YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/1941
KARAR NO : 2020/9758
KARAR TARİHİ : 29.09.2020
MAHKEMESİ :… Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davacı vekili ile davalılardan … tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davacının 21.02.2006 tarihinden itibaren asıl işveren konumunda olan … biriminde şoför olarak çalışmaya başladığını, alt işverenlerde sigortalı olarak gösterildiğini, en son alt işveren davalı … İnşaat Ltd. Şti.’nde çalıştığını, müvekkilinin üzerine düşen tüm sorumlulukları eksiksiz olarak yerine getirmesine karşın davalının herhangi haklı bir gerekçe sunmadan davacıyı 15.05.2013 tarihinde işten çıkarttığını, tazminat ve işçilik alacaklarının ödenmediğini ileri sürerek, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, yıllık izin ücreti, asgari geçim indirimi ve ücret alacağını talep etmiştir.
Davalılar Cevaplarının Özeti:
Davalı … Genel Müdürlüğü vekili, her bir alacak kalemi için zamanaşımı definde bulunduklarını, davacının müvekkili idarede işçi, memur veya sözleşmeli personel olarak çalışmadığını, davacı ile müvekkili idare arasında akdedilen bir sözleşmenin olmadığını, davacının işe alınmasında, çalıştırılmasında çalışmanın karşılığı olarak hak ettiği yasal haklarının ödenmesinde, mazeret veya izin işlerinin takibinde ve işten çıkartılmasında müvekkili idarenin dolaylı veya dolaysız hiç bir etkisi bulunmadığını, … sahibi veya ihale makamı olan müvekkili idareye husumet tevcih edilmesinin usule, yasal düzenlenmelere ve emsal kararlara aykırı olduğunu, müvekkili idarenin asıl işveren olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı … İn.San ve Tic. Ltd. Şti. vekili, davacının müvekkili şirketin çalışanı olmadığını, sadece asıl işverenin isteği üzerine kısa bir süre için müvekkili şirketin yanında çalıştığını, husumet itirazında bulunduklarını, talep edilen alacakların zamanaşımına uğradığını, müvekkili şirkette 1 yıllık çalışması olmamasından ötürü kıdem tazminatına hak kazanamayacağını, davacıya yıllık izinlerinin tam olarak kullandırıldığını, davacının talep ettiği 2011 ve 2012 yıllarına ilişkin maaşların eksik yatırıldığına ilişkin beyanların kabul edilemeyeceğini, müvekkili şirketin yanında söz konusu yıllarda çalışmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne dair verilen kararın davalılar vekillerinin temyizi üzerine dairemizin 03.10.2018 tarih ve 2015/21753 esas, 2018/17326 karar sayılı ilamı ile; ıslah dilekçesinin ve bilirkişi raporunun … Genel Müdürlüğü’ne tebliğ edilmemesinin hukuki dinlenilme hakkının ihlali olduğu, bu konuda usuli işlemlerin tamamlanması gerektiği gerekçesiyle bozulmuştur. Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Karar, davacı vekili ile davalılardan … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin tüm davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davacının talep etmiş olduğu ve bilirkişi tarafından doğru şekilde 3.684,88 TL olarak hesaplanan, kararın gerekçesinde de aynı miktar olarak belirtilen asgari geçim indirimi alacağı, mahkemece hüküm altına alınırken gerekçe ile çelişki oluşturacak şekilde; 400,00 TL’si için dava tarihinden itibaren faize hükmedildikten sonra bakiyesi olarak 3.284,88 TL’nin hüküm altına alınması gerekirken bakiye miktarın anlaşılamayan bir sebeple 2.237,70 TL olarak belirlenmesi hatalıdır.
Davacının asgari geçim indirimi alacağının tam kabul ile hüküm altına alınması gerekirken yapılan hataya bağlı olarak bu alacak talebinin kısmi kabule dönüştürülmesi ve red sebebiyle karşı taraf lehine vekalet ücretine hükmedilmesi de hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgililere iadesine, 29.09.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.