Yargıtay Kararı 9. Hukuk Dairesi 2019/1594 E. 2019/14642 K. 01.07.2019 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/1594
KARAR NO : 2019/14642
KARAR TARİHİ : 01.07.2019

MAHKEMESİ : İSTANBUL ANADOLU 17. İŞ MAHKEMESİ

DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine, işe iadesine ve yasal sonuçlarına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin kabul kararına karşı davalı avukatı istinaf başvurusunda bulunmuştur.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 29. Hukuk Dairesi davalı avukatının istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 29. Hukuk Dairesi’nin kararı süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
A)Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davacının 01/06/2015 – 19/07/2016 tarihleri arasında davalı işyerinde idari işler müdürü olarak çalıştığını, davacının iş akdinin davalı tarafından feshinin haklı ve geçerli nedene dayanmadığını iddia ederek; feshin geçersizliğinin tespitini, davacının işe iadesine, işe başlatmama tazminatının 8 aylık ücreti tutarında belirlenmesine, boşta geçen süreye ilişkin 4 aylık ücret alacağının ve diğer haklarının ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
B)Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının iş akdinin İş Kanunu’nun 17. ve 18. maddeleri gereğince iş yerinin ve işin gereklerinden kaynaklanan işletmesel nedenlerle feshedildiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
C)İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti:
İlk derece mahkemesince, fesih gerekçesi dikkate alınarak bilirkişi incelemesi yaptırıldığı, benimsenen bilirkişi raporuyla, davacı ile aynı görevde bulunan çalışanların fesihten 3 ay sonra işyerine alındığının tespit edildiği, iş akdinin geçerli nedenle feshedildiğini ispat külfeti üzerinde olan davalı iş verence davacının iş sözleşmesi feshi dışında görev yeri değişikliği başka bölümlerde çalıştırma ve işe yeni alınan pozisyonlarda değerlendirme tecrübesi ve davalı şirketin ticari büyüklüğü ve işletmesel hacmi dikkate alındığında pozisyon değişikliği yapılabilecek, kısa bir eğitim ile kendisine uygun başka bir bölümde veya birimde çalıştırılması yoluna gidilebilecek, kendisine gerekirse bir alt pozisyon görev teklif edilebilecekken, fesih yolunun tercih edilmesi nedeni ile fesihte son çare ilkesine uyulmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
D)İstinaf başvurusu :
İlk derece mahkemesinin kararına karşı, davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
E)İstinaf Sebepleri:
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesi kararında belirtilen gerekçenin aksine davacının iş akdinin İş Kanununun 18. Maddesinde belirtilen hususlara uygun olarak geçerli sebeple feshedildiğini ancak dosyaya celp edilen bilirkişi heyet raporunda fesihten sonra uzman yardımcısı alındığından bahisle işe iadesine karar verildiğini, kararın yerinde olmadığını, davacının yerine yeni personel alınmadığını, çalıştırılabileceği başka bir görev alanının da mevcut olmadığını, feshin son çare olması ilkesinin gözetildiğini, işletmesel karar doğrultusunda işlem yapıldığını belirtmiştir.
