YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/2404
KARAR NO : 2021/4236
KARAR TARİHİ : 18.02.2021
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalılardan … vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davacının davalılardan …’nın asıl işveren diğer davalı … Grup Tem. İnş. Tur. Oto. San. Tic. Ltd. Şti’nin alt işveren olduğu temizlik işinde 03/07/2010 – 02/06/2014 tarihleri arasında ara vermeksizin çalıştığını, iş akdinin haksız feshedildiğini belirterek kıdem ve ihbar tazminatı ile yıllık izin, fazla çalışma, ulusal bayram genel tatil ücreti, ücret alacağı ve kötü niyet tazminatının davalılardan tahsilini talep etmiştir.
Davalılar Cevabının Özeti:
Davalı … vekili, davacının, belediyeden ihaleyi alan davalı firma ve diğer firmalar nezdinde çalıştığını, davasını davalı idare aleyhine değil, davalı ile diğer yükleniciler aleyhine ikame etmesinin hukuka uygun olacağını ifade ederek, davacı ile belediye arasında 4857 sayılı iş kanunu kapsamında iş ilişkisi ve hizmet sözleşmesi olmadığını, dolayısı ile davacının işvereni olmadığını, muhatabının diğer davalı ile yükleniciler olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı … Grup Temizlik İnşaat Turizm Otomotiv …Tic.Ltd.Şti. vekili, husumet itirazında bulunduklarını, davacının ödenmeyen ücretinin bulunmadığını, davacının da ikrarında olduğu üzere asıl işveren belediye işçi azaltma kararı almış ve bunu davalı şirkete bildirerek uygulanmasını istediğini, davalı işverenin davacı üzerinde bir yönetim yetkisin bulunmadığını, belediye ile temizlik hizmetini alan müvekkil şirket arasındaki ihale sözleşmeleri, teknik şartnameler incelendiğinde, işçilerin işe alınmalarında ve işlerine son verilmesinde tek yetkilinin belediye idaresi olduğu ve davalı şirketin bu konuda söz sahibi olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre, ücret, ulusal bayram genel tatil ücreti ve kötü niyet tazminat taleplerinin reddi ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Kararı davalı … vekili temyiz etmiştir.
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalı … vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davacı işçinin fazla çalışma yapıp yapmadığı konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır.
Fazla çalışma yaptığını hafta tatili ve genel tatillerde çalıştığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Ücret bordrolarına ilişkin kurallar burada da geçerlidir. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır.
İmzalı ücret bordrolarında fazla çalışma ücreti ödendiği anlaşılıyorsa, işçi tarafından gerçekte daha fazla çalışma yaptığının ileri sürülmesi mümkün değildir. Ancak, işçinin fazla çalışma alacağının daha fazla olduğu yönündeki ihtirazi kaydının bulunması halinde, bordroda görünenden daha fazla çalışmanın ispatı her türlü delille yapılabilir. Bordroların imzalı ve ihtirazi kayıtsız olması durumunda, işçinin bordroda belirtilenden daha fazla çalışmayı yazılı belge ile kanıtlaması gerekir. İşçiye bordro imzalatılmadığı halde, fazla çalışma ücreti tahakkuklarını da içeren her ay değişik miktarlarda ücret ödemelerinin banka kanalıyla yapılması durumunda, ihtirazi kayıt ileri sürülmemiş olması, ödenenin üzerinde fazla çalışma yapıldığının yazılı delille ispatlanması gerektiği sonucunu doğurmaktadır.
Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tarafların, tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.
Somut uyuşmazlıkta, davacı haftada 6 gün 07.00-17.00 saatleri arasında çalıştığını iddia ederek bu davayı açmıştır. Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda, davacı tanık beyanlarına göre davacının haftanın 6 günü 07:00-17:00 saatleri arasında bir saat ara dinlenme ile haftada 9 saat fazla mesai yaptığı hüküm altına alınmıştır. Davacı tanıkları işveren aleyhine benzer mahiyette dava açmış olup işverenle husumetli olması nedeniyle beyanları tek başına hükme esas alınamaz ise de Dairemizce aynı gün temyiz incelemesinden geçerek kesinleşen emsal dosyalarda davacı ile aynı çalışma koşullarına tabi işçiler yönünden (örneğin; 2020/7151 Esas sayılı … dosyası, 2020/6312 Esas sayılı ve 2020/6262 Esas sayılı dosyalar ) haftada 6 gün 07:00-17:00 saatleri arası 1,5 saat ara dinlenme ile haftalık 51 saat çalışıldığı ve yasal 45 saat haftalık çalışma süresinin düşülmesiyle 6 saat fazla mesai yaptığının kabul edildiği görülmektedir. Bu durumda, kesinleşmiş karar da dikkate alındığında aynı işyerinde aynı işi yapan çalışanlar açısından işyeri çalışma şartlarının aynı olmasının kabulü gerekeceği ve buna göre davacının da anılan emsal dosyalardaki gibi haftada 6 saat fazla çalışma yaptığının kabul edilmesi gerektiği anlaşılmakla, kararın bu yönden bozulması gerekmiştir.
Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı nedenlerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 18.02.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.