YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/6530
KARAR NO : 2019/16176
KARAR TARİHİ : 18.09.2019
MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalılardan T.C. … vekili tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin T.C. … Ankara Bölge Başkanlığı’nın ihale yolu ile Amasya 15. Piyade Tugay Komutanlığının yemek işini üstelenen hazır yemek şirketleri nezdinde 09/11/2005 tarihinden itibaren sürekli ve kesintisiz olarak 29/03/2010 tarihine kadar çalıştığını, iş akdinin haklı nedenle müvekkili tarafından feshedildiğini, müvekiklinin haftanın 3 günü sabah 05:00-15:00 arası diğer 3 günü ise sabah 11:00 – akşam 21:00 saatleri arasında davalı işyerinde garson, bulaşıkçı ve levazımcı olarak çalıştığını, fazla mesai ücretlerinin ödenmediğini, yıllık izinlerinin kullandırılmadığını, müvekkilinin dini ve milli bayramlarda hiç tatil yapmadığını ve ücretlerinin de ödenmediğini iddia ederek, kıdem tazminatı, yıllık izin ücret alacağı, fazla çalışma ücret alacağı, bayram tatili ücret alacağının davalı işverenlerden müşterek ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı … Yemek Tem. Güv. Teks. Bil. Med. Sağ. Hiz. Ltd. Şti. vekili, müvekkilinin T.C. … Ankara Tedarik Bölge Başkanlığının ihale yolu ile Amasya 15. Tugay Komutanlığının yemek işini üstlendiğini, davacının hiçbir zaman müvekkili şirkette çalışmadığını davanın husmetten reddi gerektiğini, esastan yapılacak inceleme ile de davanın reddine karar verilmesini, zamanaşımı def’inde bulunduklarını savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Davalı T.C. … vekili, davacının … Yemek firmasının işçisi olup müvekkili ile alakası olmadığından husumet nedeni ile davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, ihale edilen işin tali iş olduğunu, asıl işin savunma işi olduğunu, Bakanlık ile … Yemek arasındaki ilişkinin asıl işveren – alt işveren ilişkisi olmadığını, müvekkili idarenin 4734 Sayılı İhale Kanunu kapsamında hareket ettiğini, aradaki ilişkinin alım – satım ilişkisi olduğunu, işin bütünü ile işverene devrinde alt işveren ilişkisinden söz edilemeyeceğini ihale şartnamesine göre aradaki ilişkinin işyeri devri niteliğinde olduğunu, savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Birleşen davada davalı … Gıda Enerji San. ve Tic. Ltd. Şti. vekili, hakediliş durumunu kabul anlamına gelmemek kaydıyla, dava dilekçesinde davacının 2005 tarihinden itibaren dava konusu edilen alacaklarının ödenmediğinden bahsedildiğini, öncelikle müvekkili şirketin çalışmadığı dönemlerden sorumlu tutulması mümkün olmadığını, söz konusu taleplerle ilgili olarak ancak geriye doğru 5 yıllık dönemin talep edilebileceğini ve zamanaşımı itirazında bulunduklarını, müvekkili şirketin işçilik alacaklarından 2 yıl süre ile sorumlu olduğunu, müvekkili şirketin davacının çalışmış olduğu yerde yüklenici sıfatıyla görevinin 29/04/2011 tarihinde sona erdiğini, davacının sözleşmesini kendi iradesiyle sona erdirdiğini, davacının fazla mesai alacağının bulunmadığını, davacıya dini ve resmi bayramlarda çalışması karşılığının ödendiğini ve bu hususların da bordrolarda gösterildiğini, davacının yıllık ücretli izin alacağı talebinin yerinde olmadığını savunarak öncelikle husumet yönünden davanın reddini, bu taleplerinin yerinde görülmemesi halinde davanın esas yönünden reddini talep etmiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti ve Yargılama Süreci:
