YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/2042
KARAR NO : 2019/8984
KARAR TARİHİ : 17.04.2019
MAHKEMESİ : … BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 24. HUKUK DAİRESİ
MAHKEMESİ : … 25. İŞ MAHKEMESİ
DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine, işe iadesine ve yasal sonuçlarına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin ret kararına karşı davacı avukatı istinaf başvurusunda bulunmuştur.
… Bölge Adliye Mahkemesi 24. Hukuk Dairesi davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile; HMK 353/1–b.3 maddesi gereğince, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve feshin geçersizliğine ve davacının işe iadesine karar verilmiştir.
… Bölge Adliye Mahkemesi 24. Hukuk Dairesi’nin kararı süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
A)Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davacının davalıya ait işyerinde 27/09/2012-18/07/2016 tarihleri arasında çalıştığını, iş sözleşmesinin haksız olarak feshedildiğini iddia ederek; feshin geçersiz olduğunun tespiti ile davacının işe iadesine; 4 aylık boşta geçen süre ücret ve diğer hakların davacıya ödenmesine; yasal sürede işe başlatılmaması halinde davacıya 8 aya kadar ücreti tutarında tazminat ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
B)Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, Anayasa Mahkemesi’nin almış olduğu yeni genel kurul kararında kişinin meslekten çıkarılmasına yönelik olarak yapılacak değerlendirme sonucunda oluşacak kanaatin yeterli olduğunun kararlaştırıldığını, kanaate varılabilmesi için belli bir tür delile dayanma zorunluluğu öngörülmediğini, Ülkemizde 15 Temmuz 2016 tarihinde FETÖ/PDY terör örgütü elemanları tarafından darbeye teşebbüs edildiğini, cebir ve şiddet ile anayasal düzenin ortadan kaldırılmaya çalışıldığını, bu durumun neticesi olarak tüm kamu kurum ve kuruluşlarının gerekli tedbirleri almakla yükümlü olduğunu, davalı şirketin %73,60 payının Hâzineye ait olduğunu, bu pay sahipliğiyle ilgili her türlü işlemin Hazine Müsteşarlığınca yürütüldüğünü, Müsteşarlık ve diğer ortaklar tarafından seçilen yeni borsa yönetiminin borsayı daha ileriye götürecek projeler üzerinde çalışmaya başladığını, dolayısıyla güncellenen hedefler ve iş stratejileri çerçevesinde hizmetine ihtiyaç duyulmayan personeller ile İş ilişkilerinin sonlandırılmaya başlandığını, bu kapsamda 1 Nisan-15 Temmuz 2016 tarihleri arasında her düzeyden toplam 47 kişi ile iş ilişkilerinin sona erdirildiğini, bu sayının 18.07.2016 tarihi itibariyle 51 kişi olduğunu, daha sonra 05.08.2016 tarihinde 1 kişi ile 11.08.2016 tarihinde de 8 kişinin daha iş ilişkisinin sona erdirildiğini, davacı işçinin bağlı bulunduğu yönetici olan genel müdür yardımcısı tarafından davacı işçinin çalışmalarının verimsiz olduğu bilgisinin genel müdürlüğe iletildiğini, değerlendirme sonucu oluşan kanaatle davacı işçinin iş sözleşmesinin 18.07.2016 tarihli iştetmesel karar sonucu feshedildiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
C)İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti:
İlk derece mahkemesince, … Cumhuriyet Başsavcılığı Terör ve Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosunun 13/07/2017 tarihli yazısı ile davacının şüpheli olarak kaydının bulunması ve KHK hükmü birlikte değerlendirildiğinde davacının davalı işveren açısından iş ilişkisinin devamı için gerekli olan güvenin sarsıldığı, elverişli, objektif olay ve vakıalara dayanan güçlü bir şüphenin bulunduğu mahkememizce kabul edilmiş ve ayrıca 673 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Tedbirler Alınması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname’nin “Kamu iştiraklerindeki işçiler” başlıklı 7.maddesi gereğince davacının iş sözleşmesinin feshinin geçerli nedenle yapıldığı ve anılan madde gereğince kamu iştiraki olan işveren nezdindeki işine iadesinin mümkün olmadığı kanaatiyle davanın reddine karar verilmiştir.
