Yargıtay Kararı 9. Hukuk Dairesi 2019/4035 E. 2019/11682 K. 21.05.2019 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/4035
KARAR NO : 2019/11682
KARAR TARİHİ : 21.05.2019

MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davacı vekili ile davalı …Ş. vekili tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin Türkiye Denizcilik İşletmeleri A.Ş.’de balık adam olarak işçi statüsünde Toplu İş Sözleşmesine tabi olarak İzmir İşletmesi’nde 06.05.1995 tarihinden 15.06.2010 tarihine kadar çalıştığını, 15.06.2010 tarihinde Türkiye Denizcilik İşletmeleri A.Ş.’de çalışanların tümünün şirketlerin birleşmesi nedeniyle …’ne geçtiğini, 5611 Sayılı Emniyet Teşkilatı Uçuş ve Dalış Hizmetleri Tazminat Kanunu ile bu Kanun gereğince tazminat ödenecekler arasına kurbağa adam ve kurbağa adam adaylarının (balık adamların) da dahil edildiğini, aynı Kanun’un 6. maddesinin (c) ve (g) bentleri gereğince diğer kamu kurum ve kuruluşlarında çalışan kurbağa adam ve adaylarının bu Kanun’un tanıdığı haklardan yararlanacağını, kurbağa adamların gelir vergisinden muaf tutulduğunu, 2629 ve 3160 Sayılı Kanun ve ilgili mevzuat çerçevesinde bu Kanun ve diğer mevzuattan ilgili kurum personelinin yararlanması karşısında müvekkilin bu haktan mahrum edilmesinin Anavasa’nın eşitlik prensibine, genel hukuk ve usule aykırı olduğunu, bu nedenle 3160 Sayılı Kanun’un çıktığı 27.03.2007 tarihinden dava tarihine kadar müvekkiline ödenmeyen dalış tazminatlarının ödenmesi gerektiğini ileri sürerek dalış tazminatının tahsilini, istemiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı … vekili, davacının müvekkil kuruluşun mülga İzmir İşletmesi Müdürlüğü’nde görev yapmakta iken 15.06.2010 tarihinde diğer davalı Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğü’ne nakledildiğini, diğer davalı ile aralarında mecburi dava arkadaşlığı bulunmadığını, 3160 Sayılı Kanun’un ilgili maddelerinden görüleceği üzere, söz konusu dalış tazminatlarının sadece Emniyet Genel Müdürlüğü’nde kadrolu veya sözleşmeli olarak görev yapan personele ödenmesi gerektiğini, müvekkili kuruluşta istihdam edilen tüm personelin 4857 ve 854 Sayılı İş Kanun’ları bünyesinde çalışmakta olup tüm özlük haklarının toplu sözleşmeler ile tespit edildiğini, 23. Dönem Türkiye Denizciler Sendikası Toplu İş Sözleşmesi’nin de tazminat ve primleri düzenlediğini, 3160 Sayılı Kanun’un Emniyet Teşkilatı bünyesinde görev yapan kurbağa adamları kapsadığını, savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğü vekili ise, davacının ilgili Kanun kapsamında olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, davacının Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğü aleyhine açtığı davadan feragat ettiği, buna göre anılan davalı yönünden davanın feragat nedeniyle reddi gerektiği, diğer davalıya yönelik davada ise; “bilirkişi tarafından hesaplanan miktar, dava ve ıslah edilen miktarlar, zamanaşımı def’i ile feragat edilen davalı tarafından talep edilen dönemler yönünden gerçekleştirilen ödeme miktarları gözetilerek; talep edilen miktarın üzerinde davacıya dava tarihinden sonra ödeme yapılması nedeniyle davanın konusuz kalıp reddi gerektiği”, gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekilinin temyizi üzerine Dairemizin 2015/27798 E. 2018/19135 K. ve 23/10/2018 tarihli ilamı ile “Davalı Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğü yargılama devam ederken davacıyı devraldıkları tarih ve sonrası için davaya konu dalış tazminatının davacıya ödenmesi için bordro düzenlemiş, bunun üzerine davacı anılan davalıya yönelik davasından feragat ettiğini açıklamış ve Mahkemece isabetli olarak davalı Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğü’ne yönelik davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmiştir. Ancak davalı Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğünce tahakkuk ettirilen tazminat davacının kendileri nezdindeki çalışmaya başladığı tarih ve sonrası için hesaplanmış olup, davacının önceki dönem için diğer davalıdan alacağı devam etmektedir. Mahkemece, davalının ıslaha karşı öne sürdüğü zamanaşımı def’i de dikkate alınıp mevcut hesap raporu bir değerlendirmeye tabi tutularak davalı … İşletmelerinin sorumluluğunun belirlenmesi gerekirken, bu davalı hakkındaki davanın yazılı gerekçe ile reddi bozmayı gerektirmiştir.” gerekçesiyle bozulmuştur.
Mahkemece, bozma ilamına uyulup 5 yıllık zamanaşımı süresi gözetilerek Kıyı Emniyet Genel Müdürlüğüne yönelik davanın feragat nedeniyle reddine, diğer davalı açısından ise davanın kısmen kabulüne, karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davacı ile Türkiye Denizcilik İşletmeleri A.Ş. vekilleri temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1- Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalı …Ş. vekilinin tüm davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Dava konusu dalış tazminatı 4857 sayılı Kanun’un 34 üncü maddesi kapsamında ücret niteliğini haiz olmayıp, 10 yıllık zamanaşımına tabidir. Mahkemece zamanaşımının 5 yıl olarak kabulü hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgililere iadesine 21/05/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.