Yargıtay Kararı 9. Hukuk Dairesi 2019/6227 E. 2019/15279 K. 05.09.2019 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/6227
KARAR NO : 2019/15279
KARAR TARİHİ : 05.09.2019

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ (İŞ)

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

YARGITAY KARARI
A)Davacı İsteminin Özeti
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalıya karşı … Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2012/24 Esas 2013/514 Karar sayılı kesinleşen kararı ile 2.400 TL kıdem, 1.000 TL izin, 1.000 TL hafta tatili ve bayram tatili ,101 TL ihbar tazminatı almaya hak kazandığını, ancak 02.08.2013 havale tarihli bilirkişi raporunda 9.117,55 TL kıdem, 3.302,54 TL ihbar tazminatı, 2.476,90 TL yıllık izin, 1.365,29 TL ulusal bayram ve genel tatil ücreti, 54.321,34 TL hafta tatil ücreti olmak üzere 70.583,62TL alacağı bulunduğunun ortaya çıktığını iddia ederek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 3.201,54 TL ihbar tazminatı, 6.717,55 TL kıdem tazminatı, 1.476,90 TL yıllık izin ücreti, 54.686,63 TL hafta tatili ve bayram ücreti toplamı 66.082,62 TL’nin kıdem tazminatı için iş akdinin feshi tarihinden itibaren işleyecek en yüksek banka mevduatı faizi ile diğer tazminat ve alacaklar için dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
B)Davalı Cevabının Özeti
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının haklı bir mazeret bildirmeksizin 31/08/2009, 01/09/2009, 02/09/2009 tarihlerinde işe gelmediğini ve işe gelmediğine dair tutanak tutulduğunu, … Noterliği’nin 4 Eylül 2009 tarih ve 7230 yevmiye sayılı ihtarnamesi ile İş Yasasının 25/II/h maddesi uyarınca iş akdinin feshedildiğinin bildirildiğini, … Asliye Hukuk Mahkemesinin 2012/24 esas sayılı dosyası içinde bulunan bilirkişi raporunda davacının fazla çalışması bulunmadığı halde fazla çalışma ücret hesaplandığını savunarak bu nedenlerle haksız ve yersiz açılan davanın reddine, yargılama giderlerinin karşı yana tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
C)Yerel Mahkeme Kararının Özeti ve Yargılama Süreci
Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, kararın davalı tarafça temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 22.12.2015 tarih, 2015/20463 Esas, 2015/36392 Karar sayılı ilamıyla temyiz olunan karar bozulmuştur. Bozma ilamı sonrasında bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, ihbar tazminatı ve yıllık ücretli izin alacağı yönünden mahkemece verilen ilk karar bozulmadığından, bu alacaklar hakkında karar verilmesine yer olmadığına şeklinde hüküm kurulmuştur.
D)Temyiz
Karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
E)Gerekçe
1-Gerekçeli karar başlığında dava tarihinin 05.02.2014 yerine 08.02.2016 şeklinde yazılması mahallinde düzeltilebilir maddi hata kabul edilmiştir.
2-6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 297. maddesi gereğince mahkeme kararlarının;
a)Hükmü veren mahkeme ile hâkim veya hâkimlerin ve zabıt kâtibinin ad ve soyadları ile sicil numaraları, mahkeme çeşitli sıfatlarla görev yapıyorsa hükmün hangi sıfatla verildiğini,
b)Tarafların ve davaya katılanların kimlikleri ile Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası, varsa kanuni temsilci ve vekillerinin ad ve soyadları ile adreslerini,
c)Tarafların iddia ve savunmalarının özetini, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delilleri, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesini, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebepleri,
ç)Hüküm sonucu, yargılama giderleri ile taraflardan alınan avansın harcanmayan kısmının iadesi, varsa kanun yolları ve süresini,
d)Hükmün verildiği tarih ve hâkim veya hâkimlerin ve zabıt kâtibinin imzalarını,
e)Gerekçeli kararın yazıldığı tarihi,
İçermesi, hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi zorunludur. Bu biçim yargıda açıklık ve netlik prensibinin gereğidir. Aksi hal, hükmün infazında zorluklara ve tereddütlere, yargılamanın ve davaların gereksiz yere uzamasına, davanın tarafı bulunan kişi ve kurumların mağduriyetlerine sebebiyet verecek ve kamu düzeni ve barışını olumsuz yönde etkileyecektir (Hukuk Genel Kurulu – 2007/14-778 E., 2007/611 K.).
Somut uyuşmazlıkta, bozma sonrası Mahkemece “Hüküm” kısmının 3 numaralı bendinde “İhbar tazminatı ve yıllık izin ücreti alacağına dair karar verilmesine yer olmadığına, ” şeklinde hüküm kurulmuştur.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 22.02.2012 tarihli ve 2012/13-747 Esas, 2012/84 Karar sayılı ilamında ve Dairemizin emsal kararlarında belirtildiği gibi, Yargıtay tarafından bozulan karar, sonraki kararın eki niteliğinde değildir. Bozma ile birlikte önceki hüküm ortadan kalkarak hukukî geçerliliğini yitirir. Mahkemece bozulan karara atıf yapılarak yeni hüküm oluşturulamaz. Bozmadan sonraki kararlar 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 297. maddesine uygun olmalıdır.
Mahkemece HMK.nun 297. maddesine uygun ve tüm talepleri karşılayacak şekilde hüküm kurulması gerekirken yukarıdaki kanuni düzenlemeler ve ilkeler dikkate alınmaksızın, bozma sebebi yapılmayan alacak kalemleri hakkında “karar verilmesine yer olmadığına” şeklinde hüküm kurulması hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.
F)SONUÇ
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, bozma sebebine göre davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının isteği halinde ilgiliye iadesine, 05/09/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.