D)İstinaf başvurusu :
İlk derece mahkemesinin kararına karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
E)İstinaf Sebepleri:
Davacı vekili istinaf başvurusunda; “a–) davacının, fetö terör örgütüyle bağlantılı olduğu için işten çıkartılmadığını, iç yazışmaya göre fesih nedeninin performans düşüklüğü olduğunu, fetö soruşturması nedeniyle çıkartıldığına dair dosyada herhangi bir işyeri kaydı ya da delil bulunmadığını, bu iddianın ilk defa dava aşamasında ileri sürüldüğünü, fesih nedeninin sonradan değiştirilmesine ya da yeni fesih nedenleri yaratılmasına muvafakatlerinin olmamasına rağmen, kararın salt işveren iddiasına dayandırılmasının hatalı olduğunu; b–) işyeri kayıtlarına göre, iş akdi performans düşüklüğü gerekçesiyle sona erdirilen davacıdan, 4857/19–2 fıkra uyarınca yazılı savunma alınmadığını, fesih işleminin şekil yönünden de geçerli bir nedene dayanmadığını;c–) davacı hakkında başlatılmış, devam eden ve henüz sonuçlanmamış bir soruşturma bulunduğuna göre, mahkemenin soruşturmanın sonucunu beklemesi gerektiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
F)Bölge Adliye Mahkemesi Kararının Özeti :
Bölge Adliye Mahkemesince, Dairemiz’in 2018/ 3526 Esas- 2018/ 14803 Karar sayılı bozma ilamına uyulmak suretiyle; davacı hakkında yapılan soruşturma sonucu verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karar ve dosya kapsamı değerlendirildiğinde, davacının iş sözleşmesinin feshinin geçerli nedene dayanmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüyle feshin geçersizliğine karar verilmiştir.
G)Temyiz başvurusu :
Bölge Adliye Mahkemesi’nin kararına karşı davalı vekili tarafından süresinde temyiz başvurusunda bulunulmuştur.
H)Gerekçe:
Dosya içeriğine göre; davacının iş sözleşmesi 18.07.2016 tarihinde “hizmetlerine ihtiyaç duyulmaması” gerekçesiyle feshedilmiştir. Ancak davalı vekili cevap dilekçesindeki açıklamalarında; davacının FETÖ ile bağlantısı tespit edildiğinden iş akdinin sona erdirildiğini belirtmiş olup, … Cumhuriyet Başsavcılığı Terör ve Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosu tarafından düzenlenen 2018/ 148067 soruşturma no- 2018/ 66471 karar nolu kovuşturmaya yer olmadığına dair kararda “ örgütle üyelik olarak nitelendirilebilecek seviyede ilişki olduğuna dair kamu davası açılmasına yeterli delil bulunmadığı” belirtilmiş ise de, davalı şirketin savunmasına istinaden, terör örgütü ile irtibat veya iltisakı bulunduğuna dair hakkında kanaat edinilen bir işçiyi çalıştırmaya devam etmenin, yani iş sözleşmesinin devamını davalı işverenden beklemek mümkün olmadığı gibi iş sözleşmesinin devamının çekilmez hale geldiğini kabul etmek gerekeceği, davacı işçinin böyle bir şüphe altında iken davalı işverenden işçinin iş sözleşmesinin devamını beklemenin iyiniyet kurallarına aykırı olduğu gibi davalı işverene de bu nedenle iş akdini sonlandırma yetkisi vermesi gerektiği, feshin, şüphe feshinin şartlarını taşıdığı ve geçerli nedene dayandığı gerekçesi ile davanın reddi gerekmekte olup 4857 sayılı İş Yasasının 20/3. maddesi uyarınca Dairemizce aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM : Yukarda açıklanan gerekçe ile;
1-… Bölge Adliye Mahkemesi 24. Hukuk Dairesi’ nin yukarıda tarih ve sayısı yazılı kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2- Davacının davalı aleyhine açtığı davanın REDDİNE,
3- Alınması gereken 35,90 TL karar-ilam harcından davacının yatırdığı 29,20 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 6,70 TL karar-ilam harcının davacıdan tahsili ile Hazine’ye irat kaydına,
4- Davacının yaptığı yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı 400 TL. yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
5- Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre belirlenen 2.725,00 TL. ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6- Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davalıya iadesine, dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin … Bölge Adliye Mahkemesi 24. Hukuk Dairesi’’ne gönderilmesine,
Kesin olarak 17/04/2019 tarihinde oybirliği ile karar verildi.