Yargıtay Kararı 9. Hukuk Dairesi 2019/3305 E. 2019/8127 K. 09.04.2019 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/3305
KARAR NO : 2019/8127
KARAR TARİHİ : 09.04.2019

MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi taraflar vekilleri tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

YARGITAY KARARI

A) Davacı isteminin özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı işveren nezdinde Nisan 1997 tarihinden iş akdinin davalı işveren tarafından haksız feshedildiği 02.06.2012 tarihine kadar yemek-temizlik ve bahçe düzenlemesi görevi yanında 2006’ dan itibaren de kafeterya görevinde de çalıştığını, aylık en son net 1.300 TL ücret buna ilaveten her yıl Ocak ayında bir maaş ikramiyesi ile yıllık 200 TL çocuk yardımı karşılığında çalıştığını, davalı işveren tarafından lojman tahsis edilip 3 öğün yemek verildiğini, işyerinde çalışma saatlerinin yaz aylarında 07:00-24:00. kış aylarında 07:00-21:00 saatleri arasında olduğunu, işyerinde hafta tatili izni uygulaması olmadığını, resmi tatil ile dini ve milli bayramlarda da çalışıldığını, davalı işveren tarafından yıllık izinlerinin kullandırılmadığı iddiasıyla; kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, yıllık izin ücreti, fazla mesai alacağı, genel tatil alacağı, hafta tatili alacağı, ödenmeyen son 10 aylık ücreti, 2011 yılı asgari geçim indirimi ve 1 maaş ikramiyesi alacağının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
B)Davalı cevabının özeti:
Davalı vekili, davacı işçinin davalı işveren nezdinde 02.01.2009-02.06.2012 tarihleri arasında çalıştığını, aylık ücretinin en son brüt 1.117,48 TL net 859,00 TL ücret karşılığında çalıştığını haftalık çalışma süresinin 45 saat olduğunu ve fazla mesai alacağının olmadığını, davacıya tahsis edilmiş bir lojman olmadığını, davacının işten çıkış bildirgesi verilmeden önceki 10 ay boyunca fiili çalışmasını durdurduğunu bu nedenle çalışmadığı aylar bakımından ücreti hak etmediğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
C) Bozma ilamı ve Yerel Mahkeme Kararının Özeti ve Yargılama Süreci:
Mahkemece ilk kararında, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, yıllık izin ücreti, aylık ücret ve aagari geçim indirimi alacaklarının davalıdan tahsili ile, hesaplanan genel tatil, fazla çalışma, hafta tatili alacaklarından % 30 oranında indirim yapılmış, ikramiye alacağına yönelik talepte ise ikramiye alacağının işyeri uygulaması haline gelip sürekli ödendiği subut bulmadığından, ikramiye alacağına yönelik talebin reddine karar verilmiştir.
Karar davalı vekilinin temyizi üzerine Dairemizin 19/12/2017tarih 2016/12179E, 2017/21788 K sayılı ilamı ile; ……….”Davacının giydirilmiş ücreti hesaplanırken eşiyle birlikte kaldıkları lojman bedeli olarak 500,00TL bildirilmişsede, davacının eşininde aynı işveren yanında çalıştığı ve eşiyle aynı lojmanı kullandığı, davacının eşinin açtığı davada (… … 4.İş Mahkemesi 2015/16557esas sayılı dosyada) 150,00 TL lojman bedeli takdir edildiği anlaşılmakla davacının giydirilmiş ücretinin hesabında takdir edilen 500,00 TL lojman bedeli fazla olup eşiyle aynı lojmanı kullandığıda dikkate alınarak giydirilmiş ücrete 150,00 TL lojman bedeli eklenmesi uygun olmakla giydirilmiş ücretin yeniden hesabı için kararın bozulması gerekmiştir.
Davacının hüküm altına alınan ücret alacağının faiz başlangıç tarihinin hükümde gösterilmemesi de hatalıdır.
Bozma Sonrası yeniden hüküm kurulurken tashih şerhi adı altındaki düzenlemede gözden kaçırılmamalıdır..” gerekçesiyle bozulmuştur.
Mahkemece ikinci kararında bozmaya uyularak, kıdem tazminatı miktarı yeniden değerlendirilmiş,diğer alacak kalemlerinde değişiklik yapılmaksızın davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D)Temyiz:
Karar süresi içinde davalı ve davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
E)Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre tarafların aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Hükmün ücret alacağına ilişkin kısmı”Ücret alacağına yönelik davanın kısmen kabulü ile, 12.200,00 TL net ücret tarihinden itibaren yasal faiz oranını geçmemek kaydıyla dava tarihinden itibaren en yüksek mevduat faizi ile birlikte” şeklinde anlamsız ifadeler içerdiği gibi faiz başlangıç tarihi gösterilmediği için infazda tereddüte yol açacak hüküm kurulması hatalı olup, bozma sebebi ise de, bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hükmün HMK.nun geçici 3/2. maddesi yollaması ile HUMK.nun 438/7. maddesi uyarınca düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir.
F)SONUÇ:
Hüküm fıkrasının ücret alacağına yönelik “Ücret alacağına yönelik davanın kısmen kabulü ile, 12.200,00 TL net ücret tarihinden itibaren yasal faiz oranını geçmemek kaydıyla dava tarihinden itibaren en yüksek mevduat faizi ile birlikte” şeklindeki paragrafının çıkarılarak yerine ;
“Ücret alacağına yönelik davanın kısmen kabulü ile, 12.200,00 TL net ücret alacağının dava tarihi olan 31.12.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz oranını geçmemek kaydıyla en yüksek mevduat faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine” paragrafının yazılmasına, hükmün bu şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu’nun 28.09.2018 tarih ve 2018/2 E. 2018/ 8 K. sayılı İBK. uyarınca onama harcı alınmasına yer olmadığına, nisbi temyiz harcının isteği halinde ilgilisine iadesine, 09/04/2019 günü oybirliğiyle karar verildi.