Yargıtay Kararı 9. Hukuk Dairesi 2020/1659 E. 2020/15009 K. 05.11.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/1659
KARAR NO : 2020/15009
KARAR TARİHİ : 05.11.2020

BÖLGE ADLİYE
MAHKEMESİ : Antalya 10. Hukuk Dairesi
İLK DERECE
MAHKEMESİ : … İş Mahkemesi

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davacı vekili ve davalılardan Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı vekili tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı ve Birleşen Dava Davacısının İsteminin Özeti:
Davacı … vekili; Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı İş Teftiş Kurulu Müfettişleri tarafından hazırlanan 26.02.2015 tarih ve 7241-PRG-10,9687 PRG 04 nolu programlı teftiş raporunda belirlenen fazla çalışma sürelerinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, işletmede çalışan tüm işçilerin sendikalı olup işçilere yıllık 270 saat fazla çalışma yaptırıldığını ve bu çalışmaların karşılığının da İş Kanunu ve Toplu İş Sözleşmesine uygun olarak ödendiğini, bordro ve puantajların birbiriyle uyumlu olduğunu ve ödemelerin banka kanalıyla yapıldığını ileri sürerek Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı İş Teftiş Kurulu Müfettişleri tarafından hazırlanan 26.02.2015 tarih ve 7241-PRG-10,9687 PRG 04 nolu programlı teftiş raporuna itirazlarının kabulü ile raporda adı geçen işçiye ait ödenmeyen fazla çalışma olmadığının tespitine ve raporun iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
Birleşen dosyada davacı vekili, müvekkili işçinin, davalıya ait iş yerinde 1989 yılından beri mevsimlik işçi statüsünde çalıştığını, … İş Sendikası üyesi olduğunu, Topli İş Sözleşmesin’den yararlandığını ve halen yararlanmakta olduğunu ileri sürerek fazla çalışma ücreti alacağının davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı ve Birleşen Dava Davalısının Cevabının Özeti:
Davalı işçi vekili, davanın süresinde açılmadığını, müfettiş raporlarının aksi kanıtlanıncaya kadar geçerli olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiş; davalı Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ise yasal süresinde davaya cevap vermemiştir.
Birleşen dosyada davalı … vekili; öncelikle derdestlik itirazında bulunduklarını, hukuki yarar yokluğu ve zamanaşımı itirazlarının kabulü ile davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğini savunarak dava şartlarına ilişkin itirazların kabul edilmediği takdirde öncelikle iş bu davanın … İş Mahkemesinin 2016/159 esas sayılı derdest olan dosyası ile birleştirilmesine ve davanın tamamının esastan reddine karar verilmesini istemiştir.
İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti:
İlk derece Mahkemesince verilen ilk hükmün Antalya BAM 10. Hukuk Dairesi’nin 19/09/2017 tarih ve 2017/2207 esas 2017/1713 karar sayılı ilamı ile yeniden görülmek üzere mahkemeye gönderilmesine üzere yapılan yargılama sonucunda, bilirkişi raporunda fazla çalışma süresine ilişkin puantaj kaydı sunulan dönemlerde puantaj kayıtlarında yer alan verilere itibar edilip puantaj kaydı sunulmayan dönemlerde ise fazla çalışma süresinin tanık anlatımı ve işveren vekilinin kabulü uyarınca hesaplandığı, bilirkişi raporunda yıl bazında belirlenen fazla çalışma sürelerinin teftiş raporunda belirtilenden düşük olan yıllar için davanın kabulüne, teftiş raporunda belirtilenden yüksek olan yıllar için ise davacı tarafın iptal talebinin reddine, birleşen dava yönünden ise davacı işçinin karşılığı ödenmemiş fazla mesai ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine karar verilmiştir.
İstinaf Başvurusu:
İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı, davacı ve davalı Bakanlık tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesi Kararının Özeti:
Bölge Adliye Mahkemesince, davacının haftada 5,5 gün, 24 saat esasına göre görev bölgesinde bulunduğu, İlk derece mahkemesince de bu kabul doğrultusunda hesaplama yapan bilirkişi raporunun esas alındığı, taraflar arasındaki uyuşmazlığın niteliği,Yargıtay 9. Hukuk Dairesi’nin 09.10.2019 gün ve 2019/5576 esas, 2019/17651 karar sayılı ilamı ve bu karar doğrultusundaki ilk derece mahkemesi kabul ve gerekçesinin doğru olduğu, kaldı ki aynı müfettiş raporunun iptaline yönelik olarak davacı … İdaresi tarafından açılan, yine fazla çalışma ücreti alacağı davasının Ankara İş Mahkemelerinde açılıp kesinleşen emsal dosyalarda da ilk derece mahkemesi tarafından aynı gerekçe ve kabulle verilen kararların Yargıtay 9. Hukuk Dairesi denetiminden geçerek kesinleştiği (Yargıtay 9. Hukuk Dairesi’nin 20.11.2019 gün ve 2019/7570 esas, 2019/20437 karar, 2019/7586 esas, 2019/20438 karar, 2019/7525 esas, 2019/20440 karar, 2019/7557 esas, 2019/20441 karar, 2019/7611 esas, 2019/20442 karar, 2019/7594 esas, 2019/20439 karar sayılı kararları), birleşen davanın ise asıl davanın davalısı olan işçi tarafından asıl davanın davacısı …’ne açılan fazla çalışma ücreti alacağına ilişkin olduğu, davacının belirtilen çalışma şekli ve düzeninde haftalık 30 saat fazla çalışma yaptığı, Yargıtay 9. Hukuk Dairesi’nin emsal içtihatlarının da bu yönde olduğu, bu sebeple birleşen davada hüküm altına alınan fazla çalışma alacağı doğru olup davacı … idaresinin birleşen davaya yönelik istinaf sebepleri de yerinde bulunmadığı gerekçeleriyle ana dava yönünden davacı ve davalı bakanlık vekilinin istinaf başvurularının Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine, birleşen dava yönünden ise davalı idare vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanununun 352. maddesi gereğince kesin karara ilişkin bulunduğundan reddine karar verilmiştir.
Temyiz:
Karar yasal süresi içerisinde davacı … ve Davalı Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı vekilleri tarafından ayrı ayrı temyiz edilmiştir.
Gerekçe:
Taraflar arasında öncelikli olarak birleşen davanın istinaf kesinlik sınırı kapsamında kalıp kalmadığı konusunda uyuşmazlık bulunmaktadır.
Miktar veya değeri istinaf kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar bakımında 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 341. maddesi uyarınca istinaf kanun yoluna başvurulamaz. Kesinlik sınırı kamu düzeni ile ilgilidir.
Dosya içeriğine göre, istinafa konu edilen toplam miktar 11.765,01 TL olup İlk Derece Mahkemesinin karar tarihi olan 28.05.2019 itibari ile istinaf kesinlik sınırı olan 4.400,00 TL’nin üzerinde olmasına karşın Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanununun 352. maddesi gereğince kesin karara ilişkin bulunduğundan reddine karar verilmiştir.
Öte yandan; fazla çalışma alacağına yönelik alacak davasının birleştiği ana davanın 26/02/2015 tarih ve 7241-PRG-10, 9687 PRG-04 sayılı İş Müfettiş raporuna yönelik iptal istemli olduğu ve raporun iptali isteminin reddi yada kabulünün birleşen alacak davasındaki tespit ve değerlendirmeler ile hesaplamalara göre belirlendiği dikkate alındığında, birleşen davada belirlenen alacağın tamamının İlk Derece Mahkemesinin karar tarihi itibariyle kesinlik sınırı olan 4.400,00 TL’nin altında kalması durumunda dahi kararın kesin olduğundan söz edilmesi mümkün değildir.
Açıklanan sebepler ile Bölge Adliye Mahkemesi tarafından birleşen dava yönünden işin esasına girilerek değerlendirme yapılması ve özellikle Dairemizce aynı gün temyiz incelemesine tabi tutulan 2020/1644,1678,1685 ve 1686 esas sayılı dava dosyalarında belirlendiği üzere hesaplanan fazla çalışma alacağından indirim yapılması gerekip gerekmediği hususunun tespit edilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile birleşen dava bakımından İlk Derece Mahkemesi kararının kesin olduğunun kabul edilmesi hatalıdır.
SONUÇ: Temyiz olunan, yukarıda esas ve karar numarası yazılı olan Bölge Adliye Mahkemesi kararının, yukarıda yazılı sebepten BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA, bozma sebebine göre davacı …’nün ve davalı Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nın gerek ana davaya gerekse birleşen davaya yönelik sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 05.11.2020 gününde oybirliğiyle olarak karar verildi.