YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/815
KARAR NO : 2019/13478
KARAR TARİHİ : 17.06.2019
MAHKEMESİ : …BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 30. HUKUK DAİRESİ
DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine, işe iadesine ve yasal sonuçlarına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin kabul kararına karşı davalı avukatı istinaf başvurusunda bulunmuştur.
…. Bölge Adliye Mahkemesi 30. Hukuk Dairesi davalı avukatının istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir.
… Bölge Adliye Mahkemesi 30. Hukuk Dairesi’nin kararı süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı özetle; müvekkilinin davalı işveren bünyesinde 05.08.2010 tarihinde Kabin Memuru-Hostes olarak işe başladığını, davalı işverenliğin 05.05.2017 tarihli B. 02. 2. THY. 071. 07.00 Sayılı Bildirimli Fesih konu açıklamasıyla Kabin Memuru olan müvekkilinin iş akdinin hukuka aykırı olarak, geçersiz bir şekilde haksız ithamları içerir şekilde sonlandırıldığını, davalının fesih bildiriminin ı. paragrafında bahsettiği hususlar ile alakalı yani devamsızlık, rapor alınması, kabin amirinin ikazlarının dikkate alınmaması, uçuş boyunca güler yüzlü davranmamak gibi iddialar ile alakalı (2014 yılı -2015-2016 yılı ) 2016 yılının ekim ayında müvekkilimden savunma istendiğini ve müvekkilinin 23 Ekim 2016’ da bu konular ile ilgili savunmasını teslim ettiğini, müvekkilinin aldığı raporların sağlık sorunu nedeniyle alındığını, müvekkilinin devamsızlık addedilen konular ile alakalı da gerekli açıklama ve savunmayı bilgi olarak süresinde ilettiğini, 2017 yılındaki 1 günlük devamsızlık nitelemesi yapılan durum ile alakalı ise 10.04.2017 tarihinde müvekkilinin savunma verdiğini, iş akdi ise 05.05.2017 tarihinde feshedildiğini, fesih bildirimine bakıldığında 2014-2015-2016 yıllarına dair iddialara dair konular fesih bildirimine konu edildiğini, hatta işverenin müvekkilinin 2014-2015-2016 yıllarına dair sunmuş olduğu savunmasına itibar edildiğini ve herhangi bir işlem yapmadığını işverenlik kendisi ikrar ettiğini, müvekkiline şans verilmesi gibi bir durumdan değil müvekkilinin savunmasında belirttiği hususların samimi ve gerçeği yansıtmasından ötürü olduğunu, davalının yaptığı feshin hukuka aykırı ve geçersiz olduğunu, davalı işverenlik müvekkilinin fesih bildiriminin ilk paragrafında belirtildiği üzere 2014 yılı 2015 yılı 2016 yılma dair iddia ettiği haksız ve asla kabul etmedikleri nedenleri belirterek fesih bildirimine konu ettiğini, oysa ki müvekkilinin iş akdinin 05.05.2017 tarihinde işverence feshedildiğini, fesih için geçerli bir nedenin ortaya çıkması halinde fesih hakkının makul bir sürede kullanılması gerektiğini, davalının eylemi ile fesih sebebi arasında hakkaniyete uygun bir oran olmadığını ve fesih işlemi ölçülülük ilkesine uygun olmadığını, müvekkilinden 02.04.2017 tarihindeki 1 günlük devamsızlık olarak nitelenen hususa ilişkin işverence 10.04.2017 tarihinde savunması istendiğini, müvekkilinin süresinde savunmasını verdiğini, müvekkilinin hiçbir operasyonel aksaklığa sebebiyet veren davranışta bulunmadığını, görevine habersiz gelmemezlik yapmadığını, iddia ederek; feshin geçersizliğinin tespiti ile tarafının işe iadesine karar verilmesini taleple dava etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili özetle; davacının hizmet akdinin, yaklaşık 7 yıllık çalışma hayatının son 3 yılında sık sık hastalık raporu alması ve mazeretsiz devamsızlık sonucu işyerindeki çalışma düzeni, disiplini ile iş barışında olumsuzluklara sebebiyet verip iş ilişkisini çekilmez hale getirmesi sebebiyle İş Kanunu’nun 17.,18., ve 19. maddelerine uygun olarak kıdem ve ihbar tazminatı ödenmek suretiyle geçerli sebeple feshedilmiş olduğundan haksız ve mesnetsiz davanın reddi gerektiğini, davacının müvekkili işyerinde 05.08.2010 tarihinde “kabin memuru” olarak işe başladığını, işe giriş tarihinden itibaren beraber uçuş görevi yaptığı kabin amirlerinin ikazlarını dikkate almamak, güler yüzlü olmamak, uçakta sorumlu olduğu galley bölgesindeki trolleyleri yerinden çıkartarak kontrol etmemek ve en önemlisi hizmet akdinin geçerli feshine esas dayanak oluşturan hastalık mazereti altında işe devam etmemek ve bazen de mazeretsiz işe gelmemek şeklinde olumsuz tutum ve davranışlar içine girdiğini, davacının 2014 yılında muhtelif tarihlerde toplam 9 gün, 2015 yılında muhtelif tarihlerde toplam 7 gün ve 2016 yılında muhtelif tarihlerde toplam 81 gün hastalık mazereti altında işe gelmemesi ve ayrıca 2014 yılında 1 gün, 2015 ve 2016 yıllarında 2 ’şer gün mazeretsiz devamsızlık yapması neticesinde işgücü planlamasının olumsuz etkilenmesi, işyerinde olumsuzluklara, iş arkadaşlarının çalışma programlarında değişiklik yapılmasına sebebiyet veren iş ilişkisini çekilmez hale getiren olumsuz tutum ve davranışları sebebiyle 18.10.2016 tarihli yazı ile birinci defa savunması istendiğini, davacının vermiş olduğu 24.10.2016 tarihli savunma müvekkili Ortaklık Personel Yönetimi Başkanlığınca incelendiği ve davacıya bir şans daha verilerek hakkında herhangi bir işlem yapılmadığını, ancak, davacının 02.02.2017 tarihinde 1 gün olmak üzere yine mazeretsiz devamsızlık yaptığının tespiti üzerine bu defa 03.04.2017 tarihli yazı ile ikinci defa savunması istendiğini, davacı dava dilekçesinin 5. sayfasında da açıkladığı üzere; “Şubat ayı programında Sağlık Muayene Kodu (MU1) gördüğünü, programda detaylı ve yeterli açıklama yer almadığı için bunun aşı muayenesi olduğunu düşündüğünü, her ne kadar daha önce ası muayenesi Atatürk Havalimanı Yeşilköy THY A.O. Sağlık Müdürlüğü’nde yapılmış olsa da kendisinin …’te ikamet ettiği, kendi imkanları ile ….’e gitmesinin bir hayli zor olacağı, … Sağlık Müdürlüğü’nde aşı olup, belgesini … A.O. Personel İşleri Şefliğine ve Planlama Şefliğine e-posta gönderdiği, böylece gerek planlama, gerekse aşı masrafları konusunda işveren Ortaklığı düşündüğü….” şeklindeki tutarsız, gerçeği yansıtmayan, davalı/işveren müvekkili Ortaklık usul ve prosedürlerine aykırı gerekçeler ile dolu 10.04.2017 tarihli 2. savunmayı verdiğini, davacının da ikrar ettiği gibi Şubat 2017 programında 02.02.2017 tarihinde Periyodik Sağlık Muayenesi’nin (MU1) yapılacağı kendisine tebliğ edilmiş olup, gerekli açıklama davacının programının 2. sayfasında yapıldığını, davacının 02.02.2017 tarihinde ….Havalimanı …. adresindeki Genel Müdürlük Binası’ndaki Sağlık Müdürlüğü’nde yapılması gereken Periyodik Sağlık Muayenesine gelmemesinin geçerli, kabul edilebilir bir mazerete dayanmadığı sabit olup, işbu savunması yeterli görülmediğinden İş Kanunu’nun 17.,18.ve 19. maddeleri hükümlerine uygun olarak hizmet akdinin kıdem ve ihbar tazminatı ödenmek suretiyle feshi hususunda Ortaklık İcra Komitesinin 04.05.2017 tarih ve 613 sayılı kararı aldığını, fesih gerekçesinin somut olarak belirtildiği fesih bildirimi; davacıya 05.05.2017 tarihinde tebliğ edildiğini, davacının 2014, 2015 ve 2016 yılında aldığı raporların sayısı 18 olup, bu raporların incelenmesinden bu raporların çok büyük bir bölümünün kulak-burun boğaz rahatsızlıkları, nezle, bel ağrısı vs. gibi hastalıklar olduğunun görüleceğini, her ne kadar dava dilekçesinde davacının hizmet akdinin feshine konu olan 2014- 2015-2016 yılındaki raporlarının feshe konu edildiği, savunmasının 10.04.2017 tarihinde alındığı, feshin ise 05.05.2017 tarihinde yapılmasının makul süre kavramı ile örtüşmediği neticede feshin geçersiz olduğu ileri sürülmüş ise de davacının bu iddialarının kabul edilemediğini, sık sık rapor almak suretiyle işe gelmemek halinin belli bir zamana yayılması kaçınılmaz bir olgu olup, uygulamada ve Yargıtay’ca da benimsendiği üzere işçinin geçmişe doğru birbirini takip eden son 2-3 çalışma yılındaki rapor sürelerinin değerlendirilmeye tabi tutulacağını, davacının 2014-2015-2016 yıllarında muhtelif tarihlerde almış olduğu raporların feshe dayanak alınmasında iddia edildiğinin aksine makul süre kavramı ile çelişen herhangi bir durumun söz konusu olmadığını, davacının sık sık rapor alması ve mazeretsiz işe gelmemesi sebebiyle ilk savunmasının alınması ve kendisine davalı işveren Ortaklıkça son bir sans daha verilmesini müteakip 02.02.2017 tarihinde geçerli bir mazereti olmaksızın işe gelmeyerek bu husustaki olumsuz davranışında ısrarcı olmaya devam ettiğini, ayrıca; davacının 2. savunmasının alındığı 10.04.2017 tarihinden itibaren 1 ay bile dolmadan 25 günlük bir süre içinde 05.05.2017 tarihinde davalı işveren tarafından feshedildiğini, neticen yapılan işin stratejik, ulusal ve uluslararası niteliği de dikkate alındığında davacının iş ilişkisini çekilmez hale getiren devamsızlıklarına ve yetersizliğine davalı işveren müvekkili Ortaklık tarafından daha fazla katlanılması mümkün olmadığından, davalı işveren müvekkili Ortaklığın kanun ile kendisine tanınmış işbu fesih hakkını geçerli sebebe dayanarak kullandığını, bu nedenle haksız davanın reddine savunarak, davanın reddini talep etmiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan kanıtlara dayanılarak; ”… kabin memuru olarak çalışan davacının iş sözleşmesinin görev yaptığı süre içerisinde sık sık rapor alması, bunu alışkanlık haline getirmesi, bunun işyerinde olumsuzluğa yol açması gerekçesiyle savunmasının alınması ve davacıya son bir şans verilmense ilişkin bildirimden sonra davacının tekrar devamsızlık yaptığı gerekçesi ile feshedildiği, davalının devamsızlık yaptığını belirttiği 02.02.2017 tarihinde sağlık muayenesi nedeni ile işe devamsızlık yaptığı belirtilmiş ise de; sağlım muayenesine katılmama halinde uygulanacak prosedürün iş akdinin feshi olmadığı, bilakis kabin memuru periyodik muayeneye katılmama halinde T.C. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından verilecek cezanın ilgili personele rücu edileceğinin belirtildiği, bu durumda davacının iş akdine gerekçe yapılan devamsızlığın yaptırımının iş akdinin feshi olamayacağı, kaldı ki davacının önceki savunmasından sonra en son 02.02.2017 tarihinde 1 gün periyodik muayeneye katılmadığı, davalı tarafından 03.04.2017 tarihinde savunmasının istendiği, 10.04.2017 tarihinde savunmasını verdiği, iş sözleşmesinin ise 04.05.2017 talihinde feshedildiği anlaşılmıştır. Somut uyuşmazlıkta devamsızlık yapıldığı belirtilen tarihten fesih tarihine kadar yaklaşık 3 ay, savunmasının alındığı tarihten fesih tarihine kadar ise yaklaşık 1 ay geçtiği, bu durumda fesih hakkının makul süre içinde kullanılmadığı…” gerekçeleriyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Ç) İstinaf başvurusu :
İlk derece mahkemesinin kararına karşı, davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
D) İstinaf Sebepleri:
Davalı vekili istinaf başvurusunda; davalı müvekkili işverenin davacının hizmet akdini geçerli nedenle fesih hakkını makul süre içinde kullandığını, davacının 18/10/2016 tarihinde devamsızlıklarından dolayı 1 defa savunmasının istendiğini, davacının 24/10/2016 tarihli savunması sonrası davacıya bir şans verilerek herhangi bir işlem yapılmadığını, davacının sağlık raporları incelendiğinde hastalıkların her nasılsa ve çoğunlukla davacıya en fazla ihtiyaç duyulan mart-kasım yaz döneminde meydana geldiğini, her ay birden fazla defa rapor aldığını, bir rapor süresi bitimine müteakip yeniden rapor aldığını,02/02/2017 tarihindeki periyodik sağlık muayenesine katılmamak suretiyle yine devamsızlık yaptığının tespiti üzerine bu defa 03/04/2017 tarihli yazı ile ikinci defa savunmasının istendiğini, davacının savunması yeterli görülmediğinden İş Kanunu’nun 17, 18 ve 19 maddeleri gereğince geçerli nedenle feshi hususunda 04/05/2017 tarihli ve 613 sayılı Ortaklık İcra Komitesi kararının alındığını, fesihteki makul sürenin kaç gün olduğunun gerek İş Kanununda gerekse Yargıtay kararlarında belirlenmediğini, bu sürenin mahkeme hakimi tarafından her davada o davanın maddi olguları, işverenin faaliyet gösterdiği sektör, sektördeki büyüklüğü, istihdam ettiği personel sayısı, feshin belli bir prosedüre ve ünitelerin değerlendirmesine, onayına tabi olup olmadığı vs. unsurlara göre belirleneceğini, mahkemece makul sürenin belirlenmesinde hataya düşüldüğünü, davanın reddi gerekirken kabulüne karar verildiğini belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
E) Bölge Adliye Mahkemesi Kararının Özeti :
Bölge Adliye Mahkemesince, “…davalı işverenlikte kabin memuru-hostes olarak 05/08/2010 tarihinde çalışmaya başlayan davacıdan 15/07/2012 tarihli uçuş esnasındaki davranış ve söylemleri ile ilgili savunmasının istendiği ve alınıp 26/072012 tarihinde 1 günlük ücret kesim cezası verildiği, yine aynı şekilde 26/01/2013 tarihli uçuştaki benzer davranışları ile ilgili de savunmasının istenip, alındığı ve 22/02/2013 tarihinde uyarı cezası verildiği, bu tarihten sonra davacıdan aynı türden davranışları ile ilgili savunmasının istenmediği anlaşılmaktadır. Ancak davacının 2014, 2015 ve 2016 yılı ekim ayı dahil aldığı iş göremezlik raporlarının çokluğu gerekçe gösterilerek 18/10/2016 tarihinde savunmasının istendiği ve alındığı ancak davacı hakkında herhangi bir disiplin