Yargıtay Kararı 9. Hukuk Dairesi 2017/7985 E. 2020/18831 K. 16.12.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/7985
KARAR NO : 2020/18831
KARAR TARİHİ : 16.12.2020

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ : … Hukuk Dairesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin 08.07.2013-01.09.2014 tarihleri arasında başhemşire olarak en son net 3.000,00 TL ücretle çalıştığı şirketten fazla mesai, genel tatil ücretlerinin ödenmemesi ve baskı uygulanması sebebi ile 01.09.2014 tarihinde Noterden gönderdiği ihtarname ile iş sözleşmesinin haklı nedenle derhal feshettiğini, resmi kayıtlardaki ücretinin 1.566,17 TL brüt gösterildiğini ve priminin bu şekilde ödendiğini, bir yılını doldurduğu halde ücret zammının yapılmadığını, işe ilk girdiğinde sorumlu hemşire olarak çalıştığını, Ocak 2014’ten itibaren ise başhemşire olarak çalışmasını sürdürdüğünü, müvekkilin son net ücreti 3.000,00 TL olduğunu 2014 Ağustos ücretinin 1.200,00 TL’sinin banka hesabına ödendiğini kalan 1.800,00 TL’nin ödenmediğini iddia ederek kıdem tazminatı, ücret alacağı, yıllık izin, fazla mesai ve ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının 09.07.2013 tarihinde sigortalı olarak çalışmaya başladığını, başhemşire olmadığını ve 01.09.2014-02.09.2014-03.09.2014 ve 04.09.2014 tarihlerinde herhangi bir izin almaksızın ve bilgi verilmeksizin işyerine gelmediğini, Kadıköy 16. Noterliğinin 05.09.2014 tarih ve 15395 yevmiye numaralı ihtarnamesinin gönderildiğini ve davacının yanıt vermemesi üzerine iş akdinin 4857 sayılı İş Kanunun 25/ll-G maddesi gereğince feshedildiğini ve 16.09.2014 tarihinde çıkışının yapıldığını, davacının brüt 1.566,00 net 1.200,00 TL ücret aldığını savunarak davanın reddini istemiştir.
İlk Derece Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, davacının, 09.07.2013-01.09.2014 tarihleri arasında başhemşire sıfatıyla davalı işverenlikte en son brüt 4.196,00 TL ücretle çalıştığı, davacı işçi tarafından fazla mesai ücretlerinin ödenmemesi nedeniyle iş sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiği, davacının tanık beyanlarıyla fazla mesai yaptığını ispatladığı, genel tatil günlerinde çalıştığını ispatlayamadığı, davalı işverenliğin davacının imzasını taşıyan yazılı belge ile fazla mesai ücreti ile 2014 yılı Ağustos ayı ücretini ödediğini ve yıllık iznini kullandırdığını ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
İstinaf Başvurusu:
İlk derece mahkemesinin kararına karşı,davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesi Kararının Özeti:
Bölge Adliye Mahkemesince, davalının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Temyiz:
Karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Gerekçe:
Taraflar arasında işçiye ödenen aylık ücretin miktarı konusunda uyuşmazlık bulunmaktadır.
Çalışma yaşamında daha az vergi ya da sigorta primi ödenmesi amacıyla zaman zaman, iş sözleşmesi veya ücret bordrolarında gösterilen ücretlerin gerçeği yansıtmadığı görülmektedir. Bu durumda gerçek ücretin tespiti önem kazanır. İşçinin kıdemi, meslek unvanı, fiilen yaptığı iş, işyerinin özellikleri ve emsal işçilere ödenen ücretler gibi hususlar dikkate alındığında imzalı bordrolarda yer alan ücretin gerçeği yansıtmadığı şüphesi ortaya çıktığında, bu konuda tanık beyanları gözetilmelidir. Fakat yargılama sırasında dinlenen tanıkların ücrete ilişkin beyanları da muallaktır. Tanık olarak dinlenen ve sigorta kaydı bulunmayan işçilerin açtıkları kesinleşen hizmet tespiti dosyalarında da asgari ücretle çalıştıkları yönünde tespit yapılmıştır. Bu nedenle işçinin meslekte geçirdiği süre, işyerinde çalıştığı tarihler, meslek unvanı ve fiilen yaptığı iş bildirilerek ilgili işçi ve işveren kuruluşlarından, tarafların bildirdikleri emsal işyerlerinden ve TÜİK’ten emsal ücretin ne olabileceği araştırılmalı ve tüm deliller birlikte değerlendirilerek bir sonuca gidilmelidir.
Somut olayda; davacı işe ilk girdiğinde sorumlu hemşire olarak çalıştığını, Ocak 2014’ten itibaren ise başhemşire olarak çalışmasını sürdürdüğünü, son net ücretinin 3.000,00 TL olduğunu ücretinin 1.200,00 TL’sinin banka hesabına ödendiğini kalan 1.800,00 TL ‘nin elden ödendiğini iddia etmiş, davalı ise davacının başhemşire olmadığını ve brüt 1.566,00 net 1.200,00 TL ücret aldığını savunmuştur. Davacı tanıklarının davacının başhemşire olduğunu ve elden maaş ödemesi yapıldığını beyan ettikleri davalı tanıklarının ise davacının hemşire olduğunu beyan ettikleri ve davacının ücretinin miktarı konusunda beyanda bulunmadıkları görülmektedir. Mahkemece davacının 10 yıllık başhemşire olduğu bildirilerek ücret araştırması yapılmış ise de davacının dava dilekçesinde 2014 yılı Ocak ayından itibaren başhemşire olduğunu belirttiği görülmekle yapılan ücret araştırması hatalı olduğundan davacının fiilen yaptığı iş ve işyerinin özellikleri birlikte değerlendirildiğinde yukarıda açıklanan şekilde meslek odalarından ve TÜİK’ten sorulmak suretiyle yeniden emsal ücret araştırması yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi hatalıdır.
SONUÇ:
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 16/12/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.