Yargıtay Kararı 9. Hukuk Dairesi 2019/516 E. 2019/12439 K. 29.05.2019 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/516
KARAR NO : 2019/12439
KARAR TARİHİ : 29.05.2019

MAHKEMESİ : İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 24. HUKUK DAİRESİ

DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine, işe iadesine ve yasal sonuçlarına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin kabul kararına karşı davalılar avukatları istinaf başvurusunda bulunmuşlardır.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 24. Hukuk Dairesi davalılar avukatlarının istinaf başvurularını ayrı ayrı esastan reddetmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 24. Hukuk Dairesi’nin kararı süresi içinde davalılardan T.C. … Belediye Başkanlığı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacının yaklaşık üç buçuk yıldır davalı bünyesinde çalıştığını, … ise güvenlik hizmetleri konusunda davalı belediyenin taşeronu olduğunu, işe girişinden iş akdi sonlandırılıncaya kadar güvenlik personeli olarak çalışmış olduğunu, 04/11/2016 tarihinde tutulan tutanak sonucunda savunmasının alındığını ancak sözleşmesinin feshedildiğini, davacının ayaklarındaki rahatsızlık sebebi ile vardiya amirinin bilgisi dahilinde kısa süreliğine de olsa ayaklarını uzattığını ancak sanki uyuyormuş gibi ya da işi savsaklıyormuş gibi muamele yapılarak sözleşmesini feshetmenin hukuka aykırı olduğunu bu nedenle bu işe iade davasının kabulünü talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı T.C. … vekili, cevap dilekçesinde özetle; davacının belediye çalışanı olmadığını, aralarında herhangi bir iş akdinin bulunmadığını, davacıyı işe alanın, maaşını ödeyen, primlerini yatıran, görev veren ve tek yetkili işveren olarak bünyesinde çalıştıran ve işten çıkaran davalı hizmet alımı yapan yüklenici şirket olan … Güvenlik ve Koruma Hizmetleri Ltd. Şti. olduğunu, işe iade talebinin muhattabının bu şirket olduğunu beyan etmiştir.
Davalı … Güvenlik ve Koruma Hizmetleri Ltd. Şti. vekili, cevap dilekçesinde özetle; davacı ile aralarında belirli süreli iş sözleşmesinin olduğu, şirketlerinin diğer davalı T.C. … tarafından açılan ihaleyi belirli bir süre için alan ve yine davalı belediye bünyesinde daha önceden beri çalışmakta olan işçilerin ihalenin alındığı tarihler arasında maaş bordrolarını ve sigortalarını düzenlemiş olan aracı bir şirket olduğunu, bu nedenle davacı da dahil tüm çalışanlarla ihale süresi sınırlı olmak üzere belirli iş sözleşmesi yapıldığını, dolayısıyla belirli süreli iş sözleşmesiyle çalışmış olan davacının işe iade davası açma hakkının bulunmadığını bu nedenle bu davanın reddini talep ettiği, davacı en başından beri diğer davalı … işçisi olduğunu işçilere işle ilgili talimatları veren, işin çalışma şekil ve şartlarını belirleyen ve işe alım ve işten çıkarma işlemlerini yapan da davacının en başından beri çalışmış olduğu davalı belediye olduğunu, davacının emir ve talimatlarını aldığı amirlerinin diğer davalı belediyeye bağlı olduğunu, şirketleri ile hiç bir ilgisinin olmadığını, bu haliyle müvekkil şirketlerinin işçi alımlarına ve çıkarılmalara müdahale etme imkanlarının da olmadığını, yine de davacının iş akdine son vermilmesi haklı ve geçerli sebeplere dayanmakta olduğunu, davacı görevini ifa ederken sürekli kurallara aykırı tutum ve davranışlar sergilediğini, kendisine hatırlatıldığı halde ödevlerini yapmamakta ısrar ettiğini bu hususlar ispat eden tutanakları olduğunu ve delil listelerine eklediklerini beyan etmiştir.
