YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/2375
KARAR NO : 2019/15968
KARAR TARİHİ : 17.09.2019
MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davanın yapılan yargılaması sonunda; ilamda yazılı nedenlerle gerçekleşen miktarın faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine ilişkin hükmün süresi içinde duruşmalı olarak temyizen incelenmesi davalı avukatınca istenilmesi üzerine dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 17/09/2019 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü davalı adına Avukat… ile karşı taraf adına Avukat … geldiler. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor sunuldu, dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı Şirket ile bu Şirketin bağlı olduğu gruba ait Nahcivan’daki işyerinde 13.03.2008-27.01.2013 tarihleri arasında çalıştığını ama bu çalışmalarının SGK’ya bildirilmediğini, davalı işverenlerin davacıya bir takım belgeler imzalattıklarını, en son tüm haklarını yok eden bu belgeleri imzalamak istememesi üzerinde iş akdinin feshedildiğini ve Türkiye’ye gönderildiğini, iş makinesi operatörü olarak aylık 1.700,00-$ ile çalıştığını, şantiyede yattığını ve 3 öğün yemek verildiğini, davalı aleyhine dava açan işçiler olması nedeniyle davalının davacının ücretini düşük gösteren bir takım evraklar imzalattığını, bunlara itibar edilmemesi gerektiğini, davacının haftanın 7 günü çalıştığını, davacının son aya ait 23 günlük ücretinin ödenmediğini, yıllık izinlerinin kullandırmadığını, genel tatil ve bayram tatili ücretlerinin de ödenmediğini iddia ederek; kıdem ve ihbar tazminatı, fazla çalışma ücreti, ulusal bayrama ve genel tatil ücreti, hafta tatili ücreti alacaklarının tahsilini talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının davalı işyerinde çalışmadığını, ancak Nahcivan’da davalı Şirketin faaliyette olduğu birimin bulunduğu bölgede çalışmış olabileceğinden bu davanın açılmış olabileceğinin değerlendirildiğini savunarak davanın reddini talep etmiştir
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkeme, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanarak davacının iş akdinin haklı yada geçerli nedenle sona erdirildiğine dair herhangi bir kayıt ve belge ibraz edilmediği, dinlenen davacı tanık beyanlarına nazaran davacı asilin davalı tarafça imzalatılmak istenen belgeleri imzalamaması nedeniyle iş akdine son verildiği anlaşıldığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar vermiştir.
Karar tarafların temyizi üzerine, Dairemizin 2015/10831 E. 2018/1784 K. ve 06.02.2018 tarihli ilamı ile sair temyiz itirazları yerinde görülmeyerek özetle, “davanın belirsiz alacak davası olması nedeniyle ıslaha karşı öne sürülen zamanaşımı def’inin dikkate alınmaması gerektiği ve fazla çalışma ücreti ile tatil çalışmalarına yönelik ücret hesabında davacının yurt içinde olduğu sürelerin dışlanması ve tanıkların tanıklık ettikleri süre açısından davalı işyerindeki çalışma sürelerinin gözetilmesi gerektiği,” gerekçeleriyle bozulmuştur.
Mahkemece, bozma ilamına uyulup bilirkişiden ek rapor da alındıktan sonra davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1- Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Yukarıda açıklanan bozma ilamında, tanıkların çalışma süreleri, beyanlarına göre belirlenerek, fazla çalışma ve tatil çalışması ücretlerinde dikkate alınması gereken hesaplama tarihleri gösterilmiştir. Ancak davalı taraf davacı tanıklarından K.Ş.’nin kendilerine karşı açtığı ve kesin hükümle sonuçlanan bir davası olduğunu ve bu davada hizmet süresinin tanık olarak verdiği beyanından farklı olarak kabul edildiğini ileri sürerek davada tespit edilen çalışma süresinin dikkate alınmasını istemiştir.
Davalının sunduğu belgeler ve Dairemizce Uyap sisteminde yapılan araştırma sonucunda tanık K.Ş.’ nin İstanbul Anadolu 6. İş Mahkemesinde davalı aleyhine açtığı dava sonucunda çalışma süresinin 01.08.2009 – 16.06.2011 tarihleri arasında kabul edildiği ve kararın Yargıtay denetiminden geçerek onama ile sonuçlandığı anlaşılmıştır.
Her ne kadar Dairemiz bozma kararında tanık K.Ş. nin 2008 ila 2010 tarihleri arasında çalıştığının gözetilmesi gerektiği belirtilmiş ise de bu tarihler tanığın beyanına göre olup, kesin yargı kararı usuli kazanılmış hakkın istisnasını oluşturduğundan Mahkemece kesinleşen yargı kararında tespit edilen sürelerin dikkate alınması gerekir.
3- Mahkemece itibar edilen bozma ilamı doğrultusunda hazırlanan bilirkişi raporunda fazla çalışma ve tatil çalışma ücretleri hesaplanırken yurt dışında çalışan davacının yurt içinde olduğu süreler tespit edilerek bu süreler dışlanmıştır. Ancak yurt içinde kalınan sürelerde hesaplama hatası yapıldığı görülmüş olup davalı taraf da rapora bu yönde itiraz etmiştir. Mahkemece davalı tarafın itirazlarının da değerlendirildiği denetime elverişli yeni bir ek rapor alınmadan sonuca gidilmesi de hatalı olup ayrı bir bozma nedenidir.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, davalı yararına takdir edilen 2.037.00 TL. duruşma avukatlık parasının karşı tarafa yükletilmesine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 17/09/2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.