Yargıtay Kararı 9. Hukuk Dairesi 2019/6577 E. 2021/4280 K. 18.02.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/6577
KARAR NO : 2021/4280
KARAR TARİHİ : 18.02.2021

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ : … 9. Hukuk Dairesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK
İLK DERECE MAHKEMESİ : … 2. İş Mahkemesi

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin 01/07/1992 tarihinde … Köy Hizmetleri İl Müdürlüğü’nde işçi olarak çalışmaya başladığını, 01.03.2005 tarihinde … İl Özel İdaresi’ne devrolduğunu, sonrasında 6360 sayılı Yasa gereği … İl Özel İdaresinin tasfiyesi ile … Büyükşehir Belediyesine devredildiğini ve halen davalı … Su Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğünde çalışmasını sürdürdüğünü, Türkiye Yol İş Sendikası ile işveren adına TÜHİS arasında yapılan toplu iş sözleşmesi gereği davacının bağlı olduğu inşaat iş kolunun devredilen Belediye Başkanlığının diğer işçilerinin bağlı olduğu genel işler iş kolundan ayrık tutulduğunu, bu kapsamda 01/03/2013 tarihli toplu iş sözleşmesi hükümlerinin 01/03/2015 tarihinden itibaren müvekkili yönünden bireysel iş sözleşmesi hükümlerine dönüştürülerek 01/03/2013 tarihli toplu iş sözleşmesinden kaynaklanan haklarının sürdürülmesi gerektiğini, … Sendikası ile davalı arasında yapılan toplu iş sözleşmesinde ücret yönünden aleyhe hükümler konulduğu gibi müktesep haklardan olan pozisyonların da yok sayıldığını, bu durumun nitelik gereklerine ve görev tanımı yönetmeliğine aykırı olduğunu, inşaat iş koluna mensup Özel İdareden devralınan müvekkilin genel işler iş kolunda değil inşaat iş kolunda değerlendirilmesi, ücret zamlarının ve diğer sosyal haklarının 01/03/2015-01/03/2017 dönemini kapsayan 2015 yılına ait kamu toplu iş sözleşmeleri çerçeve anlaşma protokolüne göre belirlenmesi gerektiğini ve Yol İş Sendikası ile TÜHİS arasında imzalanan 01/03/2015 – 01/03/2017 arasındaki dönem için imzalanan Toplu İş Sözleşmesi’nin ücrete ve sosyal haklara ilişkin hükümlerinin müvekkili hakkında bireysel iş sözleşmesi olarak uygulanması gerektiğinin tespiti ve buna göre ücret farklarının hesaplanması gerektiğini, müvekkilinin 2002 yılından bu yana … Köy Hizmetleri İl Müdürlüğü bünyesinde akaryakıt ambar görevlisi ve son olarak satın alma görevlisi olarak üst pozisyonlarda çalıştırılmasına karşın maaşının daha düşük pozisyon olan iş makinesi yağcısı olarak gösterildiğini, bu nedenle ücretlerinin eksik hesaplanıp ödendiğini, bu durumun ilerleyen yıllarda aleyhine ücret farklılığının doğmasına yol açtığını, davalı idare tarafından toplu iş sözleşmesinin 98/3. maddesine aykırı hareket edilerek derece kademe intibakı yapıldığını, 1985 yılında işe başlayan müvekkili için 2001 yılına kadar olan dönem içinde her bir yılın ayrı ayrı değerlendirilerek olması gereken derece ve kademesinin belirlenmesi gerekirken toplu iş sözleşmesine aykırı davranıldığını, sonuç olarak müvekkilinin kadroya alınma tarihine kadar olan çalışma sürelerinin eksik hesaplandığını, başlangıçtan itibaren hatalı işlem yapılması nedeniyle ilerleyen yıllar içinde de müvekkilinin kadro ve derecesinin hatalı belirlendiğini, 2002 yılından itibaren baskın olarak akaryakıt ambar görevlisi ve satın alma görevlisi olarak çalıştığını ancak maaşının daha düşük pozisyondan ödendiğini,yine müvekkiline sağlanan ve parayla ölçülebilen ikramiye, prim ve diğer sosyal yardımlar ile fazla çalışma ücretleri ile