Yargıtay Kararı 9. Hukuk Dairesi 2020/1851 E. 2020/7869 K. 15.09.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/1851
KARAR NO : 2020/7869
KARAR TARİHİ : 15.09.2020

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : İTİRAZIN İPTALİ

Davacı vekili tarafından verilen 17.02.2020 havale tarihli dilekçede; Dairemizin 13.01.2020 tarihli ve 2019/8175 E., 2019/8175 K. sayılı onama kararının maddi hataya dayalı olarak verildiği ileri sürülerek kararın ortadan kaldırılması ve hükmün bozulmasına karar verilmesi talep olunmuştur.
Dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Yargılama safhasında alınan raporlar arasındaki çelişkinin giderilmediği ve davalıların gerekçeli karar hakkının ihlal edildiği hususları gözden kaçırılarak karar verildiği anlaşılmakla yukarıda tarih ve numarası belirtilen ONAMA KARARININ ORTADAN KALDIRILMASINA ve hükmün aşağıdaki şekilde bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili; davalılardan Rıdvan ve …’nın eski … Kapital A.Ş. Nişantaşı Şubesinin müşterek hesap sahipleri olduğu, eski şube çalışanı …’in muhtelif müşteri hesaplarından davalılara ait hesaba müşteri talimatı olmaksızın usulsüz aktarımlar gerçekleştirdiği, zarar gören mudilere ödemeler yapıldığı, davalıların hesaplarına usulsüz olarak yatırılan meblağlar sonucu oluşan zararın banka kaynağından sağlanarak diğer mudilere ödenmesi nedeniyle uğranılan zararın tahsili için İstanbul 11. Icra Müdürlüğünün 2009/15339 yeni 2001/14224 eski sayılı dosyası ile takibe geçildiği, davalılar tarafından takibe haksız ve kötü niyetli olarak itiraz edildiği iddia edilerek davalılar tarafından takibe yapılan itirazın iptaline ve en az %40 icra inkar tazminatının davalılardan tahsilini talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı …; davanın İcra İflas Kanunu’nun 67/1 maddesi gereğince bir yıllık süre içerisinde açılmadığını, … Kapital A.Ş.nin Nişantaşı şubesinde kısa bir süre şube müdürü olarak görev yapıp zarardan kendisinin sorumlu tutulamayacağını, imza yetkisinin bulunmadığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Davalılardan Ridvan ve … vekili; müvekkillerinin Kadıköy’de ikamet edip Kadıköy Asliye Ticaret Mahkemelerinin yetkili olduğunu, dava konusu alacağın zamanaşımına uğradığını, icra takibinin müvekkilleri açısından yenilenmediği, yenileme dilekçesinde sadece borçlulardan Nilüfer Dilaver açısından talepte bulunulup bu borçlu açısından yenileme kararı verildiği, müvekkilleri hakkındaki dava yenilenmediğinden itirazın iptali davasının görülemeyeceğini savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkeme, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanarak davacı Bankanın temlik aldığı mülga Kapital … Nişantaşı Şubesinde davalı …-Rıdvan Meta adına açılmış bulunan 66149 no.lu hesaba dört ayrı hesaptan Davalı …’in onayı ile 18.12.2000-02.03.2001 tarihleri arasında toplam 10.285,00 TL para aktarıldığı, söz konusu paranın davalı müşteriler tarafından iade edilmediği, buna karşılık davacı Banka tarafından söz konusu tutarların mağdur müşterilere diğer yapılan usulsüz işlemlerle birlikte düzenlenen ibra protokolü ile ödendiği ve bu şekilde davacı bankanın zararının oluştuğu, davacı banka tarafından davalılardan söz konusu tutarın keşide edilen ihtarname ile geri ödenmesinin talep edildiği, davalı Banka müşterileri tarafından ihtarnameye karşı ihtarname gönderilmesine karşılık konuya hesap ekstrelerini almadıklarını şubedeki görevlileri tanımadıklarını beyan ettikleri haksız para aktarımını kabul etmedikleri, ancak söz konusu 10.285,00 TL’ nin davalı müşterilerin hesabına aktarıldığının sunulu hesap ekstreleri ve dekontları ile sabit olduğu ve iadesine ilişkin bir kaydın olmadığı oluşan davacı banka zararından Davalı müşteriler …- Rıdvan Meta ile davalı Şube Yöneticisi …’in mali yönden tahsilde tekerrür olmamak üzere müştereken ve müteselsilen sorumlu oldukları, davacının İstanbul 11.