Yargıtay Kararı 9. Hukuk Dairesi 2019/5413 E. 2019/15558 K. 11.09.2019 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/5413
KARAR NO : 2019/15558
KARAR TARİHİ : 11.09.2019

MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 29. HUKUK DAİRESİ

DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine, işe iadesine ve yasal sonuçlarına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin red kararına karşı taraflar avukatları istinaf başvurusunda bulunmuştur.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 29. Hukuk Dairesi, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar vermiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 29. Hukuk Dairesi’nin kararı süresi içinde taraflar avukatları temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

YARGITAY KARARI

A)Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davacının davalı Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu Başkanlığında 16.02.2009 tarihinde işe başladığını, iş aktinin 31.08.2016 tarihinde haksız ve geçersiz olarak feshedildiğini, fesih bildiriminde ‘hakkınızda duyulan şüphe gereği iş aktiniz feshedilmiştir’ şeklinde beyanda bulunulduğunu, şüphe ile iş aktinin feshinin mümkün olmadığı gibi, şüphenin ne olduğu şüphe doğuran durumun ne olduğunun da davacıya bildirilmemiş olduğunu, savunmasının alınmadığını, iş akti şüphe nedeni ile feshedildiği için bu konuda feshin geçersiz olduğu tartışmasız olduğunu iddia ederek, davacının işe iadesine, çalıştırılmadığı süreler için 4 aylık brüt ücretinin ve diğer tüm haklarının ödenmesine, işe başlatılmaması halinde iade kararına aykırılıktan 8 aylık brüt ücreti tutarında işe başlatmama tazminatına hükmedilmesini istemiştir.
B)Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının iş akdinin haklı nedenle feshedildiğini, nitekim bu kapsamda 15 Temmuz sonrası süreçte mezkur örgütle mücadele edebilmek için Cumhurbaşkanı’nın başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulu tarafından şu ana kadar 667, 668, 669, 670, 671, 672, 673 ve 674 sayılı sekiz ayrı KHK çıkartıldığını, FETÖ/PDY’nin örgütlenmesi bakımından önem verdiği kurumların başında gelen TSK, emniyet teşkilatı ve yargı kurumları ile birlikte ülkemizin teknolojik gelişmeleri, teknolojik yatırımları, ülke hedefleri ve milli güvenliği açısından stratejik öneme sahip TÜBİTAK’ta da görev yapan çok sayıda personel hakkında darbe teşebbüsü sonrası ülke genelinde soruşturmalar başlatıldığını ve gözaltı tedbirlerinin uygulandığını, feshin uluslararası sözleşmelerin genel hükümlerine uygun yapıldığını, davacı belirli iş sözleşmesine tabi olarak istihdam edildiğinden iş güvencesi hükümlerinden yararlanamayacağını savunarak davanın reddini istemiştir.
C)İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti:
İlk derece mahkemesince, davacının iş akdinin her ne kadar fesih bildiriminde 4857 sayılı İş Kanunu’nun 25. maddesi uyarınca haklı nedenle feshedildiğini belirtmiş ise de davacıya atılı haklı fesih nedeni olan somut bir eylem bulunmaması ve feshin şüpheye dayanması nedeniyle, sözleşmenin feshinin geçerli nedene dayandığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
D)İstinaf başvurusu :
İlk derece mahkemesinin kararına karşı, taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
E)İstinaf Sebepleri:
Davacı vekilinin istinaf sebepleri olarak iş akdinin haksız ve geçersiz nedenlerle feshedildiğini ileri sürmüştür.
Davalı vekilinin istinaf sebepleri olarak iş akdinin haklı nedenle feshedildiği ileri sürmüştür.
F)Bölge Adliye Mahkemesi Kararının Özeti :
Bölge Adliye Mahkemesince, davacının iş akdinin feshinin ” 20/7/2016 tarihli ve 2016/9064 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla ülke genelinde ilan edilen olağanüstü hal kapsamında, darbe teşebbüsü ve terörle mücadele çerçevesinde alınması zaruri olan tedbirler ile bunlara ilişkin usul ve esasları belirlemeye ” yönelik 667 sayılı KHK.den alınan yetki ile yapıldığı ve bu düzenleme karşısında davanın esası hakkında karar verilemeyeceği anlaşıldığından davanın reddine yönelik olarak ilk derece mahkemesi tarafından verilen kararın bu düzenleme kapsamında HMK’nun 353/1-a-4. maddesi uyarınca kaldırılarak, 685 sayılı KHK.nin Değişik geçici 1/3 maddesi gereğince davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına, dava dosyasının Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonuna gönderilmek üzere İlk Derece Mahkemesi’ne gönderilmesine karar verilmiştir.
G)Temyiz başvurusu :
Bölge Adliye Mahkemesi’nin kararına karşı taraf vekilleri süresinde temyiz başvurusunda bulunulmuştur.
H)Gerekçe:
