YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/4422
KARAR NO : 2019/12472
KARAR TARİHİ : 29.05.2019
MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi taraflar vekilleri tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Anayasa’nın 138 ve 141. maddeleri uyarınca Hakimler, Anayasaya, kanuna ve hukuka uygun olarak vicdanı kanaatlerine göre hüküm verirler ve bütün mahkemelerin her türlü kararları gerekçeli olarak yazılır. Bu gerekçede hukuki esaslara ve kurallara dayanmalı, nedenleri açıklanmalıdır.
Diğer taraftan 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 Sayılı HMK.’un 27. Maddesinde hukuki dinlenilme hakkı kurala bağlanmıştır. Hukukî dinlenilme hakkı, Anayasanın 36 ncı maddesinde ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6 ncı maddesinde düzenlenen adil yargılanma hakkının en önemli unsurudur. Hukuki Dinlenilme Hakkı” gereğince davanın tarafları, müdahiller ve yargılamanın diğer ilgilileri, kendi hakları ile bağlantılı olarak hukuki dinlenilme hakkına sahip olup, bu hakkın yargılama ile ilgili olarak bilgi sahibi olunmasını, açıklama ve ispat hakkını, mahkemenin, açıklamaları dikkate alarak değerlendirmesini ve kararların somut ve açık olarak gerekçelendirilmesini içermektedir. Mahkemeler, kararlarını somut ve açık bir şekilde gerekçelendirmek zorundadırlar. Eksik, şeklî ve görünüşte gerekçe yazılması adil yargılanma hakkının (hukukî dinlenilme hakkının) ihlâlidir.
HMK.’un 297. maddesinde de, verilecek hükümde tarafların iddia ve savunmalarının özetinin, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususların, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delillerin, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesinin, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebeplerin yer alması gerektiği açıkça vurgulanmıştır. Kararın gerekçesinde maddi olay saptanmalı, hukuki niteliği ve uygulanacak hukuki kurallar belirlenmeli, bu konuda gerekli inceleme ve delillerden söz edilmeli, hukuk kuralları somut olaya uygulanmalı ve sonunda hüküm kurulmalıdır. Maddi olgularla hüküm fıkrası arasındaki hukuki bağlantı da ancak bu şekilde kurulabilecek, ayrıca yasal unsurları taşıyan bu gerekçe sayesinde, kararların doğruluğunun denetlenebilmesi mümkün olacaktır.
Somut uyuşmazlıkta davacı vekili davacının işçilik alacaklarının tahsili amacı ile “… ALÜMİNYUM SANAYİ VE TİCARET A.Ş.” aleyhine dava açmış ise de, karar gerekçesinde;
“…asgari ücret tutarının bankaya yatırıldığını, ancak elden ödenmesi gereken kısmın ödenmediğini, ayrıca 2013 Yılı Mayıs ve Haziran Aylarının ücretlerinin ise hiç ödenmediğini son iddia ederek iş akdini feshetmiştir. Davalı … Özel … Dergisi Ders.Eğit.Tur.Hiz.Ltd.Şti davaya cevap vermemiştir. Bu bağlamda davacının feshinin haklı olduğu kanaatiyle kıdemi itibariyle kıdem tazminatına hak kazanmıştır.
… Ticaret Sicil Memurluğunun dosya kapsamındaki yazısı, özellikle tanıkların Kırklareli’deki işyerinin şube olduğunu söylemesi, davacının şahsi sicil dosyası kapsamına göre davacı davalı işyerinin şubesi olan … Eğitim Hiz.Tic.Ltd.Şti işyerinde işe başlayıp, 01.03.2005 tarihine kadar burada sürekli çalıştığı,daha sonra buradan ayrılıp 04.05.2005 tarihinde … Özel … Dergisi Ders.Eğit.Tur.Hiz.Ltd.Şti … Şubesi’ne davalı işyerinde çalışmaya başladığı ve fesih tarihine kadar heriki işyerinde toplam 10 yıl 9 ay 14 gün çalıştığı anlaşılmıştır. Heriki işyeri farklı tüzel kişiliklere sahip olsa da aynı grup içerisinde yer almaktadırlar.Ayrıca işverenin tek taraflı kararı ile nakil yapılmıştır. Böyle olunca 4857 sayılı İş Kanunun 6. Maddesi gereği işyeri devri hükümleri uygulanmalıdır ve bu nedenle son işveren olan davalı şirket tüm hizmet süresinden sorumlu olduğu kanaatiyle hüküm kurulmuştur.” gerekçesine yer verilmiş ise de, bu gerekçe dosyaya özgü olmayıp, başka bir karardan kalmıştır.
Mahkemenin gerekçeli kararının içerik itibarı ile dosyaya ait olmadığı çok açıktır.
Yukarıdaki açıklamalar karşısında bir bütün ve dosyaya özgü olması gereken gerekçeli karar başka bir dosya ile karıştırılmış olup, bu husus belgelendirmeyi bozucu nitelikte ve HMK. nun 297. maddesine aykırı olup, dosyaya özgü olmayan kararın salt bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepden dolayı BOZULMASINA, bozma sebebine göre sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgililere iadesine 29.05.2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.