YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/6702
KARAR NO : 2020/16543
KARAR TARİHİ : 24.11.2020
BÖLGE ADLİYE
MAHKEMESİ : İstanbul 31. Hukuk Dairesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK
İLK DERECE
MAHKEMESİ : İstanbul 4. İş Mahkemesi
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, süresi içinde duruşmalı olarak temyizen incelenmesi davalı vekilince istenilmesi üzerine dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 24/11/2020 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü davalı adına vekili Avukat … ile karşı taraf adına vekili Avukat … geldiler. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor sunuldu, dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı işyerinde ürün geliştirme operasyon birim yöneticisi olarak 12.10.1999-11.11.2014 tarihleri arasında çalıştığını, İstanbul 12. İş Mahkemesi’nin 2014/744 Esas sayılı dosyasında işe iade davası açtığını, davanın kabulüne dair verilen kararın Yargıtay’ca onanmak suretiyle kesinleştiğini, işe başlatılması için gönderdiği ihtarname davalıya 12.10.2015 tarihinde tebliğ edilmesine rağmen işe başlatılmadığını belirterek kıdem ve ihbar tazminatı farkı ile bir kısım işçilik alacağının davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının fark, kıdem ve ihbar tazminatı talep edemeyeceğini ve başka işyerinde çalışmış olduğunun tespit edilmesi halinde boşta geçen süre ücretinden mahsup edilmesi gerekeceğini beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti:
İlk Derece Mahkemesince, yapılan yargılama sonucunda toplanan deliller ve bilirkişi raporuna dayanılarak, yazılı gerekçe ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İstinaf Başvurusu :
İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı, davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesi Kararının Özeti :
Bölge Adliye Mahkemesince, ihbar tazminatı bakımından gelir vergisinin hatalı hesaplandığı ve yapılan ödemelerin temerrüt tarihi olan 22.11.2015 tarihine göre faiz hesabı yapılması gerektiği gerekçesiyle davalı tarafın istinaf başvurusunun kabulü ile, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilerek yeniden hüküm kurulmuştur.
Temyiz Başvurusu :
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Taraflar arasındaki uyuşmazlık boşta geçen süre alacağının belirlenmesinde dikkate alınacak ücret miktarı noktasındadır.
Boşta geçen süreye ait en çok 4 aya kadar ücret ve diğer haklar için ise, feshi izleyen dönem ücretlerine göre hesaplama yapılmalıdır. Geçersiz sayılan fesih tarihinden sonra boşta geçen en çok dört aylık sürede işçinin çalışması devam ediyormuş gibi ücret ve diğer haklar belirlenmelidir.
Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda boşta geçen süre alacağının feshin kesinleştiği tarihteki ücret dikkate alınarak hesaplanmıştır. Yukarıdaki ilkede belirtildiği üzere boşta geçen süre alacağı ilk fesih tarihindeki ücret ve diğer haklar üzerinden hesaplanması gerekmektedir. Bu bakımdan feshin kesinleştiği tarihteki ücrete göre boşta geçen süre alacağının hesaplanması hatalıdır.
Boşta geçen sürenin en çok 4 aylık kısmı içinde gerçekleşen diğer haklar kavramına, ikramiye, gıda yardımı, yol yardımı, yakacak yardımı ve servis hizmeti gibi para ile ölçülebilen haklar dahil edilmelidir. Söz konusu hesaplamaların işçinin belirtilen dönemde işyerinde çalışıyormuş gibi yapılması ve para ile ölçülebilen tüm değerlerin dikkate alınması gerekir. Bununla birlikte işçinin ancak fiili çalışması ile ortaya çıkabilecek olan fazla çalışma ücreti, hafta tatili ile bayram ve genel tatil günlerinde çalışma karşılığı ücret ile satışa bağlı prim gibi ödemelerinin, en çok 4 ay kadar boşta geçen süre içinde ödenmesi gereken diğer haklar kavramında değerlendirilmesi mümkün olmaz
Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda boşta geçen süre alacağı bakımından davacının fesihten önceki son bir yılda ödendiğini belirttiği miktarın emsal işçi zam oranına ve davacının 2014 yılında çalıştığı sürye oranlayarak belirlediği prim miktarının tamamı eklenerek sözkonusu alacağın hesaplandığı anlaşılmaktadır. Davacının bordroları incelendiğinde en son 2013 Ocak ayı bordrosunda prim alacağı tahakkukunun bulunduğu,emsal çalışanların bordrolarına göre de 2014-2015 yıllarında prim tahakkuklarının bulunmadığı sabittir. Davalı taraf 2013 yılında yapılan prim ödemesinin 2012 yılı primi olduğunu, 2013 ve devamı yıllarda prim ödemesi yapılmadığını beyan etmiştir. Dosya kapsamında bulunan bilgi ve belgelere göre 2013 yılından sonra davalı işyerinde emsal çalışanlar ve davacıya prim ödemesinin bulunmadığı, davacı tarafça ödendiğinin de ispatlanamadığı anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca boşta geçen süre bakımından prime hak kazanmadığı, buna göre boşta geçen süre alacağı hesaplamasında prim alacağının dikkate alınmaması gerekli iken yazılı gerekçe ile hüküm altına alınması hatalıdır.
Kabule göre de yıllık prim miktarının aya düşen kısmının tespit edilmesi ve boşta geçen süre alacağı bakımından 4 aylık tutarın dikkate alınması gerekli iken yıllık prim miktarının tamamının boşta geçen süre alacağına eklenmesi hatalıdır.
Ayrıca davacı işçinin fesihten önceki bir yıl içinde prim alacağına hak kazanmadığı, bu nedenle giydirilmiş ücretin tespiti bakımından da primin dikkate alınmaması gerekmektedir.
Sonuç:
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, davalı yararına takdir edilen 3.050,00 TL duruşma vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine, peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 24/11/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi