm davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-İş akdinin nasıl sona erdiği taraflar arasında uyuşmazlık konusudur.
İşçinin haklı bir nedene dayanmadan ve bildirim öneli tanımaksızın iş sözleşmesini feshi, istifa olarak değerlendirilmelidir. Uygulamada en çok karşılaşılan şekli olan, işçinin ihbar ve kıdem tazminatı haklarının ödenmesi şartıyla ayrılma talebi istifa olarak değil, olsa olsa ikale (bozma sözleşmesi) yapma yönünde icap biçiminde değerlendirilmelidir. İşverenin sosyal ve ekonomik üstünlüğünü kullanarak, tazminatları ödeme koşulu, benzeri baskılarla işçiden yazılı istifa dilekçesi vermesini talep etmesi ve işçinin buna uyması halinde, gerçek bir istifa iradesinden söz edilemez. Bu halde feshin işverence gerçekleştirildiği kabul edilmelidir. İşverenin haklı fesih nedenlerine dayanarak işçiye istifa dilekçesi vermesi halinde baskı uygulaması sonucu düzenlenen istifa dilekçesine de gerçek anlamda istifa olarak değer vermek mümkün olmaz.
Dosya içeriğine göre, davalı, iş akdini işyerinde yaşanan bir olumsuzluk sonrasında, davacının haklı neden bildirmeksizin istifaen ayrıldığını savunmakta, davacı ise istifa dilekçesinin baskı ile alındığını, istifa etmediğini, haklı neden olmaksızın çıkartıldığını iddia etmektedir. İstifa dilekçesindeki imza inkar edilmediğine göre irade fesadını iddia eden davacı, bu iddiasını ispatla mükelleftir. Davacı tanıklarının istifanın hangi şartlarda gerçekleştiğine ilişkin görgüye dayalı bilgileri yoktur. Davalı tanıkları ise, davacının istifa ettiğini açıklamışlardır.
Somut uyuşmazlıkta olayların gelişimi de göz önüne alındığında davacının oteldeki kadın müşterilerden birisinin odasına duygusal yakınlık duyması nedeni ile gittiği, kadın müşterinin gelişen durumdan rahatsız olup davacı işçiyi taciz ettiği gerekçesi ile otel yönetimine şikayet ettiği, şikayet sonrasında ortaya çıkan durum nedeniyle davacı işçinin, işyerinden istifaen ayrıldığı anlaşılmaktadır. İstifa iradesinin gerçek olmadığı, istifanın baskı ile alındığı şeklindeki iddianın ispatlanamadığı kabul edilerek davacının kıdem ve ihbar tazminatı taleplerinin reddi yerine yanılgılı değerlendirme ile kabulüne karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 08.11.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.