Mahkemece davacının taleplerine yönelik 2013/128 Esas 2014/547 Karar sayılı ilamı ile kıdem tazminatı, yıllık ücretli izin alacağı taleplerinin kabulüne, fazla mesai ücret alacağı ve dini milli bayram genel tatil ücreti alacağı taleplerinin ise hakkaniyet indirimi de yapılmak suretiyle kısmen kabulüne, karar verilmiştir. Davalılar vekillerinin temyizi üzerine Dairemizce; “6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 27. maddesinde yer bulan “Hukuki Dinlenilme Hakkı” gereğince davanın tarafları, müdahiller ve yargılamanın diğer ilgilileri, kendi hakları ile bağlantılı olarak hukuki dinlenilme hakkına sahip olup, bu hak yargılama ile ilgili olarak bilgi sahibi olunmasını, açıklama ve ispat hakkını, mahkemenin, açıklamaları dikkate alarak değerlendirmesini ve kararların somut ve açık olarak gerekçelendirilmesini içermektedir. Bu hak açıklamada bulunma hakkını ve dolayısı ile delil bildirme ve bildirilen delillerin toplanmasını ve değerlendirilmesini kapsar. Davanın taraflarının, usul hukuku hükümlerine aykırı olarak ispat hakkını kullanmalarının kısıtlanması, iddia ve savunma hakkının kısıtlanması sonucunu doğurur.
Somut uyuşmazlıkta, Mahkemenin 2013/463 E, – 2014/118 K, sayılı dosyası eldeki dosya ile birleştirilmiştir. Mahkemece birleştirme kararından önce davacı ve asıl dosya davalılarının delilleri toplanarak asıl dosyada bilirkişi raporu alınmıştır. Birleşen dosyasının davalısı … şirketi vekili ise birleşen dosyaya sunduğu cevap dilekçesinde diğer delillerle birlikte tanık deliline dayanmış ve iki tanık ismi bildirmiştir. Ne var ki, mahkemece birleşen dosya davalısı şirketin dinlenmesini talep ettiği tanıklar dinlenmediği gibi karar başlığında birleşen dosyanın esas-karar numarası yanlış yazılmış, gerekçede ise birleşen dosya davalısının savunmasına yer verilmemiş ve savunması değerlendirilmemiştir. Birleşen dosya açısından davalı tanıkları dinlenmeden yargılamanın bitirilip sonuçlandırılması hukuki dinlenilme hakkının ihlali niteliğinde olup bozmayı gerektirmiştir.
Kabule göre de, yargılama giderlerine harç dahil edilerek harçtan muaf olan davalı T.C. …’nın harçtan sorumlu tutulması da isabetsizdir.” şeklinde karar verilmiştir. Mahkemece bozma ilamına uyulmuş, ancak davacı vekilinin verdiği 15/04/2019 tarihli dilekçe ile şirket yönünden açtığı davadan feragat etmiş olması sebebiyle bozma gerekçesi dayanaksız kaldığından başkaca bir işlem yapılmaksızın alacak kalemleri yönünden bozma ilamı öncesinde dayanılan gerekçelerle, davalı kurum yönünden davanın kısmen kabulüne kısmen reddine, davalı şirketler yönünden ise davanın feragat nedeniyle reddine, karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davalı T.C. … vekili temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalı T.C. … vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davanın kısmen red kısmen kabulüne karar verildiği halde reddedilen kısım üzerinden vekil ile temsil edilen davalı yararına vekalet ücretine hükmedilmemesi hatalı olup bozma nedeni ise de bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hükmün HMK.nın geçici 3/2. maddesi yollaması ile HUMK. nun 438/7. maddesi uyarınca düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
F) SONUÇ:
Hüküm fıkrasına 11 numaralı bent olarak;
“11- Asıl davada davalı T.C. … kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, reddilen kısım üzerinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 2.725,00 TL. vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı T.C. …’na verilmesine,” bendinin yazılmasına, hükmün bu şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 18.09.2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.