YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/9339
KARAR NO : 2019/7492
KARAR TARİHİ : 02.04.2019
MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle:… Belediyesinde çalışmasını sürdürürken bu Belediye’ nin kapatılması nedeniyle tüm özlük haklarıyla birlikte önce … Belediyesine, 15/02/2011 tarihinden itibaren de davalı İl Tarım Müdürlüğüne geçişinin yapıldığını … Belediyesinde çalışırken … maddelerine aykırı olarak ücret indirimine gidildiğini, ücret ve ikramiye … alacakları için açtığı … 4.İş Mahkemesinin 2013/5 Esas sayılı davada 14/03/2009 tarihine kadar olan alacaklarının hüküm altına alındığını, anılan kararın Yargıtay tarafından da onandığını bu defa 14/03/2009 tarihinden dava tarihine kadar olan haklarını talep ettiklerini ileri sürerek, ücret farkı ile sendika ve devlet ikramiye farkı, fazla mesai farkı hafta ve genel tatil ücreti farkı alacaklarını istemiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: husumetlerinin bulunmadığını, davanın zamanaşımına uğradığını, davacının bu duruma rıza gösterdiğini ve belediyeyi ibra ettiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece özetle; … kayıtları,toplanan delillerin değerlendirilmesinde; davacıya ait sigorta hizmet cetveli çerçevesinde davacının dava dışı … Belediye Başkanlığına karşı aynı konuda 14/03/2009 tarihinde alacak davası açtığı, yapılan yargılama sonucunda mahkemece davanın ücret farkı ile … ve Devlet ikramiyesi farkı alacakları yönünden kabulüne karar verildiği, anılan kararın Yargıtay tarafından da onanarak kesinleştiği anlaşılmıştır. … 4. İş Mahkemesince hüküm altına alınan miktarlar 14/03/2009 tarihine kadardır. Davacının 15/03/2009 tarihinden dava tarihi olan 22/05/2014 tarihine kadar olan dönem içinde çalışmasının bulunduğunun anlaşıldığı, davacının 15/02/2011 tarihinden itibaren davalı İl Tarım Müdürlüğü bünyesinde çalışmaya başladığı … Belediye Başkanlığından hiç ara vermeksizin davalı kuruma atandığı anlaşıldığından ve dava tarihi itibariyle de çalışmasına davalı kurumda devam ettiğinden son işveren olan davalı kurum yönünden kabulü gerektiği, bordrolarda davacıya fazla mesai ücreti tahakkuku yapıldığı, bordrolardaki tahakkuklara göre hafta tatili olduğu anlaşılan Cumartesi ve Pazar çalışmaları ile genel tatil çalışmaları karşılığı eksik ücretlerden kaynaklanan … alacaklar da bulunduğu anlaşılmakla, davacının davasının kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davalı temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1-Gerekçeli karar başlığında davalı olarak ” T.C. Tarım ve Orman Bakanlığı ” yerine tüzel kişiliği olmayan İl Müdürlüğünün yazılması, sonuca etkili olmayan, mahallinde düzeltilebilir maddi hata kabul edilmiştir.
2-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
3-Dava konusunun ıslah yoluyla arttırılması durumunda, 1086 sayılı HUMK hükümlerinin uygulandığı dönemde, ıslah dilekçesinin tebliğini izleyen ilk oturuma kadar ya da ilk oturumda yapılan zamanaşımı defi de ıslaha konu alacaklar yönünden hüküm ifade eder. Ancak Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun yürürlüğe girdiği 01.10.2011 tarihinden sonraki uygulamada, 317/2 ve 319. maddeler uyarınca ıslah dilekçesinin davalı tarafa tebliği üzerine iki haftalık süre içinde ıslaha konu kısımlar için zamanaşımı definde bulunulabileceği kabul edilmelidir.
Cevap dilekçesinde zamanaşımı defi ileri sürülmemiş ya da süresi içinde cevap dilekçesi verilmemişse ilerleyen aşamalarda 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 141/2 maddesi uyarınca zamanaşımı defi davacının açık muvafakati ile yapılabilir.
1086 sayılı HUMK yürürlükte iken süre geçtikten sonra yapılan zamanaşımı define davacı taraf süre yönünden hemen ve açıkça karşı çıkmamışsa (suskun kalınmışsa) zamanaşımı defi geçerli sayılmakta iken, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun uygulandığı dönemde süre geçtikten sonra yapılan zamanaşımı definin geçerli sayılabilmesi için davacının açıkça muvafakat etmesi gerekir. Başka bir anlatımla 01.10.2011 tarihinden sonraki uygulamalar bakımından süre geçtikten sonra ileri sürülen zamanaşımı define davacı taraf muvafakat etmez ise zamanaşımı defi dikkate alınmaz.
Zamanaşımı definin cevap dilekçesinin ıslahı yoluyla ileri sürülmesi de mümkündür (Yargıtay HGK. 04.06.2011 gün 2010/ 9-629 E. 2011/ 70. K.).
Somut uyuşmazlıkta dava kısmi dava olarak açılmış olup, davalı vekilinin süresinde ileri sürdüğü ıslaha karşı zamanaşımı defi değerlendirilmeden talep edilen alacakların hüküm altına alınması hatalıdır.
4-Mahkemece yargılama giderlerine harç katılarak davalı Bakanlığa harç yükletilmesi de hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, 02.04.2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.