Yargıtay Kararı 9. Hukuk Dairesi 2017/9781 E. 2019/9231 K. 18.04.2019 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/9781
KARAR NO : 2019/9231
KARAR TARİHİ : 18.04.2019

MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

YARGITAY KARARI

A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili özetle; davacının davalı şirkette 1994 yılının 9. Ayından itibaren çalışmaya başladığını, 15/12/2008 tarihinde hiçbir sebep yokken davalı tarafından işten çıkarıldığını ve işe gelmemesinin söylendiğini bunun üzerine müvekkili tarafından hizmet süresinin tespiti davası açıldığını, bu davanın … İş Mahkemesinin 2009/8 E., 2011/9 K. sayılı dosyasında müvekkili lehine sonuçlandığını ve kararın Yargıtay 21. Hukuk Dairesinin 20/12/2012 tarih, 2011/3312 E. ve 2012/24087 K. Sayılı ilamı ile onandığını, müvekkilinin sigortalı olması gereken gün sayısının artması nedeniyle yeniden bilirkişi raporunun tanzimi ile alacakların hesaplanması gerektiğini iddia ederek; kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, fazla çalışma ücreti, hafta tatili ücreti ve yıllık izin ücreti alacaklarının faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili özetle; davalı şirketin 01/02/2008 tarihinde kurulduğunu, bu nedenle davacının müvekkil şirkette 1994 yılından beri çalışmasının mümkün olmadığını, davacının maaşını beğenmediğini ve arttırılmasını istediğini, akabinde de 19/12/2008 tarihinden itibaren işe gelmediğini, bu durumun tutanakla tespit edildiğini, daha sonra 25/12/2008 tarihli fesih bildirimi ile iş akdinin fesh edildiğini, bu nedenle davacının kıdem ve ihbar tazminatı hakkının bulunmadığını, davacının dilekçesinde belirttiği yıllık izin ücreti ve hafta sonu çalışma bedelinin hangi yıllara ait olduğunun belirtilmediğini, bu nedenle zaman aşımına uğradığını, davacının şirkette sondaj işçisi olarak çalıştığını, çoğu zaman hiç çalışmadan beklediğini, sondaj işi olduğunda çalıştığını, ancak davalışirket tarafından tam zamanlı çalışmışcasına sigorta priminin yatırıldığını, davacının çalışmasının haftalık bazda 45 saatin üzerinde olmadığını bu nedenle fazla çalışmasının olmadığını, davacı her ne kadar işyerinde 1994 yılının 9. ayından itibaren çalışmaya başladığını belirtmişsede, davacının 01/12/1993-01/06/1995 tarihleri arasında askerlik yaptığını, bu süre zarfında çalışmasının mümkün olmadığını savunarak, davanın reddini talep etmiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı, davalı temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1-Dosyadaki bilgi ve belgelerin incelenmesinde, ıslah harcının dava dosyası ve uyap kayıtlarında bulunamaması nedeniyle, ıslah harcının yatırılıp yatırılmadığı kontrol edilerek, ıslah harç makbuzu mevcut ise şimdiki gibi, eğer harç makbuzu yoksa, Yargıtay İçtihatları Birleştirme Genel Kurulu’nun bozmadan sonra ıslah yapılamayacağına ilişkin 06.05.2016 tarihli, 2015/1 E. ve 2016/1 K. sayılı kararı gözetilerek ıslaha itibar edilmeden karar verilmesi gerektiği gözden kaçırılmamalıdır.
2-Kısa kararda bir başka dosyaya ait kısa karara da yer verilerek iki farklı kısa kararın alt alta yazılması ve gerekçeli kararda bu durumun düzeltildiği belirtilsede, sonuç itibariyle kısa karar-gerekçeli karar çelişkisi oluşturulması HMK’nın 298/2. maddesine aykırı olup, hatalıdır.
3-Hüküm altına alınan yıllık izin ile hafta tatili ücreti alacaklarına dava tarihi olan 17.09.2013 tarihinden itibaren faiz işletilmesi gerekirken, 14/01/2009 tarihinden itibaren faiz işletilmeside isabetsizdir.
F)SONUÇ:
Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 18.04.2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.