YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/2240
KARAR NO : 2019/16875
KARAR TARİHİ : 26.09.2019
MAHKEMESİ : İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ . HUKUK DAİRESİ
DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine, işe iadesine ve yasal sonuçlarına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin kabul kararına karşı davalı avukatı istinaf başvurusunda bulunmuştur.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 30. Hukuk Dairesi davalı avukatının istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 30. Hukuk Dairesi’nin kararı süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili özetle; davacının davalı işyerinde 02/05/2003 tarihinde işe girdiğini, davacının davalı işyerinde sevkiyat yükleme operatörü olarak çalışmakta iken iş akdinin 13/12/2016 tarihli yazı ile haksız olarak sonlandırıldığını, davalının fesih bildiriminde eski yaşanan olaylara ilişkin hususları gerekçe olarak gösterdiğini, işverenin basit gerekçeler ile savunma alması ve bu hususları işten çıkarmaya gerekçe yapmasının gerçekte işten çıkarmayı gerektirecek ağırlıkta olmadığını ve feshin geçersiz olduğunu iddia ederek, feshin geçersizliğinin tespitine ve davacının işe iadesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili özetle; davacının iş akdinin işi eksik ve kusurlu yapmak fiilini tüm uyarılara rağmen ısrarla tekrarlaması, bu eyleminden ötürü daha önce dört kez ihtar edilmesi ve iki yevmiye kesme cezası alması nedenleriyle, daha önce işlediği disiplin suçları da göz önüne alınarak 4857 sayılı İş Kanunu’nun 18 ve devamı hükümleri uyarınca feshedildiğini, davacının iş sözleşmesinin geçerli nedenle feshedildiğini savunarak, davanın reddini talep etmiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan kanıtlara dayanılarak; ”Davalı işverenin yapmış olduğu fesih işleminde, feshin son çare olma ilkesine uyulmadığı sonuç ve kanaatine ulaşılmış davanın kabulüne karar verilmiştir.“ gerekçesiyle feshin geçersizliğine ve davacının işe iadesine karar verilmiştir.
Ç) İstinaf başvurusu :
İlk derece mahkemesinin kararına karşı, davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
D) İstinaf Sebepleri:
Davalı vekili istinaf başvurusunda; Yerel Mahkemenin gerekçesinde “feshin son çare ilkesine” uyulmadığından bahisle davanın kabulüne karar verdiğini, fakat yapılan feshin bu ilke ile bir alakası bulunmadığını, ne müvekkili şirketin ne de karşı tarafın bu konuda bir iddiasının da mevcut olmadığını, yerel mahkemenin eksik inceleme yaptığını, iddiaları hiçbir geçerli neden olmaksızın dikkate almadığını ve cevap dilekçesi ekinde sunulan disiplin evraklarının incelenmediğinin ortada olduğunu,
Davacının iş akdinin TİS Disiplin Suç ve Cezaları Cetvelinin 11 a maddesi kapsamında “işi eksik ve kusurlu yapmak” fiilini tüm uyarılara rağmen ısrarla tekrarlaması, bu eyleminden ötürü daha önce 4 kez ihtar edilmesi ve 2 yevmiye kesme cezası alması nedenleriyle daha önce işlediği disiplin suçları da göz önüne alınarak 4857 sayılı İş Kanunu’nun 18 ve devamı hükümleri uyarınca feshedildiğini,
Davacının feshe konu eylemleri ile ilgili alınan tüm savunmalarında yaptığı hataları ikrar etmesine rağmen davacının işe iadesine karar verilmesini anlamanın mümkün olmadığını,
Davacıya verilen tüm cezaların ve en sonunda iş akdinin feshinin TİS Disiplin Suç ve Ceza Cetveli’ne ve TİS hükümlerine uygun olarak verildiğini, mahkeme tarafından cevap dilekçesi ekinde sunulan disiplin soruşturmaları ve davacının savunmaları incelense idi iş akdi feshinin geçerli olduğunun görüleceğini,
Davacının 2016/415 E. ve 2016/419 K. sayılı disiplin dosyasında yaptığı 07.12.2016 tarihli savunmasında , 2016/152 E. ve 2016/146 K. sayılı disiplin dosyasında yaptığı 09.05.2016 tarihli savunmasında, 2015/178 E. ve 2015/177 K. sayılı disiplin dosyasında yaptığı 25.05.2015 tarihli savunmasında, 2014/215 E. ve 2014/203 K. sayılı disiplin dosyasında yaptığı savunmasında, 2014/186 E. ve 2014/184 K. sayılı disiplin dosyasında yaptığı savunmasında hatalarını ikrar ettiğini,
Davacının tanıklarına da itibar edilemeyeceğini, her iki tanığın da davacının iş akdinin neden feshedildiği konusunda bir bilgisi olmadığını, dolayısıyla tanıklıklarına itibar edilmesinin mümkün olmadığını, kaldı ki davacı tanıklarından …’ün kendisinin de işaret ettiği üzere müvekkil şirkete karşı dava açtığını,
Feshin geçerliliğinin davacının kendi savunmaları ve somut gerçeklerle sabit olduğunu, Yerel mahkemenin değerlendirmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, somut gerçeklerle uyuşmadığını belirterek kararın kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
E) Bölge Adliye Mahkemesi Kararının Özeti :
Bölge Adliye Mahkemesince, “Davacının iş akdi davalı işverenlik tarafından 13/12/2016 tarihli Fesih Bildirimi ile ”22/11/2016 tarihinde vardiyanızda yüklemede .. Mamulünü 20 tane yüklediğiniz ancak araç yükleme formunda düzeltme yapmayarak 25 adet olarak kaldığı ve hatalı irsaliye kesilmesine sebep olduğunuz iddiası ile disiplin kuruluna sevk edildiniz, savunmanızı yaptınız, işinizi eksik ve kusurlu yaptığınız anlaşılmaktadır.Eski disiplin suçlarınıza bakıldığında 08/12/2014 tarihinde ”işi eksik ve kusurlu yapmaktan” ihtar cezası, 08/12/2014 tarihinde ”işi eksik ve kusurlu yapmaktan” ihtar cezası, 2912/2014 tarihinde ”işi eksik ve kusurlu yapmaktan” ihtar cezası, 08/06/2015 arihinde ”işi eksik ve kusurlu yapmaktan” 2 yevmiye kesme cezası aldığınız, 17/05/2016 tarihinde ”görevini yapmada ilgilisizlik, dikkatsizlik veya düzensizlikten” ihtar cezası aldığınız görülmektedir. Daha öncede 4 kez ihtar ve yevmiye kesme cezası almanıza rağmen aynı fiili devam ettirdiğiniz anlaşılmaktadır. Bu şartlar altında işverenden iş sözleşmesini devam ettirmesi beklenemeyeceğinden ve güven temelinin çökmüş olması sebebiyle 4857 sayılı İş Kanunu’nun 18 vd. md. gereğince iş sözleşmeniz 2016/415 esas sayılı Disiplin Kurulu kararı ile tüm haklarınız ödenerek feshedilmiştir.” denilmek suretiyle feshedilmiştir.