akdi ve yasal tediyelerin de eksik ödendiğini ileri sürerek, Yol-İş Sendikası ile TÜHİS arasında son olarak 01/03/2015 – 01/03/2017 tarihleri arasında akdedilen toplu iş sözleşmesinin, ücrete ve sosyal haklara ilişkin hükümlerinin davacı hakkında bireysel iş sözleşmesi olarak uygulanması gerektiğinin tespitine, davacının 2002 yılından itibaren akaryakıt ambar görevlisi ve satın alma görevlisi olarak çalıştırıldığının ve iş makinesi sürücü operatörü pozisyonu üzerinden eklenmeyen derece ve kademelerinin yeniden hesaplanarak dava tarihi itibariyle olması gereken derece ve kademesinin tespitine, tespit edilecek derece ve kademesine göre derece ve kademe farkından kaynaklanan dava tarihinden geriye doğru 5 yıllık fark ücret alacaklarının tespiti ile ücret farkı alacağının, toplu iş sözleşmesinden kaynaklanan alacaklarının, ilave tediye farkı alacağının, akdi ikramiye farkı alacağının, fazla mesai ücreti farkı alacağının tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı cevabının özeti:
Davalı vekili, 06.12.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6360 sayılı Kanunun geçici 1. maddesinin 10. fıkrasında “…devredilen veya nakledilen işçilerin ücret ile diğer mali ve sosyal hakları toplu iş sözleşmesi bulunan işçiler bakımından yenileri düzenleninceye kadar devir veya nakil işleminden önce tabi oldukları toplu iş sözleşmesi hükümlerine göre,toplu iş sözleşmesi olmayan işçiler bakımından 2012 yılı eylül ayında geçerli olan bireysel iş sözleşmesi hükümlerine göre belirlenir” düzenlemesi bulunduğunu, diğer yandan 26/03/2014 tarih ve 28953 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan İşkolları Yönetmeliğinde Değişik Yapılmasına Daire Yönetmeliğin 8. Maddesindeki düzenlemeye göre davacının genel işler işkoluna dahil edildiğini, davacının 1985 yılında Köy Hizmetleri İl Müdürlüğünde çalışmaya başlaması ve akabinde bu kurumun kapatılmasından sonra 6360 Sayılı Yasa kapsamında davalı kurumun devrinin yapıldığını ve davacının da davalı İdare kapsamında bulunan Fen İşleri Daire Başkanlığında çalışmaya başladığını, davacının Yol İş Sendikası ile TÜHİS arasında imzalanan 01/03/2013-28/02/2015 tarihleri arasında geçerli olan toplu iş sözleşmesi hükümlerinden faydalandığını, ancak İşkolları Yönetmeliğinde yapılan değişiklik ile genel işler işkoluna alındığını ve buna göre 01/03/2015 – 01/03/2017 dönemini kapsayan ve adı geçen sendika ile TÜHİS arasında akdedilen toplu iş sözleşmesinden yararlanabilmesinin mümkün olmadığını, Yol İş Sendikası üyeliği sona eren davacının tarafı olmadığı bir sendikanın imzaladığı Toplu İş Sözleşmesin’ den yararlanamayacağını, davacının 01/03/2013 tarihinden itibaren iş makinesi sürücüsü operatörü olarak atandığını, söz konusu tarihten itibarende buna göre ücretinin ödendiğini, buna göre derece ve kademesinin yanlış değerlendirildiği ve hatalı veya eksik ücret ödendiği iddiasının yersiz olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti:
İlk Derece Mahkemesince, toplanan deliller ile bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İstinaf Başvurusu:
İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı, davalı taraf istinaf başvurusunda
bulunmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesi Kararının Özeti:
Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Temyiz Başvurusu:
