YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/4238
KARAR NO : 2019/11973
KARAR TARİHİ : 23.05.2019
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK (İŞ) MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalılardan … vekili tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
A) Davacı isteminin özeti:
Davacı vekili, davalı İş şerinde 3408199503482 sigorta numaralı şirket yöneticisi olarak çalıştığını, aylık ücretinin 1.500,00 TL olduğunu, davalı iş yerine 2000 yılında girdiğini, …/02/2012 tarihinde bildirimsiz olarak işine son verildiğini, bir kısım işçilik alacaklarının ödenmediğini ileri sürerek kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, yıllık izin ücreti, fazla mesai ücreti, asgari geçim indirimi alacaklarını istemiştir.
B)Davalı cevabının özeti:
Davalı … Şirketi, davacının şirketlerinde 13/11/2009 tarihinde işe girdiğini ve …/012/2012 tarihinde işten ayrıldığını, davacının şirketlerinde ön muhasebeci olarak çalıştığını ve her türlü ödeme giriş çıkış vs hakları kendisinin düzenlediğini ve aldığını, davacının işi kendi isteği ile bıraktığını, bu nedenle işten çıkış yapıldığını, iddia ve taleplerin yersiz olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı … Şirketi vekili, davacının … Gemi İnşa Sanayi Turizm Ticaret Ltd. Şti’nin çalışanı olduğunu, her türlü işçilik alacaklarından iş bu iş verenin sorumlu olduğunu, davanın … Gemi inşaat Sanayi Ticrate AŞ yönünden öncelikle husumet nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini, aynı zamanda davacının tüm taleplerinin zamanaşımına uğradığını, iddia ve taleplerin yersiz olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
C)Yerel Mahkeme kararının özeti:
Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre, Mahkeme’nin 2016/174 Esas sayılı ilamı ile davacının davasının kısmen kabul kısmen reddine karar verildiği, bu kararın Yargıtay 9. Hukuk Dairesi’nin 2018/4394 Esas sayılı ilamı ile “….Bozmadan sonra ıslah yapılıp, yapılamayacağı hususunda Yargıtay Hukuk Daireleri arasındaki içtihat uyuşmazlığının giderilmesi amacı ile içtihatların birleştirilmesi gündeme gelmiş, konu Yargıtay İçtihatları Birleştirme Genel Kurulunda değerlendirilmiş ve Yargıtay İçtihatları Birleştirme Genel Kurulu’ nun 06.05.2016 tarih ve 2015/1 Esas 2016/1 Karar sayılı kararı ile “ Her ne sebeple verilirse verilsin bozmadan sonra ıslah yapılamayacağına dair 04.02.1948 tarih ve 1944/10 Esas 1948/3 Karar sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararının değiştirilmesine gerek olmadığına” karar verilmiştir. Yargıtay Kanunu’ nun 45/5. maddesi “İçtihadı birleştirme kararlarının benzer hukuki konularda Yargıtay Genel Kurullarını, Dairelerine ve Adliye Mahkemelerini bağlayacağı” hükmünü içermektedir.Yargıtay Kanunu’nun 45/5. maddesi karşısında “Yargıtay İçtihatları Birleştirme Genel Kurulu’nun bozmadan sonra ıslah yapılamayacağına ilişkin 06.05.2016 tarih ve 2015/1 Esas 2016/1 Karar sayılı kararına göre bozmadan sonra yapılan ıslaha değer verilmesi hatalıdır..” gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verildiği, bozma ilamına uyulduğu, yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamından; davacı …’ nun bir takım işçi alacakları için davalılar aleyhine iş bu davayı ikame ettiği, davalıların davanın reddini savunduğu, Mahkeme tarafından verilen 19/02/2015 tarihli hüküm Yargıtay 9. Hukuk Dairesi’nin 2015/36492 Esas 2016/1703 Karar sayılı ilamı