Davacının yaklaşık 14 yıla yakın çalışması ve kıdemi olup başlangıçtan beri aynı bölümde görev yaptığı ve son 1,5 yıla kadar herhangi bir ihtar,ücretten kesme cezası almadığı ancak son 1,5 yıl içinde yoğun olarak benzer iddialar ile savunmasının istendiği ve davacının savunmasını yaptığı, davacıya bu dönemde fesih öncesi toplamda 4 kez ihtar cezası ve ücretten kesme cezası verildiği anlaşılmaktadır. En son da 23/11/2016 tarihinde ”Doğan Kaplama firmasına yaptığı yüklemede Variolam HG mamülünü 20 adet olarak yüklediği fakat araç yükleme formunda düzeltme yapmayarak 25 adet olarak belirttiği ve hatalı irsaliye kesilmesine sebep olduğu” iddiası ile savunması istenmiş alınmış ve sonrasında 13/12/2016 tarihli Fesih Bildirimi ile iş akdi feshedilmiştir.
Davacının 14 yıla yakın çalışması olması, tüm savunmaları, yaptığı işin niteliği ve hataya her zaman açık bir görevde çalıştığı dikkate alındığında 23/11/2016 tarihinde sadece 5 adet ürün ile ilgili olarak hatalı irsaliye kesilmesine sebep olduğu ile ilgili olarak davalı işverenlikce bu hatanın işyerinde ne gibi olumsuzluklara yol açtığının somut deliller ile ortaya konulmaması, bu hatadan daha fazla eylem ve davranışlarda davalı işverenliğin ihtar cezası vermiş olması dikkate alındığında davalı işverenlikce davacının iş akdinin ölçüsüz olarak feshedildiği anlaşılmaktadır. İzah edildiği üzere davacının bu davranışı işyeri kurallarına aykırı olmakla birlikte işyerinde ne tür olumsuzluklara yol açtığı kanıtlanamamıştır, yaptırımının işten çıkarma olarak uygulanması ağır bir sonuç olup, aynı zamanda yapılan fesih ölçülülük ilkesine de aykırıdır. Netice itibariyle İlk Derece Mahkemesi’nce davanın kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığından feshin geçerli nedenle yapıldığına ilişkin davalı vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.” gerekçesiyle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
F) Temyiz başvurusu :
Bölge Adliye Mahkemesi’nin kararına karşı davalı vekili temyiz başvurusunda bulunmuştur.
G) Gerekçe:
Somut uyuşmazlıkta; dosyadaki bilgi ve belgelerden davacının işyerinde sevkiyat yükleme operatörü olarak çalıştığı ve çalışma süresince, 4 defa işini “eksik ve kusurlu” yapması nedeniyle ihtar verildiği, 1 defada iki yevmiye kesme cezası verildiği, son olarakda davacının, yükleme yaparken 20 adet mamulü yüklediği halde araç yükleme formunda ise düzeltme yapmayıp 25 adet kaldığı ve hatalı irsaliye kesilmesine sebebiyet verdiği sabittir.
Bu son olay sonrasında davalı işverenin davacının savunmasını alıp, iş akdini geçerli nedenle feshettiği anlaşılmaktadır. Daha önce 5 defa uyarılan ve 4 kez ihtar, 1 kez de yevmiye kesme cezası alan davacının, işinde yeterli dikkat ve özeni göstermediğini ortaya koyan son olay sonrasında iş akdinin geçerli nedenle feshedilmesinin usul ve yasaya uygun olduğu gözetilerek davanın reddi gerekirken, yazılı şekilde kabulü hatalıdır.
Dairemizce 4857 sayılı İş Kanunu’nun 20/3. maddesi uyarınca aşağıdaki gibi karar vermek gerekmiştir.
H) Hüküm:
Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1.Bölge Adliye Mahkemesi ile İlk Derece Mahkemesi’nin kararlarının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2.Davanın REDDİNE ,
3. Alınması gereken 44,40 TL karar- ilam harcından davacının yatırdığı 31,40 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 13,00 TL karar-ilam harcının davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
4. Davacının yaptığı yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı 328,60 TL. yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
5. Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre belirlenen 2.725,00 TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6. Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davalıya iadesine,
7. Dosyanın İlk Derece Mahkemesi’ne, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesi’ne gönderilmesine,
Kesin olarak, 26.09.2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.