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Somut uyuşmazlıkta; davacı vekili, müvekkilinin 01.07.1992 tarihinde dava dışı kapatılan Köy Hizmetleri İl Müdürlüğünde işe başladığını, 02.02.2001 tarihinde kadroya geçirildiğini, 12.11.2012 tarihinde … İl Özel İdaresinin tasfiye sürecine girmesi ve yasal düzenlemeler ile davalı … Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü’ne devredildiğini, davacının 2001 yılında kadroya alınırken geçici işçilikte geçen hizmetinin dikkate alınmadığını, ilk defa işe giriyormuş gibi işlem yapıldığını, ayrıca o tarihe dek sürücü operatörü olarak görev yapmasına ve intibak sonucu kadrosunun 4.dereceden başlatılmasının gerekmesine karşın, iş makinası yağcısı olarak 2. dereceden başlatıldığını, 2002 yılından itibaren ise ambar görevlisi olarak çalışmasına karşın ve pozisyonunun hatalı olarak, iş makinası yağcısıymış gibi devam ettirildiğini, hatalı derece ve kademe nedeniyle eksik ücret ödemesi yapıldığını, ayrıca, … İl Özel İdaresi nezdinde çalışırken üyesi olduğu Türkiye Yol İş Sendikası ile işveren adına TÜHİS arasında imzalanan toplu iş sözleşmesinden yararlandığını, 26.03.2014 tarihli İşkolları Yönetmeliğinde yapılan değişiklikte İl Özel İdarelerinden başka kamu kurum ve kuruluşları ile mahalli idarelere 30 Mart 2014 tarihinden sonra devredilen işçilerin şahsına münhasır olmak üzere bu işçiler tarafından yerine getirilen işlerin İş Kolları Yönetmeliğinin 13 sıra numaralı inşaat işkolu bölümünde düzenlendiğini, buna göre Özel İdareden devredilen işçilerin bağlı olduğu inşaat iş kolunun, Büyükşehir Belediyelerinin diğer işçilerinin bağlı olduğu genel işler işkolundan ayrık tutulduğu ,bu düzenlemenin amacının, davacı ve bu durumdaki işçilerin iş kolu konusundaki sendikal hak ve menfaatlerinin korunması ve Yol İş Sendikası ile olan bağının Büyükşehir Belediyesine taşınması olduğunu, buna göre bu bağın devam etmesi nedeniyle, davacının devrinden sonra da 01.03.2013 tarihli toplu iş sözleşmesi hükümlerinin bireysel iş sözleşmesine dönüşerek davacının haklarının sürdüğünü, nitekim … Sendikası ile davalı arasında yapılan toplu iş sözleşmesinde ücret yönünden aleyhe hükümler konulduğu gibi müktesep haklardan olan pozisyonların da yok sayıldığını, bu durumun nitelik gereklerine ve görev tanımı yönetmeliğine aykırı olduğunu, inşaat iş koluna mensup özel idareden devralınan davacının genel işler iş kolunda değil inşaat iş kolunda değerlendirilmesi, ücret zamlarının ve diğer sosyal haklarının 01/03/2015-01/03/2017 dönemini kapsayan 2015 yılına ait Kamu Toplu İş Sözleşmeleri çerçeve anlaşma protokolüne göre belirlenmesi gerektiğini ve Yol İş Sendikası ile TÜHİS arasında imzalanan 01/03/2015 – 01/03/2017 arasındaki dönem için imzalanan toplu iş sözleşmesinin davacı hakkında bireysel iş sözleşmesi olarak uygulanması gerektiğini ileri sürerek, neticede Yol İş Sendikası ile TÜHİS arasında 01/03/2015 – 01/03/2017 tarihleri arasında akdedilen toplu iş sözleşmesinin ücrete ve sosyal haklara ilişkin hükümlerinin davacı hakkında bireysel iş sözleşmesi olarak uygulanması gerektiğinin tespitini, davacının 2002 yılından itibaren akaryakıt ambar görevlisi ve satın alma görevlisi olarak çalıştırılmasına karşın derece ve kademelerinin bu pozisyona göre belirlenmemiş olması nedeniyle dava tarihi itibariyle olması gereken derece ve kademesinin tespiti ile tespit edilecek derece ve kademe farkından kaynaklanan dava tarihinden geriye doğru 5 yıllık fark ücret alacaklarının tahsiline karar verilmesini, talep etmiştir.