ile sonrasında verilen 19/10/2017 tarihli kararımız ise Yargıtay 9. Hukuk Dairesi’nin 2018/4394 Esas ve 2018/10465 Karar sayılı ilamı ile bozulduğu, ikinci Mahkeme kararının Yargıtay bozmasından sonra ıslah yapılamayacağı gerekçesiyle bozulduğu, davacının … kaydı incelendiğinde 17/04/2003 tarihinden 12/11/2009 tarihine ve 13/11/2009 tarihinden …/02/2012 tarihine kadar davalı … Gemi İnşaat Ltd. Şti.’ nde yine 11114 iş yeri kodlu … Gemi İnşaat Ltd. Şti. ile … İnşaaat Sanayi Ltd. Şti.’ de çalıştığı, bu bakımdan istenilen alacaklar bakımından belirtilen kayıtlar doğrultusunda bilirkişice 14/04/2017 tarihinde rapor dosyaya sunulmuş olup düzenlenen rapor hükme esas almak için uygun ve denetime elverişli olduğundan bu rapor doğrultusunda davanın kısmen kabulü ile aşağıdaki karar verildiği, ayrıca davacının adresinin … olduğu belirli duruşmalar için Mahkeme’ye geldiği, kendisini avukatsız temsil ettiği, bu hali ile HMK 323/1-g bendi gereği 1.600,00 TL gündelik ve seyahat giderlerine karşı takdir edildiği, ayrıca tarafların birlikte sorumlu oldukları meblağ dava dilekçesinde belirtilen alacak miktarlarını geçtiğinden tamamı hakkında davalıların müşterek müteselsil sorumlu oldukları gerekçesi ile fazla mesai ücreti haricindeki taleplerin kabulüne karar verilmiştir.
D)Temyiz:
Karar süresi içinde davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
E)Gerekçe:
Davacı 17/01/2019 tarihli yani son celsede duruşmaya iştirak etmemiş, bir vekil ile de temsil edilmemiştir.
17/01/2019 tarihli celsede davalı vekili ”Davacı davayı takip etmediğinden biz de takip etmiyoruz, dosyayı düşürülsün” yönünde beyanda bulunmuştur.
Mahkeme bunlar üzerine “Geçen celse bu celse için sözlü yargılamaya geçildiği belirtilmiş olup, dava düşürülmeden yargılamaya devam olunmuştur.” yönünde ara karar oluşturmuştur.
17/01/2019 tarihli bu celseden önceki celsede ise Mahkeme “HMK 186. gereği taraflara sözlü yargılama ve hüküm için duruşma gün ve saatini bildirir tebligat çıkartılmasına, gelmeseler dahi hüküm verileceğinin ihtaratına” yönünde ara kararı oluşturmuştur.
Dosya kapsamından, evvelce 09/10/2014 tarihli celsede de dosyanın HMK’nun 150. maddesi uyarınca işlemden kaldırılmış olduğu anlaşılmaktadır.
Mahkeme’nin 17/01/2019 tarihli bu celseden önceki celsede “HMK 186. gereği taraflara sözlü yargılama ve hüküm için duruşma gün ve saatini bildirir tebligat çıkartılmasına, gelmeseler dahi hüküm verileceğinin ihtaratına” yönünde ara kararı vermesi hatalıdır. Çünkü, Mahkeme’nin huzurda bulunanların yüzüne karşı belirlenen duruşma gün ve saatinin ve ara kararının huzurda bulunanlara tebliğ edilmesine karar vermesi anlamsızdır.
Ayrıca, 6100 sayılı HMK’nun 320/4. maddeside: “Basit yargılama usulüne tabi davalarda, işlemden kaldırılmasına karar verilmiş olan dosya, yenilenmesinden sonra takipsiz bırakılırsa, dava açılmamış sayılır. “ hükmü yer almaktadır.
Bu yasa maddesi uyarınca davanın 09/10/2014 tarihli celsede ilk kez takip edilmemesi sonucunda işlemden kaldırılmasından sonra 17/01/2019 tarihli celsede de 2. kere takipsiz bırakılması nedeni ile anılan Yasa hükmüne göre davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerekirken işin esas hakkında karar verilmesi hata olup, bozmayı gerektirmiştir.
F)SONUÇ:
Temyiz olunan kararın yukarda yazılı sebepden dolayı tekrar BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 23/05/2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.