YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/6602
KARAR NO : 2019/16299
KARAR TARİHİ : 23.09.2019
MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin 27/12/2007 tarihinden itibaren davalı … Hiz. ve Dan. A.Ş. sigortalısı olarak diğer davalı… Ambalaj San. ve Tic. A.Ş.’ye ait iş yerinde çalışmaya başladığını ve çalışmasının 25/05/2014 tarihine kadar sürdüğünü, işyerindeki görevinin kolileme elemanı olduğunu, asgari ücret üzerinden maaş aldığını, davalılar arasında alt işveren-üst işveren ilişkisi bulunmadığı gibi söz konusu ilişkide açık bir muvazaa bulunduğunu, davalı işverenlerin eşit davranma borcuna aykırı hareket ederek müvekkilini birçok hakkından mahrum bıraktığını, müvekkilinin alması gereken ikramiyenin ödenmediğini, yine alması gereken bayram harçlığı, yılbaşı yardımı, yıllık izin yardımı, yakacak yardımını alamadığını, ücret zammından 100 TL eksik yararlandığını iddia ederek, müvekkilinin baştan itibaren davalı… Ambalaj San. ve Tic. A.Ş. işçisi olduğunun tespiti ile eşit davranma borcuna aykırılıktan doğan ve başta yılda 2 ikramiye olmak üzere mahrum kalınan haklar ile eşit davranma borcuna aykırılıktan kaynaklanan 4 aylık maaş tutarında tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı… Ambalaj San. ve Tic. A.Ş. vekili, husumet itirazında bulunduklarını ve davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığını, eşit davranma borcunun doğumu için işçilerin aynı işverene bağlı olarak aynı işyerinde çalışıyor olması koşulunun arandığını, davacının müvekkili şirket işçisi olmadığından taleplerinin reddi gerektiğini, eşit davranma borcunun tüm işçilerin hiç bir fark gözetilmeksizin aynı duruma getirilmesi anlamına gelmediğini, eşit davranma ilkesinin aynı görevi gören, aynı statüde bulunan çalışanlar açısından anlam ifade edeceğini, çalışan işçinin kıdemi, eğitim derecesi gibi özelliklerin de dikkate alınması gerektiğini, müvekkili şirketin eşit işlem borcuna aykırılık teşkil edecek bir eyleminin bulunmadığını, bu hususta ispat yükünün davacıda olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı … Hiz. ve Dan. A.Ş. vekili, zamanaşımı itirazında bulunduklarını, davalılar arasında muvazaalı bir iş ilişkisi olmadığını, işyerinde çalışanlar arasında ayrımcılık yapılmadığını, davacının alması gereken tüm haklarını aldığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
C) Yargılama Süreci ve Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, davalı … Hiz. ve Dan. A.Ş. aleyhine açılan davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine, davalı… Ambalaj San. ve Tic. A.Ş. aleyhine açılan davanın kabulüne dair verilen karar, davalı… Ambalaj San. ve Tic. A.Ş. vekilinin temyizi üzerine Dairemizce bozulmuştur.
Dairemizin 11/02/2019 tarih ve 2015/30385 Esas-2019/3149 Karar sayılı bozma ilamında özetle; davacı işçinin ücretinin emsali işçiden az ödenmesi 4857 sayılı İş Kanununun 5. maddesinde belirtilen ayrımcılık kapsamında değerlendirilemeyeceğinden, davacının eşit davranma borcuna aykırılık (ayrımcılık) tazminatı talebinin reddine karar verilmesi gerekirken kabulünün hatalı olduğu ve davaya konu alacaklar bakımından dava dilekçesi ile istenen kısma dava, ıslah (talep arttırımı) ile artırılan miktarlar bakımından ise ıslah (talep arttırımı) tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerektiği belirtilmiştir.
Yerel mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, davalı … Hiz. ve Dan. A.Ş. aleyhine açılan davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine, davalı… Ambalaj San. ve Tic. A.Ş. aleyhine açılan davanın esastan reddine karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı, yasal süresi içinde davacı vekili temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davalı… Ambalaj San. ve Tic. A.Ş. yönünden bozmadan sonra yapılan yargılama sonucunda mahrum kalınan fark alacağı talebinin reddine karar verilmesinin davacının usuli müktesep hakkını ihlal edip etmediği noktasında toplanmaktadır.
Vermiş olduğu bir hüküm Yargıtay tarafından bozulan ve Yargıtay’ın bu bozma kararına gerek iradi ve gerekse kanuni şekilde uymuş olan yerel mahkeme, bozma kararı doğrultusunda inceleme yapmak ve hüküm kurmak zorundadır. Mahkeme uyma kararını kaldırarak, direnme kararı veremeyeceği gibi, hükmünün bozma kararının kapsamı dışında kalarak kesinleşmiş olan bölümleri hakkında da yeni bir hüküm kuramaz. Bozmaya uyulmakla bozma lehine olan taraf yararına usuli kazanılmış hak doğmuş olur. Hükmün bir kısmının bozma kapsamı dışında bırakılmasının amacı bu kısımların doğru olduğunu belirlemek, bozmanın sınırlarını çizmek ve bu şekilde usuli kazanılmış hakları oluşturup, korumaktır. Yargıtay tarafından bozulan bir hükmün bozma kararının kapsamı dışında kalmış olan kısımları kesinleşir. Kesinleşmiş bu kısımlar, lehine olan taraf yararına usuli kazanılmış hak oluşturur.
Somut uyuşmazlıkta, bozma öncesi mahrum kalınan fark alacağına yönelik talep kabul edilmiş ve bu husus Dairemizce bozma konusu yapılmamış iken, mahkemece bozmaya uyulduğu halde davacı lehine oluşan usuli kazanılmış hak ihlal edilerek mahrum kalınan fark alacağı talebinin reddine karar verilmesi hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgilisine iadesine, 23/09/2019 tarihinde oy birliği ile karar verildi.