İcra Müdürlüğü 2001/14224 Esas dosya üzerinden 10.285,00 TL asıl alacak, 2.517,11 TL işlemiş faiz ve 125.86 TL Bsmv olmak üzere yapılan hesaplamada takip tarihinde toplam 12.927.97 TL alacağının, bu tutar üzerinden devam etmesi gerektiği gerekçesiyle,
“İstanbul 11. İcra Müdürlüğünün 2001/14224 esas dosyasına konu itirazın KISMEN İPTALİ ile; 10.285,00 TL asıl alacak ile 2.517,11 TL işlemiş faiz ve 125,86 TL BSMV toplamı olan 2.642,97 TL üzerinden takibin kaldığı yerden DEVAMINA,
“Takip tarihinden itibaren asıl alacak olan 10.285,00 TL’ye 3095 Sayılı Yasa gereği değişen oranlarda faiz işletilmesine,
“Asıl alacak olan 10.285,00 TL’nin, takip tarihi nazara alınarak alacak belirlenebilir ve likit olmakla %40 olan 4.073,26 TL icra inkar tazminatının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,” karar vermiştir.
Temyiz:
Kararı davacı ve davalılardan … ile … vekilleri temyiz etmiştir.
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davacının tüm davalılardan … ile …’nın aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Eldeki dava itirazın iptali davası olup, davalılardan … ile Rıdvan Meta yargılama safhasında icra dosyasının 2001 yılında işlemden kaldırıldığı, davacının yenileme talebinin ise sadece dava dışı takip borçlusuna ilişkin yapılıp alacaklı tarafında da bu işleme karşı itiraz ve şikâyette bulunmadığından haklarında icra takibi bulunmadığı, bu nedenle itirazın iptali davası koşullarının bulunmadığını ileri sürmüştür.
Davalıların bu itirazına yönelik olarak ise banka müfettişi olan bilirkişiden alınan ek raporda, uzmanlık alanı olmadığından bu konuda bir değerlendirme yapılamadığı açıklanmıştır.
Dosya içeriğinden, davalılar aleyhine İstanbul 11. icra müdürlüğünün 2009/15339 yeni 2001/14224 eski sayılı dosyası ile takibe geçilerek zararın tahsilinin istendiği, davalı borçlular tarafından 18.07.2001 ve 23.07.2001 tarihlerinde borca itiraz edilerek haklarındaki takibin durduğu, dosyada herhangi bir takip işlemi yapılmadığından takip dosyasının 31.12.2002 tarihi itibari ile işlemden kaldırıldığı, alacaklı vekili tarafından 22.04.2009 tarihinde İİK. 78. maddesi uyarınca takip talebinin yenilenmesi konusunda dilekçe verildiği, ancak İcra Müdürlüğü tarafından sadece takip borçlusu olan N.D. yönünden takibin yenilenmesine karar verilip sadece bu davalıya ödeme emri çıkarıldığı, eldeki davanın davalıları yönünden ise yenileme işlemi yapılmadığı görülmekle birlikte dosyanın görev yönünden bozulmasından önce de İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce salt bu nedenle davanın reddine karar verildiği görülmüştür.
Hal böyle iken, somut olgulara dayalı olup uyuşmazlığın esasına etkili olan usule ilişkin bir itirazın kararda karşılanmaması, davalıların gerekçeli karar hakkının ihlaline sebebiyet vereceğinden isabetsizdir.
3-Uyuşmazlık, usulsüz bankacılık işlemleri nedeniyle oluşan banka zararının tahsili amacıyla başlatılan takibe yapılan itirazın iptali talebine ilişkindir.
