Yargıtay Kararı 9. Hukuk Dairesi 2017/8000 E. 2020/18548 K. 15.12.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/8000
KARAR NO : 2020/18548
KARAR TARİHİ : 15.12.2020

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle,müvekkilinin davalı şirkette mali işler sorumlusu olarak çalıştığını net maaşının 9.500,00TL olduğunu, davalarının belirsiz alacak davası olduğunu, sigorta primlerinin gerçek ücret üzerinden yatırıldığını, müvekkilinin çalıştığı döneme ait yıllık izinlerinin kullandırılmadığnı, yıllık ücretli izin verilmediğini, müvekkilinin mali işler sorumlusu olduğunu kendisine ödenmesi gereken kasa tazminatlarının ödenmediğini, müvekkilinin nakit hareketlerinden diğer kıymetlerin sayım tanzim ve kontrolünden sorumlu olduğunu ileri sürerek; yıllık ücretli izin alacağı ve kasa tazminatı alacaklarını talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;davacının 01.08.1994 tarihinde muhasebe işi ile görevli çalıştığını, 12.11.2001 tarihinde müvekkilinin davacıyı finansman müdürü olarak görevlendirildiğini hiçbir zaman kasa görev ve ücret almadığını, kasa sorumluluğunun davacının hiçbir zaman görev tanımında yer almadğını bunu ispatlayan davacı tarafından imzalanmış “görev tanımı” dosyaya sunduklarını davacının iddialarının maddi ve hukuki olgu ve dayanaklardan yoksun olduğunu, eğer kendileri davacının kasa görevlisi olarak varsayalar bile mevcut sözleşme hükümleri ve gerekse hizmet süresi boyunca böyle bir ödeme uygulanması bulunmadığını istemin yasal ve sözleşme dayanağı bulunmadığını, davacının 1475 Sayılı kanunun 14 maddesine ilişkin nedeniyle müvekkili şirketten ayrıldığını, SGK yazısı, dilekçesi ve İşten ayrılış bildiğesini dilekçelerine eklediklerini işten çıkış işlemi neticesi kıdem tazminatı kanun hükümlerince davacıya ödendiğini kıdem tazminatı bordrosu ve ödeme dekontunu dosyaya sunduklarınıı tavacının imzalı ücret bordroları ve ödeme dekontlarını dilekçelerine eklediklerini, davacının çalıştığı dönem içerisinde yıllık ücretli izinlerini kullandığnı ve tahsil ettiğini,son ay bordrosunda kullanmadığı 41 günlük izin ücreti kendisine nakden ödendiğini, 2002-2014 yıllarına ait yıllık izin defterini ekte sunduklarını 1994-2001 yıllarına ait kullanmış olduğu yıllık izinlere ait evraklara aradan 20 yıl gibi uzun bir süre geçmiş olması, bu süre zarfında şirket merkezinin İstanbul’a taşınması, gerekse çalınmış olabileceği şüphesi ile ulaşılmadığını savunarak,davanın reddini istemiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece toplanan deliller,tanık beyanları,bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamının değerlendirilmesinde;davacının davalı işverenliğe ait işyerinde 01.08.1994-12.04.2013 tarihleri arasında çalıştığı davacının finansman müdürü olarak görev yaptığı,kasa tazminatına hak kazanmanın ön şartı para ödeme veya para tahsil işlerini fiilen yapmak olduğu,davacının davalı şirkette finansman müdürü olarak çalıştığı, davalı şirkete ait organizasyon şemasından muhasebe müdürlüğü ile finansman müdürlüğünün ayrı birimler olarak çalıştığı, davacının iş sözleşmesinde kasa tazminatı ödeneceğine ilişkin bir hüküm olmadığı ve davacının görev tanımından da anlaşılacağı üzere kasa tazminatını gerektirecek bir riskili bir yapmadığı kanaatine varıldığından davacının kasa tazminatının reddine,davacının yıllık izinlerinin bir kısmını kullandığı kullanmadığı yıllık izinlere ilişkin ücretin davalı tarafından ödendiği ve davacı tarafından ibraname imzalandığı , davacı tarafından imzalanan ibranamenin iş akdinin feshinden bir ay sonra düzenlendiği ve alacak kalemlerinin ayrı ayrı olarak açık ve net olarak miktar belirtilerek düzenlendiği bu nedenle söz konusu ibranamenin geçerli bir ibraname olduğu davacının davalıdan talep edeceği yıllık izin alacaklarının ödendiği ve davacının davalıyı ibra ettiği anlaşıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Temyiz:
Kararı davacı temyiz etmiştir.
Gerekçe:
1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Somut uyuşmazlıkta davacı işçi yıllık izinlerinin bir kısmını kullandığını belirtmiş olup,dosya içeriğinden bir kısmı imzalı izin belgeleri bulunmaktadır.Aynı zamanda davacı imzasını taşımayan izin talep dilekçeleri dosyaya sunulmuş olup,iş sözleşmesinin feshinden sonra 25.09.2013 tarihli ibraname içeriğinden izin ücreti ödemesi yapıldığı da görülmektedir.
Hükme asas alınan bilirkişi raporunda yıllık izinler bakımından denetime elverişli şekilde hesaplamaya gidilmemiştir.Yıllık izin ücreti iş sözleşmesinin devamı müddetince zamanaşımına uğramadığından çalışma döneminin tamamı için hesaplama yapılmalı,kullanılan ve davacının imzasını taşıyan izin belgelerinde geçen gün sayısı hesaptan düşülmeli, bakiyesi için son ücretten hesaplama yapıldıktan sonra ibraname kapsamında ödenen tutarlar mahsup edilmek suretiyle istek ile ilgili bir karar verilmelidir.Mahkemece denetime elverişsiz bilirkişi raporu doğrultusunda hüküm kurulması hatalı olup,bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 15.12.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.