Mahkemece hükme dayanak alınan bilirkişi raporunda, davacının 2001 yılında gerçekleşen intibakı sırasında pozisyonunun akaryakıt ambar görevlisi ve satın alma görevlisi olduğunu ileri sürdüğü, intibak ve terfi listelerinde kadroya geçirilmeden önce 2000 yılı itibariyle pozisyonunun sürücü operatörü (şoför) olarak gösterildiği, 2001 yılındaki intibak sırasında ise iş makinesi yağcısı olarak gösterildiğini, buna göre davacının pozisyonunun 2001 yılındaki intibak sırasında hatalı olduğu, akaryakıt ambar görevlisi pozisyonunda gösterilmesi ve buna göre derece ve kademe verilmesi gerekirken sürücü operatörü olarak gösterildiğini, dosyaya sunulan pozisyon cetvellerine göre ambar görevlisinin derecesi 6.dereceden başlayıp 16.dereceye kadar gittiği, satın alma görevlisinin ise 15. derecede bittiği, buna göre davacının 2001 yılı intibakı sırasında ambar görevlisi olduğu,daha sonra ise satın alma görevlisi olduğu dikkate alınarak derece kademe ilerlemesi yapılması gerektiği belirtilerek hesaplama yapılmış ise de, dosya kapsamında yer alan belgelerden; 01.07.1992 yılında işe başlayan davacının 02.02.2001 tarihine kadar geçirdiği çalışma süresi 5 yıl 3 ay 14 günlük hizmetine karşılık 2 derece ve 6 kademenin 2001 yılındaki intibak sırasında mevcut olan derece ve kademesine eklenmesi gerektiği yönündeki belirleme yerinde bulunmakla birlikte, 01.09.2000 tarihli … Köy Hizmetleri İl Müdürlüğü ile davacı arasındaki hizmet akdi formunda yapılacak işin sürücü operatörlüğü olarak gösterildiği, 02.02.2001 tarihli … Köy Hizmetleri İl Müdürlüğünün davacının mevsimlik işçilikten sürekli işçilik kadrosuna atama belgesinde görevinin iş makinası yağcısı olarak belirtildiği, 10.01.2011 tarihinde … İl Özel İdaresi Destek Hizmetleri Müdürlüğü tarafından Genel Sekreter oluru ile davacının satın alma görevlisi olarak görevlendirildiği ve ardından sınava girerek söz konusu satın alma görevlisi pozisyonuna atanma hakkı elde ettiği anlaşılmakla, davacının kendi iddiası dışında kadroya alındığı dönemde fiilen ambar görevlisi ve satın alma görevlisi olarak çalıştığına dair somut bir delile rastlanmamasına bilakis aksi yönde belgelerin mevcut bulunmasına karşın, intibakının ambar ve satın alma görevlisi olarak çalışması nedeniyle hatalı yapıldığı yönündeki kabul ve buna dayalı yapılan derece kademe tespiti dosya delil durumu ile uyumlu bulunmamaktadır.
