YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/1369
KARAR NO : 2019/14841
KARAR TARİHİ : 03.07.2019
MAHKEMESİ : İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 28. HUKUK DAİRESİ
DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine, işe iadesine ve sendikal tazminata hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin kabul kararına karşı davalı avukatı istinaf başvurusunda bulunmuştur.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 28. Hukuk Dairesi davalı avukatının istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 28. Hukuk Dairesi’nin kararı süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davalıya ait işyerinde 01/11/2012 tarihinde çalışmaya başlayan davacının iş sözleşmesinin davalı işverence 04/03/2016 tarihinde haklı ve geçerli bir neden olmadan bildirimsiz olarak sona erdirildiğini, rızası dışında iradesini yansıtmayan evrak yazdırıp imzalattığını, bu evrakı imzalamaması halinde tazminat ödenmeyeceğini belirttiğini, davacı ile aynı dönemde iş arkadaşlarının iş sözleşmelerinin feshedilmesinin gerçek sebebinin işyerinden yetkili olan Türk Metal Sendikası’ndan istifa edip Birleşik Metal İşçileri Sendikası’na üye olmaları, sendikal haklarını kullanmak istemeleri ve sendikal faaliyette bulunmaları olduğunu iddia ederek davalı işveren yapılan feshin geçersizliğine ve işe iadesine, 4 aylık boşta geçen süre ücreti ve 1 yıllık ücret tutarı sendikal tazminatın ödenmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
01/11/2012 tarihinde müvekkil işyerinde çalışmaya başlayan davacının 04/03/2016 tarihinde dilekçe verip kıdem ve ihbar tazminatının ödenmesi halinde işten ayrılmak istediğini belirttiğini, iş aktinin feshi değil istifa söz konusu olduğunu, şirket yönetiminin gelişen olaylar ve yaratılan huzursuzluk nedeniyle motivasyonunu ve verimli çalışma psikolojisini kaybeden çalışanlara bir fırsat tanımak ve çalışma ortamını yeniden yapılandırmak için ‘gönüllü işten ayrılma projesi’ni hayata geçirdiğini, davacının söz konusu proje kapsamında başvuru yapıp istifa ettiğini, kıdem ve ihbar tazminatının ödendiğini, Mayıs 2015 eylemleri sonrası bir kısım işçilerin işyerinde halen yetkili olan Türk Metal Sendikası’nda üyeliklerini sürdürdüklerini, bir kısım işçilerin ise Birleşik Metal İşçileri Sendikası’na üye olduklarını, sendikal nedenle istifaya zorlandığı iddiasının doğru olmadığını, eylemler nedeniyle çalışma barışı ve huzurunun zarar gördüğünü, üretimin durduğunu, eylemlerin demokratik hak kullanımını aşan, ölçüsüz ve işverene özel olarak zarar vermeyi amaçlayan eylemler olduğunu, müvekkilin çalışanlarının sendikal örgütlenme özgürlüğüne karşı son derece hassas yaklaştığını savunarak davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yüklenmesini talep etmiştir.
C) İlk Derece Mahkemesi ile Bölge Adliye Mahkemesi Kararlarının Özeti:
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama neticesinde; davalı işverenin, davacı işçi de dahil işçilerin sendika özgürlüğü/sendikal örgütlenme hakkı, hak arama hürriyeti ve ifade özgürlüğü kapsamında olan seçim ve etkinliklerine karşı uyguladığı ‘gönüllü işten ayrılma projesi’, ‘idari izne ayırma’ veya ‘idari izinli sayıp eğitim programına alma’ şeklindeki pratik/yaklaşım, tek taraflı rızasını almadan işçiyi ücretsiz izne ayırma gibi eylemlerin eylemli fesih niteliğinde olduğunu, fesih iradesinin özü itibarıyla davalı işverene ait olduğu, davacı işçinin kıdem ve ihbar tazminatını alabilmek için işverene verdiği 04/03/2016 tarihli dilekçenin de bu kapsamda olup geçersiz olduğu anlaşıldığından feshin geçersizliğine ve davacının işe iadesine karar verilmiştir.
Karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince; İlk derece mahkemesi kararının usul ve yasa ile dosya içeriğine uygun olduğu, aksine itirazların hiçbirisinin yerinde görülmediği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurularının esastan reddine karar vermiştir.
D) Temyiz:
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararında yazılı gerekçelere göre İlk derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin işe iade ve sendikal tazminata yönelik tespit ve kararları yerindedir.
Feshin geçersizliğine ilişkin olarak 7036 sayılı Yasa’nın yürürlüğe girdiği 25.10.2017 tarihinden önce karar verildiğinde işe başlatmama tazminatı veya işe iadeye bağlı sendikal tazminat ile boşta geçen süre ücretine ilişkin olarak tespit hükmü kurulması gerekir.
Somut uyuşmazlıkta, İlk Derece Mahkemesi’ nce sendikal tazminat ile boşta geçen süre ücretine ilişkin olarak tespit hükmü kurulması gerekirken “davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine” şeklinde tahsil hükmü kurulması hatalı olup, Bölge Adliye Mahkemesi ile İlk Derece Mahkemesinin kararlarının bozularak ortadan kaldırılmasına ve 4857 sayılı İş Yasası’nın 20/3 maddesi uyarınca Dairemizce aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-İlk Derece Mahkemesi ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 28. Hukuk Dairesi’nin kararlarının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2-Davanın Kabulü ile,
a) Davalı işverence yapılan feshin geçersizliğine ve davacının işe iadesine,
b) Davacının iş sözleşmesinin sendikal nedenle feshedildiği anlaşıldığından, davacının 4857 sayılı İş Kanunu’nun 21. maddesine göre yasal süre içerisinde işe başvurusu ile iş verenin başlatması veya başlatmaması şartına bağlı olmaksızın takdiren davacının 1 yıllık brüt ücreti tutarında sendikal tazminatın davalıdan alınarak davacıya ödenmesi gerektiğinin tespitine,
c) Davacının yasal süre içinde başvurusuna rağmen davalı işverence süresi içinde işe başlatılmaması halinde kararın kesinleşmesine kadar en çok 4 aylık ücret ve diğer haklarının davalıdan alınarak davacıya ödenmesi gerektiğinin tespitine,
d–) Davacının süresinde işe başlatılması durumunda varsa bu alacaktan peşin ödenen kıdem ve ihbar tazminatının mahsubuna,
4-Alınması gerekli 44,40 TL karar-ilam harcından 29,20 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 15.20 TL karar harcının davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydedilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan harçlar dahil ilk masraf 62,70 TL ve tebligat/posta gideri 92,00 TL olmak üzere toplam 154,70 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6- Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre belirlenen 2.725,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
7- Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
8-Tarafların yatırdığı gider avansından kullanılmayan kısmının, hükmün kesinleşmesinden sonra talep halinde ilgili taraflara iadesine,
9- Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davalı tarafa iadesine, dava dosyasının İlk Derece Mahkemesi’ne, kararın bir örneğinin ilgili Bölge Adliye Mahkemesi’ne gönderilmesine, 03/07/2019 tarihinde oybirliği ile kesin olarak karar verildi.