YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/5737
KARAR NO : 2019/16069
KARAR TARİHİ : 18.09.2019
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK (İŞ) MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin … A.Ş.’nin arıza bakım ve onarım işlerini yaptırdığı davalı … Mühendislik Ltd. Şti bünyesinde 01/12/2006 tarihinde çalışmaya başladığını ve sözleşmesinin usulsüz olarak feshedildiği 08/06/2010 tarihine kadar toplam 3 yıl 5 ay 7 gün hizmet verdiğini, davalı Şirketin müvekkilinin iş akdini 08/06/2010 tarihinde gönderdiği ihtarnameyle haksız ve usulsüz olarak feshettiğini, müvekkilinin kıdem tazminatı, çalıştığı süre itibariyle 8 haftalık ücretine tekabül eden ihbar tazminatı 2007-2008 yıllarında dini ve milli bayramlarda çalışması karşılığında fazla çalışma ücretleri, kullanmadığı 2008-2009-2010 yıllarına ilişkin yıllık izin ücretleri ve davalının ödemesi gerektiği halde müvekkiline ödetilen ekat bedeline ödemediğini iddia ederek kıdem ve ihbar tazminatları ile ekat bedeli ve yıllık ücretli izin alacaklarının tahsilini talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının sözleşmesinin haklı nedenlerle fesih edildiğini, … Genel Müdürlüğü’nün özelleşmesi sonucu burayı devir alan … Holding’in söz konusu işyerini kendisinin işletmeye başladığını, davacının dini ve milli bayramlarda çalışmasının bulunmadığını, tüm yıllık izinlerini kullandığını, ekat belgesinin sağladığı tüm hak ve menfaatlerin işçinin mülkiyetinde olduğunu bu nedenle bu belgeye ait harç ödemelerinin işçi tarafından yapılacağını savunarak davanın reddini talep etmiştir.
C) Yargılama Safhasının ve Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemenin 29/12/2011 tarihli ve 2010/294 E., 2011/663 K. sayılı ilk kararında; davacının kıdem tazminatı, fazla mesai ücreti ve ekat ücreti taleplerinin reddine, yıllık ücretli izin taleplerinin kabulüne karar verilmiştir.
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
Karar, Dairemizin 09.04.2014 tarihli ve 2012/23672 E., 2014/11862 K. sayılı ilamı ile bozulmuştur.
Mahkemece bozma ilamına uyulmayarak önceki kararda direnilmiştir.
Direnme kararının süresi içinde davacı tarafından temyizi üzerine, Dairemizin 22/10/2015 tarihli ve 2015/24039 E., 2015/29574 K. sayılı ilamı ile direnmenin yerinde olmadığı anlaşıldığından, temyiz incelemesinin yapılmak üzere dosyanın Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’na gönderilmesine karar verilmiştir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 27.06.2018 tarihli ve 2015/9-3559 E., 2018/1282 K. sayılı kararı ile direnme kararı usulden bozulmuştur.
Bu defa Mahkemece, Dairemiz bozma ilamına uyularak karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
Mahkemenin direnme kararı Yargıtay Hukuk Genel Kurulu tarafından “.. direnme kararının usulüne uygun olmadığı..” gerekçesi ile bozulmuştur.
1086 sayılı HUMK. nun 429/4 ve 6100 sayılı HMK. nın 373/7. maddeleri uyarınca “Yargıtay Hukuk Genel Kurulu kararına uymak zorunludur. “
Bu emredici düzenleme karşısında Mahkemece Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun bozma kararına uyarak usulüne uygun bir direnme kararı verilmesi yasal zorunluluktur.
Mahkemenin hiçbir hal ve şartta Yargıtay Hukuk Genel Kurulu kararına aykırı bir karar vermesi söz konusu olamaz.
Kaldı ki ilk direnme kararı, davalı yararına usulî kazanılmış hak oluşturmuştur.
Mahkemece Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun bozma kararı doğrultusunda usulüne uygun bir direnme kararı oluşturarak direnme kararının temyizi halinde dosyayı Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’ na göndermek yerine 6100 sayılı HMK. nın “Yargıtay Hukuk Genel Kurulu kararına uymak zorunludur. ” şeklindeki 373/7. maddesine aykırı ve davalı yararına oluşan usulî kazanılmış hakkı ihlal eder şekilde yerinde ve yasal olmayan gerekçe ile davanın kısmen kabulüne karar verilmesi hatalıdır.
Bu bağlamda Mahkemece yapılacak iş, ara kararı ile ” ilk kararda direnildiğini ” belirtip, ilk mahkeme kararının hüküm fıkrasını aynen koruyarak (kararın hüküm fıkrasında yer alan ve karar verilmesine yer olmadığına karar verilen kısım yönüyle de ilk hükümdeki gibi) karar oluşturmak, gerekçeli kararda da direnme gerekçesini yazmaktır.
Yerinde ve yasal olmayan gerekçe ile direnme kararı yerine davanın kısmen kabulüne karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 18.09.2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.