Bununla birlikte, bilirkişi raporunda, davacı vekilinin davacının … İl Özel İdaresi nezdinde çalışması devam ederken yararlandığı Türkiye Yol İş Sendikası ile işveren adına TÜHİS arasında imzalanan toplu iş sözleşmesi hükümlerinin davalı Kuruma devrinden sonra bireysel iş sözleşmesi hükmü olarak devam edeceği gibi 26.03.2014 tarihinde İşkolları Yönetmeliğinde yapılan değişiklikte İl Özel İdarelerinden başka kamu kurum ve kuruluşları ile mahalli idarelere 30 Mart 2014 tarihinden sonra devredilen işçilerin şahsına münhasır olmak üzere bu işçiler tarafından yerine getirilen işlerin İş Kolları Yönetmeliğinin 13 sıra numaralı ‘inşaat işkolu’ bölümünde düzenlendiği, buna göre özel idareden devredilen işçilerin bağlı olduğu inşaat işkolunun Büyükşehir Belediyeleri’nin diğer işçilerinin bağlı olduğu ‘genel işler’ işkolundan ayrık tutulduğu, bu nedenle davacının genel işler iş kolunda değil inşaat iş kolunda değerlendirilmesi, ücret zamlarının ve diğer sosyal haklarının 01/03/2015-01/03/2017 dönemini kapsayan 2015 yılına ait Kamu Toplu İş Sözleşmeleri çerçeve anlaşma protokolüne göre belirlenmesi gerektiği ve Yol İş Sendikası ile TÜHİS arasında 01/03/2015 – 01/03/2017 arasındaki dönem için imzalanan Toplu İş Sözleşmesi’nin ücrete ve sosyal haklara ilişkin hükümlerinin davacı hakkında bireysel iş sözleşmesi olarak uygulanması gerektiği yönündeki iddiasının yerinde olduğu değerlendirilerek, söz konusu toplu iş sözleşmesi hükümlerine göre talep konusu yapılan alacakların hesaplamasının yapıldığı anlaşılmaktaysa da, 06.12.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6360 sayılı Kanunun geçici 1. maddesinin 10. bendinde “…devredilen veya nakledilen işçilerin ücret ile diğer mali ve sosyal hakları toplu iş sözleşmesi bulunan işçiler bakımından yenileri düzenleninceye kadar devir veya nakil işleminden önce tabi oldukları toplu iş sözleşmesi hükümlerine göre, toplu iş sözleşmesi olmayan işçiler bakımından 2012 yılı eylül ayında geçerli olan bireysel iş sözleşmesi hükümlerine göre belirlenir” düzenlemesi getirilmiş olup, davacının … İl Özel İdaresi nezdinde çalışmakta iken 6360 sayılı Yasa kapsamında 31.03.2014 tarihinden itibaren davalı … Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü bünyesinde çalışmaya devam ettiği, devir öncesi Yol İş Sendikası üyesi olarak 31.03.2013-28.02.2015 tarihleri arasında yürürlükte olan toplu iş sözleşmesi hükümlerinden yararlandığı, yukarıda belirtildiği üzere 6360 sayılı Kanunun geçici 1. maddesinin 10. bendindeki düzenleme gereğince devredildiği davalı Kurumda yeni bir toplu iş sözleşmesi düzenleninceye dek devir öncesi tabi olduğu toplu iş sözleşmesi hükümlerinin uygulanmasına devam olunacağı, buna göre davalı … Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü ile … Sendikası arasında yeni toplu iş sözleşmesinin imzalandığı 30.06.2015 tarihine dek davacının devir tarihinden önce tabi olduğu 31.03.2013-28.02.2015 tarihleri arasında yürürlükte olan toplu iş sözleşmesi hükümlerinden yararlanmaya devam edeceği, düzenlemeye göre yeni toplu iş sözleşmesinin yürürlüğe gireceği tarihe dek arada boşluk oluştuğu iddiasının yerinde olmayacağı, yönetmelik hükümlerinin Kanuna aykırı olamayacağı işkolu yönetmeliğindeki değişikliğin davacının fiilen çalıştığı işkolu yerine davalı Kuruma devrinden önce tabi olduğu işkoluna tabi olmaya devam edeceği şeklinde yorumlanamayacağı gözetilmeksizin, hatalı değerlendirmelere dayalı olarak yazılı şekilde verilen karar isabetsiz olup, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının ortadan kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararının yukarıda yazılı sebeplerle BOZULMASINA, dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 18.02.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.