Mahkemece, davalı …-Rıdvan Meta adına açılmış bulunan 66149 no.lu hesaba dört ayrı hesaptan davalı …’in onayı ile 18.12.2000-02.03.2001 tarihleri arasında toplam 10.285,00 TL para aktarıldığı, söz konusu paranın davalı müşteriler tarafından iade edilmediği, buna karşılık davacı Banka tarafından sözkonusu tutarların mağdur müşterilere diğer yapılan usulsüz işlemlerle birlikte düzenlenen ibra protokolü ile ödendiği ve bu şekilde davacı Bankanın zararının oluştuğu gerekçesiyle bu zarardan davalıların sorumlu tutulmasının yerinde olduğu kabul etmiştir.
Bu kabul mevcut delil durumuna göre davalı … yönünden yerinde ise de, diğer davalılardan … ve Rıdvan Meta için yerinde değildir ve eksik incelemeye dayalıdır.
Zira dosya içeriğine göre; gerek davacı Banka Teftiş Kurulu Başkanlığı Müfettişi tarafından yapılan inceleme neticesinde düzenlenen rapordan gerekse, İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce yapılan yargılamada alınan heyet raporu ile hükme esas alınan tek kişilik bilirkişi raporundan, davalılardan … ve Rıdvan Meta’nın müşterek hesabına usulsüz olarak dört ayrı hesaptan para aktarıldığı ve adıgeçenlerin bu usulsüz bankacılık işlemlerine dahlinin de bulunmadığı sabittir.
Bununla birlikte, eldeki dosyanın görev yönünden bozulmasından önce konu hakkında Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bilirkişi heyetinden aldırılan raporda, takibe konu zarara yol açan usulsüz işlemlerin davalılardan Güzide Balyemez ile dava dışı şube personeli N.D.’nin gerçekleştirdiği, gerçekleştirilen bu usulsüz işlemlerle şube mudilerinin hesaplarından çekilen paralarla diğer mudilerin hesaplarındaki açıkların kapatıldığı, hesabından para çekilen bu mudilerinde paralarını talep ettiği durumlarda da bu kez başka hesaplardan çekilen tutarlarla bu mudilerin paralarının ödendiği tespitine dayalı olarak davalılardan … ile Rıdvan Meta’nın genellikle yüksek faizden yararlanmak için işlem yapmak üzere kısa süreli olarak paralarını şubede değerlendirdikleri ve çok sayıda EFT işlemi ile anılan Şubeye para gönderip aldıkları için, takibe konu olan başka mudilerin hesaplarından davalılardan … ile Rıdvan Meta’nın müşterek hesabına aktarılan ve çekilen bu paraların adıgeçen davalılara fazladan yatırılıp geri ödenmesi gereken paralar olduğu şeklinde bir değerlendirmenin yapılamayacağı açıklanmıştır.
Bu durumda, İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce yapılan yargılamada alınan heyet raporu ile hükme esas alınan tek kişilik bilirkişi raporu arasında çelişki oluşmuş, Mahkemece de başka bir rapor alınarak çelişki giderilmediği gibi neden tek kişilik bu rapora üstünlük tanındığı gerekçelendirilmemiştir.
Uyuşmazlıktaki takibe konu zarara sebebiyet veren usulsüz bankacılık işlemlerinin gerçekleştirilme şekline göre; sadece başka mudilerin hesaplarındaki paraların usulsüz olarak davalılardan Cana Meta ile Rıdvan Meta’nın müşterek hesaplarına aktarılması sorumlulukları için yeterli olmadığı anlaşılmaktadır. Bunun için aktarılan bu paraların davalıların müşterek hesaplarındaki tutardan fazla olup olmadığının saptanması gereklidir. Bu yönüyle uyuşmazlık açıklığa kavuşturulmamıştır.
Yargılamanın geldiği bu safhada Mahkemece yapılacak iş; takip konusu başka mudilerin hesaplarından usulsüz olarak aktarılan bu paraların davalılardan Cana Meta ile Rıdvan Meta’nın müşterek hesaplarına fazladan yatırılıp yatırılmadığının, yani geri ödenmesi gereken paralar olup olmadığının, aralarında bankacılık konusunda uzman bir bilirkişinin de yer alacağı heyetten alınacak rapor sonucuna göre değerlendirmesinden ibarettir.
Netice itibariyle, Mahkemece hakimin davayı aydınlatma ödevi gözetilmeksizin raporlar arasındaki çelişki giderilmeden ve davalıların gerekçeli karar hakkını ihlal edecek şekilde yargılama yapılıp karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 15.09.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.