C) İlk Derece Mahkemesi ile Bölge Adliye Mahkemesi Kararlarının Özeti:
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama neticesinde; “.. Ltd. Şti. ile T.C. … arasındaki hizmet alım yöntemiyle, davalılar arasında İş Kanunu’nun 2/6. maddesi gereğince geçerli bir asıl-alt işveren ilişkisi bulunduğu, feshin en son çalıştığı alt işveren tarafından yapıldığı, her ne kadar davalı taraf iş akdinin haklı nedenle sona erdirildiğini savunmuş olsa da, Davalı şirketin işten ayrılış bildirgesinde işten ayrılış nedenini 04-“Belirsiz süreli iş sözleşmesinin işveren tarafından haklı sebep bildirilmeden feshi” olarak bildirmiş olmasının haklı nedenle fesih savunmasıyla uyumlu olmadığı, iş akdinin feshine dayanak yapılan en son 04/11/2016 tarihli tutanağın tek taraflı davalı belediye başkan yardımcısı tarafından doldurulduğu, davalı tanıklarının davacının görev birimlerinin farklı yerlerde olduğunu, davacının düzenli çalışan biri olduğunu, hakkında şikayet duymadıklarını; davacı tanığı E.Ö.; çalışanların kendi aralarında whatsap grubu olduğunu, tutanağın tutulduğu saatlerde davacının çalıştığına dair konuşmaları bulunduğuna ilişkin mahkememiz huzurunda verdikleri yeminli beyanları da nazara alınarak, feshin haklı ve geçerli bir nedene dayandığı davalı tarafça ispat edilemediğinden davanın kabulü ile …” gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karara karşı davalı şirket vekili ve davalı Belediye vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince ”Davalılar vekillerinin istinaf başvurusu yönünden yapılan inceleme neticesinde; davalı belediye ile diğer davalı şirket arasındaki ilişkinin asıl işveren–alt işveren ilişkisi olduğu, davacının işten çıkış kodunun ”04–Belirsiz süreli iş sözleşmesinin işveren tarafından haklı sebep bildirilmeden feshi” olarak gösterildiği, yazılı fesih bildirimi yapılmadığı, davacı hakkında bir kısım tutanaklar sunulmuşsa da işten çıkış kodu ile davalıların işten ayrılışa dair savunmasının uyuşmadığı, yazılı fesih bildirimi yapılmaması ve davacı işçinin savunmasının alınmamış olması da değerlendirildiğinde davacının iş sözleşmesinin feshinin geçerli nedene dayanmadığı anlaşılmakla ” gerekçesiyle davalı şirket vekili ve davalı Belediye vekilinin istinaf başvurularının esastan reddine karar vermiştir
D) Temyiz:
Kararı davalı T.C. … Belediye Başkanlığı vekili temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
Davacı taraf her ne kadar 4.11.2016 tarihinde ayaklarındaki rahatsızlık sebebi ile vardiya amirinin bilgisi dahilinde kısa süreliğine de olsa ayaklarını uzattığını ancak sanki uyuyormuş gibi ya da işi savsaklıyormuş gibi muamele yapılarak sözleşmesinin feshedilmesinin hukuka aykırı olduğunu iddia etmiş ise de dosya kapsamında dinlenen davacı tanığı …’in 13/07/2017 tarihinde alınan beyanında davalı Belediye vekilinin talebi ile sorulması üzerine ” Ben davacıya durumu sorduğumda o an içinin geçtiğini söyledi,” şeklinde beyanda bulunduğu, davacının güvenlik görevlisi olarak çalıştığı, Bölge Adliye Mahkemesince hatalı gerekçe ile davacıya yazılı fesih bildirimi yapılmadığı ve savunmasının alınmadığı belirtilmiş olsa da dosya kapsamı itibarıyla davacıya yazılı fesih bildirimi yapıldığı ve savunmasının alındığı anlaşılmakla dinlenen tanık beyanları, fesih bildirimi içeriği ve tüm dosya kapsamı dikkate alındığında davanın kabulü ile davacının işe iadesi yönünde karar verilmesi hatalı olup davacının davranışları geçerli nedenle feshe dayanak oluşturacak nitelikte olduğundan davanın reddine karar verilmesi gerekir.
Bu sebeple, Bölge Adliye Mahkemesinin, yerinde olmayan gerekçelere dayalı kararı bozularak 4857 sayılı İş Kanunu’nun 20/3 maddesi uyarınca Dairemizce aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan gerekçe ile;
1-İlk Derece Mahkemesinin ve İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 24. Hukuk Dairesi’nin temyiz edilen yukarıda tarih ve sayısı yazılı kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2- Davanın REDDİNE,
3- Alınması gereken 44,40 TL karar-ilam harcından davacının yatırdığı 29,20 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 15,20 TL karar-ilam harcının davacıdan tahsili ile Hazine’ye irat kaydına,
4- Davacının yaptığı yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalı … Güvenlik ve Koruma Hizmetleri Ltd Şti tarafından yapılan 142.20 TL yargılama giderinin ve davalı … tarafından yapılan 210 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalılara ayrı ayrı ödenmesine,
5- Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre belirlenen 2.725,00 TL. vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,
6- Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davacıya iadesine, dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 24. Hukuk Dairesi’’ne gönderilmesine,
Kesin olarak 29.4.2019 tarihinde oybirliği ile karar verildi.