YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/3497
KARAR NO : 2019/10065
KARAR TARİHİ : 07.05.2019
MAHKEMESİ : İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 31. HUKUK DAİRESİ
DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine, işe iadesine ve yasal sonuçlarına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin kabul kararına karşı davalı avukatı istinaf başvurusunda bulunmuştur.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi davalı avukatının istinaf başvurusunu usulden reddetmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi’nin kararı süresi içinde davalı avukatı tarafından duruşmalı olarak temyiz edilmiş ise de; işin mahiyeti itibarıyla duruşma isteminin reddine, incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verilmiş olmakla dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı, feshin geçersizliğine, işe iadesine ve yasal sonuçlarına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir.
İlk Derece Mahkemesince, davanın kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin kabul kararına karşı davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
İlk Derece Mahkemesince 19.10.2017 tarihli muhtıra ile davalı tarafın 100,00 TL gider avansı yatırması gerektiği ihtar edilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince 14.11.2017 tarihli ek karar ile verilen kesin süreye rağmen muhtıra gereği yerine getirilmediğinden davalı tarafın istinaf isteminden vazgeçmiş sayılmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin 14.11.2017 tarihli ek kararına karşı davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesince yerel mahkemece verilen istinaf isteminin reddine dair ek kararda bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvuru talebinin usulden reddine karar verilmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi ‘nin 27/11/2018 tarihli kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmiş olmakla, Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
İlk derece mahkemesince davalı vekilinin istinaf başvurusu hakkında, 19.10.2017 tarihli muhtıraya riayet edilmemesi gerekçesi ile “istinaf isteminden vazgeçmiş sayılmasına” şeklinde karar verilmişse de 19.10.2017 tarihli muhtıranın “Mahkememizden verilen yukarıda tarih ve numarası yazılı kararı istinaf etmiş bulunmaktasınız. Ancak dosyanın Bölge Adliye Mahkemelerine gidiş-dönüş ve tebliğ giderlerinin eklenmediği anlaşılmıştır… aşağıda miktarı belirtilen posta giderinin işlem muhtırasının tebliğ tarihinden itibaren 7 günlük kesin süre içinde dosyamıza yatırılması, aksi halde istinaf isteminden vazgeçme sayılacağına karar verileceği ihtar olunur. ” şeklinde oluşturulduğu görülmüştür.
Kanun yoluna başvuru harç ve giderleri için mahkemece ilgili tarafa gönderilen muhtıranın mutlaka müzekkere şeklinde yazılması ve muhtırada verilen kesin süre içinde harç ve giderlerin yatırılmaması ya da tamamlanmaması halinde mahkeme kararına karşı kanun yoluna başvurulmamış sayılacağına karar verileceğinin açıkça yazılması gerekir. Yine bu muhtırada yatırılması veya tamamlanması istenen harç ve giderler kalem kalem ve miktar olarak belirtilmeli, temyiz harç ve giderlerinin nereye yatırılacağı açıkça yazılmalıdır.
Somut uyuşmazlıkta, riayet edilmemesi sebebiyle davalının istinaf isteminden vazgeçmiş sayılmasına karar verilen 19.10.2017 tarihli muhtıra incelendiğinde eksik olduğu belirtilen 100,00 TL gider avansının ne için istendiğinin açıkça belirtilmediği görülmektedir. Ayrıca davalı vekiline çıkartılan muhtırada eksik giderin belirtilen süre içerisinde “mahkeme veznesine” yatırılması değil, yer belirtilmeksizin “dosyamıza yatırılması” istenilmiş olup, Yasanın aradığı biçimde ihtar yapıldığı kabul edilemez. HGK’nın 2007/9-272 E,2007/282 K ve 16.05.2007 tarihli kararına göre de muhtıraya konu miktarın mahkeme veznesine değil de dosyasına yatırılmak üzere çıkarılan muhtıranın geçersiz olduğu anlaşıldığından, usulüne uygun olmayan muhtıraya riayetsizlik sebebiyle verilmiş İstanbul Anadolu 12. İş Mahkemesi’nin 14.11.2017 tarihli “davalı tarafın istinaf isteminden vazgeçmiş sayılmasına” şeklindeki ek kararı hatalıdır.
Davalı vekilinin 14.11.2017 tarihli ek karara karşı yaptığı istinaf başvurusu ise Bölge Adliye Mahkemesince “istinaf isteminin reddine dair ek kararda bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle” usulden reddedilmiştir. Yukarıda yapılan açıklamalar ışığında İlk Derece Mahkemesince oluşturulmuş 19.10.2017 tarihli muhtıranın usulüne uygun olmadığı anlaşıldığından Bölge Adliye Mahkemesi’nin davalı vekilinin istinaf başvurusunun usulden reddine şeklindeki kararı hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Yapılacak iş davalı vekilinin istinaf başvurusunu esastan incelemektir.
SONUÇ
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesi’ne, kararın bir örneğinin İlk Derece Mahkemesi’ne gönderilmesine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 07/05/2019 gününde oybirliği ile karar verildi.