Yargıtay Kararı 9. Hukuk Dairesi 2019/5256 E. 2019/14118 K. 25.06.2019 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/5256
KARAR NO : 2019/14118
KARAR TARİHİ : 25.06.2019

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK (İŞ) MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davacı vekili, davalı T.C. Mustafakemalpaşa Belediye Başkanlığı vekili ve davalı …Genel Temizlik Turizm Nakliye Taah. İnş. ve Tic. Ltd. Şti. ile … vekili tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

YARGITAY KARARI

A)Davacı İsteminin Özeti
Davacı vekili, asıl ve birleşen dosya dava dilekçelerinde özetle, müvekkilinin davalı işyerinde 01.04.2000-31.12.2009 tarihleri arasında davalı belediyenin taşeronlarında büro elemanı olarak çalıştığını, iş akdinin davalı Şencan Ltd. şirketi tarafından haksız şekilde feshedildiğini bildirerek kıdem ve ihbar tazminatı ile yıllık izin ücreti alacaklarının tahsilini talep etmiştir.

B)Davalı Cevabının Özeti
Davalı … Belediye Başkanlığı vekili; davacının 18/03/2003 günü 214 sayılı Encümen kararı ile belirli süreli hizmet akdi ile işe alındığını, özürlü işçi olarak alınması talebinin iptal edildiğini, normal geçici işçi kadrosunda çalıştırıldığını, vize dışındaki sürede çalıştırılmasının mümkün olmadığını, daha sonra gerçek veya tüzel kişilerden hizmet alımı yapmaya başladığını, ihale şartnamesinde ve sözleşmesinde yükleniciye iş akdi ile bağlı olarak çalışan kişilerin tüm hakların ödenmesinden belediyenin sorumlu tutulmayacağının belirtildiğini, belediyeye husumet tevdi edilemeyeceğini çalıştırılacak kişilerin işe alınması ve işten çıkarılması yönünde belediyenin yetki ve sorumluluğu olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı Şencan Müh. İnş. San. Tic Ltd. Şti vekili; davanın zamanaşımına uğradığını, davacının, Şencan Ltd. şirketinde 01/07/2009-31/12/2009 tarihleri arasında belirli süreli iş sözleşmesi ile çalıştığını, belirli süreli iş sözleşmesinde fesih bildiriminde bulunulmasına gerek olmadığını, bu nedenle iş akdini haksız ve bildirimsiz feshedildiğine yönelik iddianın yerinde olmadığını, davacının talep ettiği alacaklara hak kazanmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı Öztek Genel Tem. Tur. Nak. Taah. İnş. Ve Tic Ltd. Şti ve davalı … vekili; davacının ihale ile işe alındığını ve ihale süresinin 1 yıldan az süreli işler olduğunu, süre bitimi ile akdin fesih yetkisinin bulunduğunu, ihbar – kıdem tazminatı ile izin ücreti talep koşullarının oluşmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
C)Yerel Mahkeme Kararının Özeti ve Yargılama Süreci
Yerel Mahkemenin 18/03/2014 tarih ve 2010/738 E, 2014/269 K, sayılı davanın kabulüne dair ilk kararı davalılar vekillerinin temyizi üzerine, Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 01.10.2014 tarih ve 2014/10788 Esas, 2014/18569 Karar sayılı ile ilamı ile bozulmuştur. Bozma ilamında özetle; davacının 01.04.2000-31.12.2009 tarihleri arasında davalı Belediyenin alt işverenlerinde aralıksız çalıştığı ve son alt işveren olan davalı Şencan Ltd.Şti. davacının iş akdini feshettiğini kabul ettiği, davalı … ile diğer davalılar arasında alt işveren-üst işveren ilişkisinin mevcut olduğu, diğer yandan davalı … hariç diğer davalılar arasında da işyeri devri yapıldığı, bu nedenle mahkemece davacının her bir davalıda ne kadar süre çalıştığı, her bir davalının kendinden önceki hangi tarihler arasındaki süreyi devraldığı, buna göre davalıların her birinin her bir alacaktan ne ölçüde sorumlu oldukları ve sorumluluk miktarları belirlenmeden, dava konusu alacakların tamamından tüm davalıların müşterek ve müteselsilen sorumlu tutulmasının hatalı olduğu belirtilmiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda ek bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Yerel Mahkemenin 09/02/2016 tarih ve 2014/947 E, 2016/293 K, sayılı davanın kısmen kabulüne dair ilk kararı davacı ile davalılar vekillerinin temyizi üzerine, Dairemizin 27.02.2017 tarih ve 2017/1209 Esas, 2017/2667 Karar sayılı ile ilamı ile bozulmuştur.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D)Temyiz
Kararı davacı vekili ile davalı Mustafakemalpaşa Belediye Başkanlığı vekili ve davalı Öztek Genel Tem. Tur. Nak. Taah. İnş. ve Tic Ltd. Şti. ile … vekili temyiz etmiştir.
E)Gerekçe
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 297. maddesi gereğince mahkeme kararlarının;
a)Hükmü veren mahkeme ile hâkim veya hâkimlerin ve zabıt kâtibinin ad ve soyadları ile sicil numaraları, mahkeme çeşitli sıfatlarla görev yapıyorsa hükmün hangi sıfatla verildiğini,

