YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/6759
KARAR NO : 2020/16544
KARAR TARİHİ : 24.11.2020
BÖLGE ADLİYE
MAHKEMESİ : İstanbul 32. Hukuk Dairesi
İLK DERECE
MAHKEMESİ : İstanbul 8. İş Mahkemesi
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, süresi içinde duruşmalı olarak temyizen incelenmesi davacı vekilince istenilmesi üzerine dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 24/11/2020 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü davacı adına vekili Avukat … geldi. Karşı taraflar adına gelen olmadı. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor sunuldu, dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti:
Asıl ve birleşen dava davacı vekili, davalı …’ın müvekkilli bankanın … Şubesi’nde 2. Müdür olarak çalışmakta iken 01.08.2002 tarihinde izin aldığını ve bir daha şubeye dönmediğini, aynı gün bankanın … Şubesi’ne müracaat eden bazı müşterilerin başvurusu üzerine yapılan ilk incelemede bazı hesapların mevcut olmadığı ve ibraz edilen hesap cüzdanlarının incelenmesinde … Şubesi ile birleştirilen eski Karagümrük Şubesi ile ilgili olduğunun tespit edildiğini, bu olaylar üzerine Banka Teftiş Kurulu Başkanlığı tarafından inceleme ve soruşturma sonucunda düzenlenen 23.10.2002 tarih ve 9 nolu inceleme raporunda da ayrıntılı görüleceği üzere davalı …’ın usulsüz işlemlerle 69.970.080,282 TL ve 107.540,49 USD’yi zimmetine geçirdiğinin tespit edildiğini, …’ın usulsüz işlemlerinde kayınbiraderi …’ın hesaplarını kullandığının tespit edildiğini belirterek zararın davalıdan tahsilini talep etmiştir. Birleştirilen davada; …’ın Ticaret Yatırım Menkul Değerler A.Ş. nezdinde mevcut …’ın usulsüz olarak aktardığı paralarla oluşan 2126 nolu hesabındaki menkul kıymetler portföyünün dava dilekçesi ekinde sunulan ekstrede yazılı hisse senetlerinin gerektiğinde paraya çevrilerek banka zararının tahsili ile müvekkili bankaya aynen verilmesini talep etmiştir.
Davalılar Cevabının Özeti:
Birleşen dosya davalısı … vekili, müvekkilin …’ın hesaplarını kullandığı kişilerden biri olduğunu, müvekkilinin …’a hesapları üzerinde işlem yapması için yetki ve izin vermediğini, müvekkilinin her gün hesaplarını kontrol etme imkanı olmadığını, …’ın hesabı üzerinde işlemler yaptığından bu olayların ortaya çıkmasından sonra haberdar olduğunu, … tarafından yapılan usulsüz işlemlerde müvekkilinin hiçbir menfaatinin bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Asıl dosya davalısı …’ın davaya cevap vermediği anlaşılmaktadır.
İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti:
İlk Derece Mahkemesince, yapılan yargılama sonucunda toplanan deliller ve bilirkişi raporuna dayanılarak, yazılı gerekçe ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İstinaf Başvurusu :
İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesi Kararının Özeti :
Bölge Adliye Mahkemesince, davacı tarafın istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353/1-b.2 maddesi uyarınca kabulü ile, İlk Derece Mahkemesinin kararının ortadan kaldırılmasına karar verilmiştir.
Temyiz Başvurusu :
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davacı tarafın aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Taraflar arasında uyuşmazlık davacı bankanın ıslah dilekçesinde talep ettiği zarar miktarlarının dikkate alınıp alınmayacağı noktasındadır.
Somut olayda, davacı banka dava dilekçesinde bankanın Teftiş Kurulu Başkanlığı tarafından düzenlenen 23.10.2002 tarihli 9 nolu inceleme raporuna göre davalının usulsüz işlemleri neticesinde zimmetine geçirdiği para nedeniyle uğradıkları zararı fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla talep ettiği, yargılama sürerken teftiş raporunda belirtilen mudilerin bir kısmının açtığı davaların kesinleştiği ve bu zararlarında davalı banka tarafından ödendiği belirtilerek bu miktarlarında ıslah dilekçesi ile talep edildiği anlaşılmaktadır. Her ne kadar Bölge Adliye Mahkemesince her davanın açıldığı tarihteki şartlara görde değerlendirileceği gerekçesi ile ıslah ile talep edilen zarar miktarları dikkate alınmamış ise de; davacı tarafın fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak zarar miktarını belirlediği, bu nedenle yargılama sırasında dava konusu teftiş raporunda belirtilen mudilerin açtığı davalar neticesinde oluşan zararların da ıslah yoluyla talep edilebileceği anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca davacı bankanın yargılama devam ederken kesinleştiğini belirttiği mahkeme dosyaları bakımından zararının bulunup bulunmadığı değerlendirilerek karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile hüküm kurulması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, davacı yararına takdir edilen 3.050,00 TL duruşma vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine, peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde davacı tarafa iadesine, 24/11/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi