YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/1673
KARAR NO : 2019/15128
KARAR TARİHİ : 08.07.2019
MAHKEMESİ : İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 29. HUKUK DAİRESİ
DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine, işe iadesine ve yasal sonuçlarına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin kabul kararına karşı davalı avukatı istinaf başvurusunda bulunmuştur.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 29. Hukuk Dairesi davalı avukatının istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 29. Hukuk Dairesi’nin kararı süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirkette uzun süredir çalışmakta olup, kendisi çalıştığı işyerinde kalifiye bir eleman olduğunu, ancak davalı işveren 22/07/2016 tarihinde yapmış olduğu yazılı fesih ihbarnamesiyle, davalı şirketin kayyuma devredilmesi sebep gösterilerek, 15 Temmuz darbe girişiminden sonra davalı şirkette çalışan tüm çalışanlar ve müvekkilinin iş akdinin feshedildiği, hemen yerine başka bir elaman alındığını, müvekkilinin gayet sorunsuz bir şekilde hizmet verdiğini, görevlerini eksiksiz en iyi şekilde yaptığını iddia ederek, feshin geçersizliğinin tespitini, müvekkilin işe iadesini ve yasal sonuçlarına hükmedilmesini istemiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, açılan davanın haksız ve yersiz olduğunu, darbe girişimi sonrasında başlayan ve hale devam etmekte olan soruşturma kapsamında … Holding A.Ş. ve müvekkil şirketin de içerisinde bulunduğu holding bünyesinde firmalarda yaklaşık 600 kişi göz altına alındığını, bu durumda işveren müvekkil şirket ile kayyım ataması öncesinde çalışan personellerle arasındaki güven ilişkisi zedelendiğini ve bu personellerle çalışmanın imkansız hale geldiğini, davacı tarafın 01.12.2004 – 22.07.2016 tarihleri arasında çalıştığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
C) İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan delillere dayanılarak, dosya kapsamında fesih bildirimi yazılı yapılmasına rağmen fesih sebebi açık kesin olarak belirtmediği, ayrıca işveren yaptığı şüphe feshi kapsamında iş ilişkisinin devamı için gerekli olan güvenin sarsıldığı, elverişli objektif olay ve vakıalara dayanan güçlü bir şüphenin bulunduğunun hiç bir delil ile ispat edemediği, bu sebeplerle yapılan fesih işleminin geçersizliği ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
Ç) İstinaf Başvurusu:
İlk derece mahkemesinin kararına karşı, yasal süre içine davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
D) Bölge Adliye Mahkemesi Kararının Özeti:
Bölge Adliye Mahkemesince, davacının işten ayrılış bildirgesinde işten ayrılış nedeni kodunun 04 olarak belirtildiğine göre davacıya yöneltilen fesih sebebinin 4857 sayılı İş Kanunu’nun 19/1 kapsamında açık ve kesin bir şekilde işçiye belirtilme zorunluluğu karşısında feshe dayanak kılınan ve işçiden kaynaklanan fesih nedenlerinin işveren tarafından yöntemince açıklanması ve ispatlanması gerekmekteyken salt şirket yönetiminin değişmesi gerekçesine dayanılarak işçinin iş akdinin sonlandırılmasının yerinde olmadığı, davalının istinaf başvurusunun esastan reddine, ancak davalı şirketin TMSF’na devredilen şirketlerden olduğu anlaşıldığına göre 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 140. maddesi uyrınca harçtan muaf olup olmadığı hususunun karar yerinde değerlendirilmediği, bu nedenle davalı aleyhine harca hükmedildiği anlaşıldığına göre, HMK 355. Maddesi kapsamında ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulü ile, feshin geçersizliğine ve davacının işe iadesine karar verilmiştir.
E) Temyiz Başvurusu:
Bölge Adliye Mahkemesinin kararını yasal süresi içinde davalı vekili temyiz etmiştir.
F) Gerekçe:
Davalı şirket FETÖ/PDY ile irtibat ve iltisakı nedeniyle yönetime kayyum atanan şirketlerden olup kayyum atanmasının doğal sonucu, terör örgütü ile irtibatlandırılan şirketin üst yönetiminin değiştirilmesidir. Aynı yöneticiler ile çalışmaya devam etme durumunda kayyum atanmasının anlamı kalmayacaktır. Kayyum atanması sonrasında oluşturulan yeni yönetimin önceki yönetim zamanında görev almış kişileri çalıştırmaya devam etmesini beklemenin mümkün olmadığı ve iş sözleşmesinin devamının çekilmez hale geldiğini kabul etmek gerekeceği açıktır. Davacı da davalı şirkette bölge mali işler uzman yardımcısı olarak çalışmış olup açıklanan nedenle iş akdinin feshi geçerli nedene dayandığından, davanın bu gerekçeyle reddi gerekirken kabulü hatalıdır.
4857 sayılı İş Kanunu’nun 20/3 maddesi ve 6100 sayılı HMK’nun 373/2 maddeleri uyarınca Dairemizce aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçeler ile;
1-Bölge Adliye Mahkemesi ile İlk Derece Mahkemesi’nin temyiz edilen kararlarının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2-Davanın REDDİNE,
3-Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 44,40 TL karar harcından peşin alınan 29,20 TL harcın mahsubu ile kalan 15,20 TL harcın davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
4-Davacının yaptığı yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı 64,30 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
5-Davalı vekille temsil edildiğinden, karar tarihinde yürürlükte olan tarifeye göre belirlenen 2.725,00 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Taraflarca yatırılan gider avansının varsa kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde ve isteği halinde ilgilisine iadesine,
7-Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davalıya iadesine, dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin ilgili Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Kesin olarak 08/07/2019 tarihinde oybirliği ile karar verildi.