F)Bölge Adliye Mahkemesi Kararının Özeti :
Bölge Adliye Mahkemesince, davacının davalı iş yerinde 01/06/2015 – 19/07/2016 tarihleri arasında uzman yardımcısı olarak çalıştığı, İş Kanununun 17 ve 18. Maddeleri uyarınca 19/07/2016 tarihli fesih bildirimi ile davalı işverence iş akdine son verildiği, fesih bildirimi içeriğinde işletme dışı sebepler, şirketin içinde bulunduğu ekonomik durum ve Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu tarafından hakim ortağı olan Asya Katılım Bankası AŞ’nin faaliyetinin durdurulması nedeniyle işletme, iş yeri ve işin gereklerine dayalı olarak iş akdinin feshedildiğinin davacıya bildirildiğini, dosyaya sunulan bilirkişi heyet raporunda davalı tarafça dosyaya sunulu delillerin irdelendiği, davacının iş akdinin feshinden yaklaşık 3 ay sonra … altyapı ve sistem yönetimi müdürlüğüne uzman yardımcısı alındığı, şirketin 2016 yılı itibariyle öz sermayesinin %80 oranında artış gösterdiği, 2016 yılı içerisinde 7 işçinin işe alındığı, işe alınan işçiler arasında uzman yardımcısının da bulunduğu, işletmesel kararla çelişen uygulama olduğu, davacıya bu işin önerilmediği, davacının neden değerlendirilmediğinin açıklanmadığı, davalı şirketin ticari büyüklüğü ve işletmesel hacmi nazara alındığında davacının tecrübesi de dikkate alınarak, feshin son çare olma ilkesi de gözetilerek değerlendirmeye tabi tutulmasının gerektiği, tüm bu nedenlerle feshin geçerli nedene dayanmadığı, ilk derece mahkemesinin karar ve gerekçesinin dosya kapsamına uygun olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvuru talebinin reddine karar verilmiştir.
G)Temyiz başvurusu :
Bölge Adliye Mahkemesi’nin kararına karşı davalı vekili tarafından süresinde temyiz başvurusunda bulunulmuştur.
H)Gerekçe:
Somut uyuşmazlıkta, davacının fesih tarihinde müdür statüsünde olduğu, iş sözleşmesinin, 19/07/2016 tarihli fesih bildirimi ile işletme dışı sebepler, şirketin içinde bulunduğu ekonomik durum ve Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu tarafından hakim ortağı olan Asya Katılım Bankası AŞ’nin faaliyetinin durdurulması nedeniyle işletme, iş yeri ve işin gereklerine dayalı olarak 4857 sayılı İş Kanunu’nun 17. ve 18. maddesi gereğince feshedildiği görülmüştür.
Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu’nun 29.05.2015 tarihli ve 6318 sayılı kararı ile, 5411 sayılı Bankacılık Kanunu kapsamında, Asya Katılım Bankası A.Ş. ile ilgili olarak yapılan denetlemeler neticesinde, bankanın temettü hariç ortaklık hakları ile yönetim ve denetiminin, zararın mevcut ortakların sermayesinden indirilmesi kaydıyla, kısmen veya tamamen devri, satışı veya birleştirilmesi amacıyla, 5411 sayılı Kanun’un 71. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi hükmü gereğince Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu’na devredilmesine karar verilmiştir.
Davalı şirketin hakim ortağı olan Asya Katılım Bankası A.Ş.’ nin, temettü hariç ortaklık hakları ile yönetim ve denetimin Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu’na devredilmesi akabinde, TMSF tarafından görevlendirilen yönetim kurulunun, banka ve bağlı şirketlerinin genel müdürlük ve şubelerinin yönetimi ile ilgili olarak kendi belirleyeceği kadrolar ile yönetim ve denetimi gerçekleştirebileceği, davacının müdür olması nedeniyle, yönetim kurulunun tasarrufu ile organizasyon değişikliği kapsamına girdiği, bu nedenle feshin geçerli nedene dayandığı, davanın reddine karar verilmesi gerekirken, kabulüne karar verilmesi hatalıdır.
Dairemizce 4857 sayılı İş Kanunu’nun 20/3. maddesi uyarınca aşağıdaki gibi karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1- İlk derece Mahkemesi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararlarının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2- Davanın REDDİNE,
3- Alınması gereken 44,40 TL. karar- ilam harcından davacının yatırdığı 29,20 TL. peşin harcın mahsubu ile bakiye 15,20 TL. karar- ilam harcının davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
4-Davacının yaptığı yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı 1380 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre belirlenen 2.725,00 TL. ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davalıya iadesine, dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 29. Hukuk Dairesi’ne gönderilmesine,
Kesin olarak 01.07.2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.