b)Tarafların ve davaya katılanların kimlikleri ile Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası, varsa kanuni temsilci ve vekillerinin ad ve soyadları ile adreslerini,
c)Tarafların iddia ve savunmalarının özetini, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delilleri, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesini, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebepleri,
ç)Hüküm sonucu, yargılama giderleri ile taraflardan alınan avansın harcanmayan kısmının iadesi, varsa kanun yolları ve süresini,
d)Hükmün verildiği tarih ve hâkim veya hâkimlerin ve zabıt kâtibinin imzalarını,
e)Gerekçeli kararın yazıldığı tarihi,
İçermesi, hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi zorunludur. Bu biçim yargıda açıklık ve netlik prensibinin gereğidir. Aksi hal, hükmün infazında zorluklara ve tereddütlere, yargılamanın ve davaların gereksiz yere uzamasına, davanın tarafı bulunan kişi ve kurumların mağduriyetlerine sebebiyet verecek ve kamu düzeni ve barışını olumsuz yönde etkileyecektir (Hukuk Genel Kurulu – 2007/14-778 E., 2007/611 K.).
Somut uyuşmazlıkta, bozma sonrası Mahkemece “Hüküm” kısmının 2 numaralı bendinde “İhbar tazminatı ve yıllık izin alacağına yönelik verilen kararın kesinleştiği anlaşılmakla bu kalemler yönünden karar verilmesine yer olmadığına, ” şeklinde hüküm kurulmuştur.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 22.02.2012 tarihli ve 2012/13-747 Esas, 2012/84 Karar sayılı ilamında ve Dairemizin emsal kararlarında belirtildiği gibi, Yargıtay tarafından bozulan karar, sonraki kararın eki niteliğinde değildir. Bozma ile birlikte önceki hüküm ortadan kalkarak hukukî geçerliliğini yitirir. Mahkemece bozulan karara atıf yapılarak yeni hüküm oluşturulamaz. Bozmadan sonraki kararlar 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 297. maddesine uygun olmalıdır.
Mahkemece HMK.nun 297. maddesine uygun ve tüm talepleri karşılayacak şekilde hüküm kurulması gerekirken yukarıdaki kanuni düzenlemeler ve ilkeler dikkate alınmaksızın, bozma sebebi yapılmayan alacak kalemleri hakkında “karar verilmesine yer olmadığına” şeklinde hüküm kurulması hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.
F)SONUÇ
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, bozma sebebine göre temyiz talebinde bulunan tarafların sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, peşin alınan temyiz harçlarının istek halinde ilgililere iadesine, 25/06/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.