Yargıtay Kararı 9. Hukuk Dairesi 2019/2239 E. 2019/14842 K. 03.07.2019 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/2239
KARAR NO : 2019/14842
KARAR TARİHİ : 03.07.2019

MAHKEMESİ : İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 29. HUKUK DAİRESİ

DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine, işe iadesine ve sendikal tazminata hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin kabul kararına karşı taraflar avukatları istinaf başvurusunda bulunmuştur.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 29. Hukuk Dairesi davacı avukatının istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı avukatının istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile sendikal tazminatının reddi ile davacının işe iadesine karar verilmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 29. Hukuk Dairesi’nin kararı süresi içinde taraflar avukatları tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davalıya ait işyerinde 08/01/2008 tarihinde çalışmaya başlayan davacının iş sözleşmesinin davalı işverence 02/03/2016 tarihinde haklı ve geçerli bir neden olmadan bildirimsiz olarak sona erdirildiğini, rızası dışında iradesini yansıtmayan evrak yazdırıp imzalattığını, bu evrakı imzalamaması halinde tazminat ödenmeyeceğini belirttiğini, davacı ile aynı dönemde iş arkadaşlarının iş sözleşmelerinin feshedilmesinin gerçek sebebinin işyerinden yetkili olan … Metal Sendikası’ndan istifa edip … Metal İşçileri Sendikası’na üye olmaları, sendikal haklarını kullanmak istemeleri ve sendikal faaliyette bulunmaları olduğunu iddia ederek davalı işveren yapılan feshin geçersizliğine ve işe iadesine, 4 aylık boşta geçen süre ücreti ve 1 yıllık ücret tutarı sendikal tazminatın ödenmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
13/10/2009 tarihinde müvekkil işyerinde çalışmaya başlayan davacının 02/03/2016 tarihinde dilekçe verip kıdem ve ihbar tazminatının ödenmesi halinde işten ayrılmak istediğini belirttiğini, iş aktinin feshi değil istifa söz konusu olduğunu, şirket yönetiminin gelişen olaylar ve yaratılan huzursuzluk nedeniyle motivasyonunu ve verimli çalışma psikolojisini kaybeden çalışanlara bir fırsat tanımak ve çalışma ortamını yeniden yapılandırmak için ‘gönüllü işten ayrılma projesi’ni hayata geçirdiğini, davacının söz konusu proje kapsamında başvuru yapıp istifa ettiğini, kıdem ve ihbar tazminatının ödendiğini, Mayıs 2015 eylemleri sonrası bir kısım işçilerin işyerinde
halen yetkili olan … Metal Sendikası’nda üyeliklerini sürdürdüklerini, bir kısım işçilerin ise … Metal İşçileri Sendikası’na üye olduklarını, sendikal nedenle istifaya zorlandığı iddiasının doğru olmadığını, eylemler nedeniyle çalışma barışı ve huzurunun zarar gördüğünü, üretimin durduğunu, eylemlerin demokratik hak kullanımını aşan, ölçüsüz ve işverene özel olarak zarar vermeyi amaçlayan eylemler olduğunu, müvekkilin çalışanlarının sendikal örgütlenme özgürlüğüne karşı son derece hassas yaklaştığını savunarak davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yüklenmesini talep etmiştir.
C) İlk Derece Mahkemesi ile Bölge Adliye Mahkemesi Kararlarının Özeti:
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama neticesinde; davalı işverenin, davacı işçi de dahil işçilerin sendika özgürlüğü/sendikal örgütlenme hakkı, hak arama hürriyeti ve ifade özgürlüğü kapsamında olan seçim ve etkinliklerine karşı uyguladığı ‘gönüllü işten ayrılma projesi’, ‘idari izne ayırma’ veya ‘idari izinli sayıp eğitim programına alma’ şeklindeki pratik/yaklaşım, tek taraflı rızasını almadan işçiyi ücretsiz izne ayırma gibi eylemlerin eylemli fesih niteliğinde olduğunu, fesih iradesinin özü itibarıyla davalı işverene ait olduğu, davacı işçinin kıdem ve ihbar tazminatını alabilmek için işverene verdiği 02/03/2016 tarihli dilekçenin de bu kapsamda olup geçersiz olduğu anlaşıldığından feshin geçersizliğine ve davacının işe iadesine karar verilmiştir.
