YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/5766
KARAR NO : 2019/15267
KARAR TARİHİ : 05.09.2019
MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
A)Davacı İsteminin Özeti
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının 15/05/2006 tarihinde asıl işveren olan Mersin İl Özel İdaresi’ne bağlı … İlçe Özel İdaresi Bakımevi Şantiyesinde, alt işveren olan … Temizlik İnş. Med. Oto. Gıd. Tek. Dek. Tur. Tah. Tic. Ve San. Ltd. Şti. nezdinde şoför olarak işe başladığını, davacının işine 30/03/2014 tarihinde, önceden herhangi bir bildirimde bulunulmadan ve haklı bir sebep gösterilmeksizin son verildiğini iddia ederek 100,00 TL kıdem tazminatı, 100,00 TL ihbar tazminatı, 100,00 TL fazla çalışma ücreti alacağı, 100,00 TL hafta tatili ücreti alacağı ve 100,00 TL yıllık izin ücreti alacağının fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir.
B)Davalı Cevabının Özeti
Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde özetle; ilgili yasal düzenlemenin getirdiği yetki, görev ve sorumluluklar neticesinde davacının iş akdine son verildiğini, bu nedenle davacının alt işveren olan müvekkili şirketten alacak ve tazminat talebinde bulunamayacağını haksız ve yasal dayanaktan yoksun davanın reddi gerektiğini savunmuştur .
Davalı belediye vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının müvekkili kurum çalışanı olmadığını, diğer davalı şirketin bağımsız bir şirket olduğunu, Özel idarenin yetkilerinin değişik kurumlara devredildiğini savunarak davanın müvekkili yönünden reddini talep etmiştir.
C)Yerel Mahkeme Kararının Özeti
Yerel mahkemece 01.12.2015 tarihinde davanın kısmen kabulüne kısmen reddine dair verilen karar Dairemizin 30.03.2018 tarih, 2017/12851 Esas, 2018/7123 Karar sayılı ilamıyla “Mahkemece davacının feragat dilekçesi, feragatin diğer davalıya sirayet edip etmeyeceği hususlarının değerlendirilerek bir karar verilmesi için hükmün bozulması gerekmiştir.” gerekçesiyle bozulmuştur. Mahkemece bozma ilamına uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda feragatin diğer davalıya da sirayet edeceği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
D)Temyiz
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
E)Gerekçe
Somut uyuşmazlıkta davacı, yerel mahkemece verilmiş 01.12.2015 tarihli karar temyiz aşamasında iken, 28.03.2018 tarihli dilekçesiyle T.C. …’nde kadroya geçeceğinden bahisle davalı belediye hakkındaki davadan feragat etmiştir. Dairemiz tarafından feragat dilekçesinin değerlendirilmesi için verilen bozma kararından sonra yerel mahkemece feragatin diğer davalıya da sirayet edeceği gerekçesi ile davanın reddine karar vermiştir.
Davadan feragat bir maddi hukuk işlemi olduğundan, diğer davalılara etkisi sorunu üzerinde durulması gereklidir. Gerek mülga 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun 145. maddesi, gerekse yürürlükteki 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 166. maddesi uyarınca, müteselsil borçlulardan birinin ifa ya da takas yoluyla, kısmen veya tamamen borçtan kurtulması halinde, diğer müteselsil borçlular da alacaklıya karşı bu oranda borçtan kurtulurlar. Müteselsil borçlulardan birinin alacaklıyı tatmin etmeksizin borçtan kurtulması durumunda ise, diğer borçluların borcu kural olarak devam etmekle birlikte, durumun veya borcun niteliğinin elverdiği ölçüde, diğer borçlular bu borçtan kurtulmadan yararlanabilirler. Mülga 818 sayılı Kanun’un 147/2. maddesi ve 6098 sayılı Kanun’un 168/2. maddesi uyarınca da, alacaklının müteselsil borçlulardan birinin durumunu diğerleri zararına iyileştirdiği takdirde, bunun neticelerine katlanacağı düzenlenmiştir.
Kaldı ki, asıl işveren ve alt işverenin davaları birbirinden bağımsızdır. Aynı davada birlikte davalı bile gösterilseler, aralarında ihtiyarî dava arkadaşlığı bulunduğu için iddia ve savunmalarını birbirinden bağımsız olarak ileri sürerler.
“Davacı, davalı taraftaki ihtiyarî dava arkadaşlarından (davalılardan) biri hakkındaki davasından feragat edebilir. Bu feragat, diğer ihtiyarî dava arkadaşları (davalılar) hakkındaki davayı etkilemez; onlara karşı davaya devam edilir. Buna karşılık, davacının davalı taraftaki mecburî dava arkadaşlarından (davalılardan) biri hakkında davadan feragat etmesi, diğer mecburî dava arkadaşlarını (davalıları) da etkiler. Yani bu halde mahkeme, davacının (bütün davalılar hakkında) feragat nedeniyle reddine karar verir”. (Kuru, B: Hukuk Muhakemeleri Usulü, s.3582-3583)
Yapılan açıklamalar ışığında varılan neticede, eldeki uyuşmazlıkta davacı asilin davalılardan asıl işveren hakkındaki davadan feragati, diğer davalı alt işverene sirayet etmeyeceğinden bu davalı yönünden davaya devam edilerek bir sonuca bağlanması gerekirken, yazılı şekilde her iki davalı hakkındaki davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
F) Sonuç
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 05/09/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.