685 sayılı Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu Kurulması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname’nin 1. maddesinin 1. fıkrasında “Anayasanın 120’nci maddesi kapsamında ilan edilen ve 21/7/2016 tarihli ve 1116 sayılı Türkiye Büyük Millet Meclisi Kararıyla onaylanan olağanüstü hal kapsamında, terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti, aidiyeti, iltisakı veya bunlarla irtibatı olduğu gerekçesiyle başka bir idari işlem tesis edilmeksizin doğrudan kanun hükmünde kararname hükümleri ile tesis edilen işlemlere ilişkin başvuruları değerlendirmek ve karara bağlamak üzere Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu kurulmuştur.” Yine aynı kanun hükmünde kararnamenin 2. maddesinin 1. fıkrasında “(1) Komisyon, olağanüstü hal kapsamında doğrudan kanun hükmünde kararnameler ile tesis edilen aşağıdaki işlemler hakkındaki başvuruları değerlendirip karar verir.” düzenlemesi bulunmaktadır.
685 sayılı KHK’nin 690 sayılı KHK’nin 56. maddesi ile değiştirilen geçiş hükümleri başlıklı Geçici madde 1. maddesinin 3. fıkrasının son halinin;
“(3) Komisyonun görev alanına giren konularda daha önce herhangi bir yargı merciine başvurmuş veya dava açmış olanlar için de 7’nci maddedeki usul ve süreler uygulanır.
Bu dosyalar hakkında yargı mercilerince karar verilmesine yer olmadığına ve tarafların yaptıkları masrafların üzerlerinde bırakılmasına dosya üzerinden kesin olarak karar verilir, vekâlet ücretine hükmedilmez. Bu dosyalar, yeni bir başvuru şartı aranmaksızın incelenmek üzere Komisyona gönderilir.” şeklini aldığı anlaşılmıştır.
Söz konusu hükümler değerlendirildiğinde Komisyonun doğrudan KHK listesiyle kamu görevinden çıkarılan işçiler için görevli olduğundan söz edilecektir. Ancak davacının iş sözleşmesi davalı tarafından feshedilmiştir. Bu bakımdan davacı açısından komisyonun görevli olduğundan söz edilemeyecektir.
Her ne kadar kesin karara karşı temyiz yoluna başvurulamasa da, 685 sayılı KHK kapsamında olmayan durum için 685 sayılı KHK uyarınca esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına ve dosyanın olağanüstü hal işlemleri inceleme komisyonuna gönderilmesinin maddi hata olduğunun kabulü gerekir. Aksi takdirde Komisyon da kendisinin görevli olmadığı bir durumda dosya kendisine geldiğinde karar vermeyecek bu kez işçinin fesih işlemine karşı itirazı hukuki yönden denetimsiz kalacaktır.
Aynı yönde Dairemizce de verilen kararlara karşı davaların taraflarınca maddi hata talebinde bulunulmuş Dairemizce bu talepler yerinde görülerek daha önce verilen kararlar ortadan kaldırılmıştır (Dairemizin 21/09/2017 Gün, 2017/24543 Esas, 2017/13883 Karar sayılı kararı). Bu nedenle tarafların maddi hata talepleri kabul edilerek temyiz nedenleri incelenmiştir.
Davacının iş akdi kanun hükmünde kararname kapsamında değil davalı işverence 31.08.2016 tarihinde duyulan şüphe gereği feshedilmiş olduğundan fesih, kanun hükmünde kararnameye dayanan bir fesih niteliğinde değildir ve Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonunun yetkisi kapsamında değildir.
Dosya içeriğine göre; davacının iş sözleşmesi 31.08.2016 tarihinde “ortaya çıkan güvenlik gerekçeleri ile hakkınızda duyulan şüphe gereği” gerekçesiyle feshedilmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesindeki açıklamalarında; davacının FETÖ ile bağlantısı tespit edildiğinden iş akdinin sona erdirildiğini belirtmiş olup, davalı şirketin savunmasına istinaden, terör örgütü ile irtibat veya iltisakı bulunduğuna dair hakkında kanaat edinilen bir işçiyi çalıştırmaya devam etmenin, yani iş sözleşmesinin devamını davalı işverenden beklemenin mümkün olmadığı gibi iş sözleşmesinin devamının çekilmez hale geldiğini kabul etmek gerekeceği, davacı işçinin böyle bir şüphe altında iken davalı işverenden işçinin iş sözleşmesinin devamını beklemenin iyiniyet kurallarına aykırı olduğu gibi davalı işverene de bu nedenle iş akdini sonlandırma yetkisi vermesi gerektiği, feshin, şüphe feshinin şartlarını taşıdığı ve geçerli nedene dayandığı gerekçesi ile davanın reddi gerekmekte olup 4857 sayılı İş Yasasının 20/3. maddesi uyarınca Dairemizce aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
I) HÜKÜM : Yukarıda açıklanan gerekçe ile;
1-İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 29. Hukuk Dairesi ile İlk Derece Mahkemesi’nin kararlarının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2-Davanın REDDİNE,
3-Alınması gereken 44,40 TL karar-ilam harcından davacının yatırdığı 29,20 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 15,20 TL karar-ilam harcının davacıdan tahsili ile Hazine’ye irat kaydına,
4-Davacının yaptığı yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı 11,00 TL. yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre belirlenen 2.725,00 TL. ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6- Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davalıya iadesine,
7-Dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 29. Hukuk Dairesi’ne gönderilmesine,
Kesin olarak 11.09.2019 tarihinde oybirliği ile karar verildi.