cezası ve yaptırım uygulanmadığı anlaşılmıştır. Yine davacının 02/02/2017 tarihinde mevzuat ve prosedür gereği 3 senede bir yapılması gereken MU1 sağlık muayenesine Atatürk Havalimanında bulunan davalı şirkete ait sağlık müdürlüğüne müracaat etmediği belirtilerek iki ay sonra 03/04/2017 tarihinde 1 gün devamsızlık yapmaktan dolayı savunması istenmiş, davacı savunmasını 10/04/2017 tarihinde yapmış, savunmasının yeterli görülmediği belirtilerek 02/05/2017 tarihli Genel Müdürlük Teklifi ve 04/05/2017 tarihli İcra Komitesi oluru sonrası davacının iş akdi 05/05/2017 tarihli yazılı fesih bildirimi ile ”2017 yılında 02/02/2017 tarihinde 1 gün devamsızlık yaparak öncesindeki alışkanlığınızı devam ettirdiğini, işyerinde olumsuzluklarına, uçuş operasyonunun aksamasına, iş arkadaşlarınızın programlarında değişiklik yapılmasına sebep olduğunuz ve iş ilişkisini çekilmez hale getirdiğinizden savunmanız istenmişti, savunmanız yeterli görülmemiştir, İş Sözleşmeniz İcra Komitesinin 04/05/2017 gün ve 613 sayılı kararı ile TİS atfıyla İş Kanunu 17,18 ve 19 maddelerine uygun olarak kıdem ve ihbar tazminatınız ödenerek feshedilmiştir.” denilmek suretiyle feshedilmiştir. Ancak davacının feshe konu sağlık muayenesini yaptırmamak eylemi ile ilgili olarak gerek davalı şirket yönerge ve talimatlarında gerekse davalı işverenlikte geçerli Toplu İş Sözleşmesinde ve davacının iş sözleşmesinde hüküm bulunmadığı bu muayeneyi yaptırmamanın davacı işçi yönünden müeyyideye bağlanmadığı anlaşılmıştır. Yine 02/02/2017 tarihinde muayene günü davacının idari izinli sayıldığının anlaşılması karşısında işe gitmediği kabul edilse dahi uçuş programında görevi olmayan ve idari izinli sayılan bir personelin bir gün işe gitmemesinin işyerinde ne gibi olumsuzluklara yol açtığını da davalı ispatlayamamıştır. Davacının daha önceden devamsızlık yaptığına dair tutanak ve belge de sunulmaması karşısında bir günlük devamsızlığa bağlanan fesih yaptırımı ağır bir sonuçtur. Kaldı ki davacı 02/02/2017 tarihli muayene günü ile ilgili olarak menenjit aşısı yapılacağı inancı ile ikametine uzak olan Atatürk Havalimanına şirket tarafından servis sağlanmadığı için gidemediğini, ikametine yakın olan Tuzladaki Sağlık kuruluşuna giderek menenjit aşısını yaptırdığını belirtmiş ve buna ilişkin aşı kartı örneğin de dosyaya sunmuştur. Bu durum da değerlendirildiğinde davalı işverenliğin fesih yetkisinin ölçülülük ilkesine aykırı olarak kullanılması nedeniyle haksız olup, daha önceden benzer davranışı nedeni ile hiçbir disiplin cezası olmayan davacının talimata aykırı davranması şeklindeki davranışının fesih dışında başka disiplin yaptırımı ile karşılanması gerekirken doğrudan iş sözleşmesinin feshedilmesinin ölçülü olmadığı feshin bu nedenle geçerli olmadığı anlaşıldığından, yine ayrıca devamsızlık tarihi olan 02/02/2017 tarihi itibariyle fesih işleminin yapıldığı 05/05/2017 tarihi arasında geçen süre de dikkate alındığında davalı işverenliğin makul sürede fesih yapmadığına ilişkin İlk Derece Mahkemesi davanın kabul gerekçesinde de bir isabetsizlik bulunmadığı…” gerekçesiyle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
F) Temyiz başvurusu :
Bölge Adliye Mahkemesi’nin kararına karşı davalı vekili temyiz başvurusunda bulunmuştur.