Karara karşı davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince; ”Tüm bu hususları açıklayan ve iş bu dava dosyası ile benzer mahiyette olan dairemizin 2017/291Esas ,324 Karar . Sayılı 28/03/2017 tarihli kararını temyizen inceleyen Yargıtay 9. Hukuk Dairesi’nin 22/03/2018 tarih 2017/21961 Esas ve 2018/6119 Karar sayılı ilamında da vurgulandığı üzere ;
Somut uyuşmazlıkta; işverenden gelen teklif üzerine ilave bir menfaat sağlanmaksızın, sadece kıdem ve ihbar tazminatı ödenerek davacının iş akdi örtülü ikale sözleşmesi ile sonlandırılmış ancak, görünürde davacının istifa ederek ayrıldığı izlenimi oluşturmak için işverenin talebiyle davacının vermek durumunda kaldığı istifa dilekçesi nedeniyle iş akdi sona ermiştir. Bu oluşa göre, davalı işverenin yönlendirmesiyle yazıldığı açık olan istifa dilekçesine değer verilemeyeceğinden, davacının işe iadesine karar verilmesi doğru ise de; anlatıldığı şekliyle gerçekleşen feshin sendikal nedene dayandığının kabulü mümkün değildir.
Netice itibariyle, ilk derece mahkemesinin davacının işe iade kararı yerinde olmakla birlikte feshin sendikal nedene dayandığının kabulü hatalıdır.” gerekçeleriyle davalı vekilinin istinaf talebinin kısmen kabulü ile sendikal tazminatın reddine, davacının işe iadesine karar vermiştir.
D) Temyiz:
Kararı davacı vekili ve davalı vekili temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
Bölge Adliye Mahkemesince kararına dayanak yapılan Dairemizin 22/03/2018 tarih 2017/21961 Esas ve 2018/6119 Karar sayılı ilamında ” Somut uyuşmazlıkta; işverenden gelen teklif üzerine ilave bir menfaat sağlanmaksızın, sadece kıdem ve ihbar tazminatı ödenerek davacının iş akdi örtülü ikale sözleşmesi ile sonlandırılmış ancak, görünürde davacının istifa ederek ayrıldığı izlenimi oluşturmak için işverenin talebiyle davacının vermek durumunda kaldığı istifa dilekçesi nedeniyle iş akdi sona ermiştir. Bu oluşa göre, davalı işverenin yönlendirmesiyle yazıldığı açık olan istifa dilekçesine değer verilemeyeceğinden, davacının işe iadesine karar verilmesi doğru ise de; anlatıldığı şekliyle gerçekleşen feshin sendikal nedene dayandığının kabulü mümkün değildir. Kaldı ki, davacının 07/04/2016 tarihli dava dilekçesinde de böyle bir talep olmadığı gibi bu iddiaya ilişkin bir anlatımda yoktur. ” şeklindeki gerekçe ile sendikal tazminatın reddine karar verildiği, ancak ilgili kararda davacının 07/04/2016 tarihli dava dilekçesinde sendikal tazminata ilişkin bir talebinin bulunmadığı, davacının 01/11/2016 tarihli ıslah dilekçesi ile dava dilekçesinin talep kısmını, sendikal nedenle fesih yapıldığı gerekçesiyle değiştirerek, işe iadesine ve işe başlatmama tazminatının 1 yıllık brüt ücreti tutarında belirlenmesi şeklinde değiştirdiği anlaşılmıştır.
Dairemiz incelemesinden de geçen emsal dosyalardan, davalı işverene ait işyerinde yetkili sendikanın … Metal Sendikası olduğu, bazı işçilerin bu sendikadan istifa ederek … Metal İş Sendikası’na geçtikleri, yetkili … Metal Sendikası üyesi olmayan işçilerin işyerinde kendi
temsilcilerini seçmek istedikleri, yazılı olmasa da işyerinde yetkili sendika üyesi olmayan işçilerin, 29/02/2016 tarihinde kendi temsilcilerini seçebilmeleri konusunda işveren ile işçi grubu arasında önceden mutabakata varıldığı ancak işverenin 28.02.2016 gecesi fabrikada arıza meydana geldiği belirtilerek onarım yapılacağı gerekçesi ile üretimin durdurulduğu, 29 şubatta mesaj atılarak çalışma yapılmayacağının bildirildiği, çalışma yaptırılmadığı ve aynı gün 10 işçinin işten çıkarıldığı, işten çıkarılan işçilerin sendikal örgütlenmeye öncülük yapan işçiler olduğu, işveren böylece işçilerin kendi temsilcilerini seçme imkanını ortadan kaldırdığı, 01/03/2016 günü ise bölüm şeflerinin işçileri arayarak onlardan işbaşı yapmalarını istedikleri, o gün fabrika içinde barikatlar oluşturulduğu, özel güvenlikçilerin hazır edildiği, sabah vardiyasında bir önceki gün 10 işçinin işten çıkarılması ile ilgili işlemi protesto etmek için işçilerin demokratik hakkını kullanımı niteliğinde eylemlerde bulundukları, takip eden vardiyada da benzer eylemlerin olduğu, bu eylemlere binden fazla işçinin katıldığı, Çalışma Genel Müdürlüğünden yapılan araştırmada, davalı işyerinde 30/01/2016 tarihi itibariyle toplam 6431 işçi çalıştığı, bunların 3814 ünün … Metal İş Sendikası işçisi olduğu, devam eden tarihlerde … Metal İş Sendikasından 2016 yılı Mart ayında 345, Nisan ayında 547, Mayıs ayında 217 işçinin istifa ettiğinin tespit edildiği anlaşılmaktadır.
Davalı işveren, önce işyerinde yetkili sendika üyesi olmayan işçilerin, 29/02/2016 tarihinde kendi temsilcilerini seçebilmelerine olanak tanıdığını bildirmiş ise de, sonra bu düşüncesinden vazgeçerek o tarihte fabrikanın bakıma alınacağı ve çalışma yapılmayacağı gerekçesiyle işçilerin fabrikaya gelmelerine ve kendi temsilcilerini seçmelerine imkan tanımamıştır. Dolayısıyla bu kararın asıl amacının, önce işçilerin temsilcilerini belirlemek için seçim yapmalarını giderek … Metal İş Sendikası’nın işyerinde örgütlenmesini engellemeye yönelik olduğu ortadadır.
Duruşmada dinlenen, davacı işçi tanıkları beyanlarında özetle; … Metal İş Sendikası üyesi olduklarını, davalı iş verenin, iş yerinde … Metal İş Sendikası’nı istemesi nedeni ile aktif sendikal faaliyetlerine engel olunduğunu, bu sebeple yüzlerce işçinin işten çıkarıldığını, işçilerden bir kısmının idari izne ayrıldığını ve kişilere tazminatlarını alıp çıkmaları aksi halde tazminatsız çıkarılacakları hususunda baskı yapıldığını ve davacının da idari izne ayrılan bu grupta olduğunu belirtmişlerdir. Dosya içeriği ile emsal dosyalardan ve tanık beyanlarından, davalı işveren tarafından “şirket yönetiminin gelişen olaylar ve yaratılan huzursuzluk sonucu çalışanların olumsuz etkilenmesi ihtimali nedeniyle” getirildiği iddia edilen “gönüllü işten ayrılma projesinin” işyerinde … Metal İş Sendikasının örgütlenmesini engellemeye yönelik olarak getirildiği, bu nedenle feshin de … Metal İş Sendikası işçilerinin işyerinden uzaklaştırılarak bir şekilde örgütlenmesine engel olunması amacıyla yapıldığı anlaşılmakla davacının işe iade talebi ve sendikal tazminat talebinin kabulü gerekirken Bölge Adliye Mahkemesince sendikal tazminatın reddine karar verilmesi hatalı olup bozma nedenidir.
HÜKÜM :Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 29. Hukuk Dairesi’nin temyiz edilen kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2-Davanın kabulü ile
a-Davalı işverence yapılan FESHİN GEÇERSİZLİĞİNE ve davacının İŞE İADESİNE,
b-6356 sayılı Kanunu’nun 25/5. maddesi uyarınca davacının iş akdinin sendikal nedenle feshedildiğinin kabulü ile davalının ödemesi gereken tazminat miktarının davacının işverene işe başlatılma talebinin olup, olmamasına, işverenin işe başlatması yada başlatmaması şartına bağlı olmaksızın takdiren davacının 1 yıllık brüt ücreti tutarında TESPİTİNE,
c-Davacı işçinin işe iadesi için işverene süresi içinde müracaatı halinde hak kazanılacak olan ve kararın kesinleşmesine kadar en çok 4 aya kadar ücret ve diğer haklarının davalıdan tahsilinin GEREKTİĞİNE,
4-Davacı taraf vekille temsil edildiğinden karar tarihindeki A.A.Ü.T. si uyarınca belirlenen 2.725,00 TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine,
5-Alınması gerekli 44,40 TL karar harcından 29,20TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 15.20 TL karar harcının davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydedilmesine,
6-Davacı tarafça yapılan harçlar dahil toplam 86,70 TL yargılama giderinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine,
7-Davalı tarafça yapılan yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,
8-Taraflarca yatırılan avansın kullanılmayan kısmının, karar kesinleştiğinde, istek halinde ilgili tarafa iadesine,
9- Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde ilgililere iadesine, Dava dosyasının İlk Derece Mahkemesi’ne, kararın bir örneğinin ilgili Bölge Adliye Mahkemesi’ne gönderilmesine, 03/07/2019 tarihinde oybirliği ile kesin olarak karar verildi.