G) Gerekçe:
Somut uyuşmazlıkta; davalı kurum tarafından davacıya tebliğ edilen iş akdinin feshi bildiriminde fesih gerekçesinin ; “İşe giriş tarihinizden itibaren kabin amirinin ikazlarını dikkate almamanız, uçuş süresi boyunca güler yüzlü olmamanız, ASSCL uygulamasında sorumlu olduğunuz galley bölgesindeki trolleyleri çıkartarak kontrol etmemeniz, 2014 yılında 1 gün devamsızlık yapmanız ve toplam 9 gün raporlu olmanız, 2015 yılında 2 gün devamsızlık yapmanız ve toplam 7 gün raporlu olmanız, 2016 yılında toplam 2 gün devamsızlık yapmanız ve toplamda 81 gün raporlu olmanıza istinaden (işe başlanış tarihinden 2016 yılı sonuna kadar olan kastedilmiştir.) konu hakkında açıklamanızı sunmanız istenmiştir. Sunmuş olduğunuz açıklamanız incelenmiş, tarafınıza bir şans daha verilmiş ve hakkınızda herhangi bir işlem yapılmamıştır. Ancak bu tarihten sonra da devamsızlık yapmaya devam ettiğiniz 2017 yılında 1 gün devamsızlık yaptığınız hal ve hareketlerinizde de düzelme olacağı hususunda somut bir iyileşme olmadığından söz konusu alışkanlığınız nedeniyle operasyonel aksaklığa sebep olduğunuz iş gücü planlamasını olumsuz etkilediğiniz, iş yerinde olumsuzluklara ve iş arkadaşlarınızın uçuş programlarında değişiklik yapılmasına neden olduğunuz tespit edildiğinden çalışmalarınızdan verim alınamadığından ve hizmetinizden istifade edilemediğinden konu ile ilgili savunmanız istenmiştir.Sebep olduğunuz aksaklık makul sınırları aşacak şekilde değerlendirildiğinden vermiş olduğunuz savunma yeterli görülmemiş iş sözleşmeniz icra komitesinin 04.05.2017 gün ve 613 sayılı kararı ile toplu iş sözleşmesinin atfıyla 4857 sayılı iş kanununun 17, 18, 19.maddelerine uygun olarak kıdem ve ihbar tazminatınız peşin ödenmek kaydıyla iş sözleşmeniz bildirimli olarak feshedilmiştir .” şeklinde olduğu anlaşılmıştır.
Dosyadaki bilgi ve belgelerden, kabin memuru olarak çalışan davacının 2014, 2015 ve 2016 yıllarında sık sayılabilecek aralıklarla birçok rapor aldığı, fesihten 8-9 ay öncesince 2 defada alınan toplam 29 günlük istirahat raporunun anksiyete bozukluğu sebebiyle verildiği, keza yine 2 defada alınan 32 günlük iş görmezlik raporunun ise depresif nöbet nedeniyle verildiği ve davacının en son davalı işyerinde yaptırması gereken menenjit aşısını tamamen kendi inisiyatifiyle dışarıda bir sağlık merkezinde yaptırıp o gün işyerine hiç gitmediği bu durumun da davacının işyerine gelmeme sebebi araştırılırken ortaya çıktığı, işçinin bu eylemleri nedeniyle davalı işyerinde iş akışının bozulduğu, bu durumun davalı açısından geçerli fesih sebebi oluşturduğu davalı işverenin davacının savunmasını aldıktan sonra yukarıda açıklanan sebeple iş akdini geçerli nedenle feshettiği ve davalı işverenin feshinin usulüne uygun olduğu anlaşıldığından, davanın reddi yerine, yazılı gerekçeyle kabulü hatalıdır.
Dairemizce 4857 sayılı İş Kanunu’nun 20/3. maddesi uyarınca aşağıdaki gibi karar vermek gerekmiştir.
H) Hüküm:
Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-)Bölge Adliye Mahkemesi ile İlk Derece Mahkemesinin kararlarının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2-)Davanın REDDİNE,
3-)Alınması gereken 44,40 TL karar- ilam harcından davacının yatırdığı 29,20 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 15,20 TL karar-ilam harcının davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
4-)Davacının yaptığı yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı 458,00 TL. yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
5-)Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre belirlenen 2.725,00 TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-)Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davalıya iadesine,
7-)Dosyanın İlk Derece Mahkemesi’ne, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesi’ne gönderilmesine,
Kesin olarak 17.06.2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.