Yargıtay Kararı 9. Hukuk Dairesi 2020/2506 E. 2020/10102 K. 30.09.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/2506
KARAR NO : 2020/10102
KARAR TARİHİ : 30.09.2020

MAHKEMESİ :… Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : İTİRAZIN İPTALİ

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı … Taah. San. ve Tic. Ltd. Şti. vekili ile davalı … Su ve Kanalizasyon İdaresi vekili tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalılardan … Su ve Kanalizasyon İdaresi (…) ve … İnşaat Taah. San. ve Tic. Ltd. Şti. vekillerinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 297/2. maddesine göre “ hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi zorunludur. Bu biçim yargıda açıklık ve netlik prensibinin gereğidir. Aksi hal, hükmün infazında zorluklara ve tereddütlere, yargılamanın ve davaların gereksiz yere uzamasına, davanın tarafı bulunan kişi ve kurumların mağduriyetlerine sebebiyet verecek ve Kamu düzeni ve barışını olumsuz yönde etkileyecektir.
Dava icra takibine yapılan itirazın iptali talepli olup, davaya esas takipte 5 ayrı alacak kalemi üzerinden takip yapıldığı halde mahkemece, takibin, hangi alacak kaleminde, kaç lira üzerinden hangi faiz türü ile devam edeceği açıklanmadan 24.508,87 TL. üzerinden devamına karar verilmesinin, hükmedilen miktarın net mi, yoksa brüt mü olduğunun hükümde gösterilmemesinin Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 297/2. maddesine aykırı olup, infazda tereddüde yol açacağının düşünülmemesi ve hakkın özünün tartışmalı olup, alacağın likit olmaması karşısında icra inkar tazminatına hükmedilemeyeceğinin gözetilmemesi bozma sebebi ise de, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hükmün 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun geçici 3. maddesi uyarınca uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 438/7. maddesi uyarınca düzelterek onanması uygun bulunmuştur.
SONUÇ:
Temyiz olunan kararın hüküm fıkrasının 2 ve 3 numaralı bentlerinin tamamen çıkartılarak, yerlerine;
“2-Davalıların … 25. İcra Müdürlüğü’nün 2015/181 esas sayılı takibine yaptıkları itirazın KISMEN İPTALİ ile, takibin
18.717,00 TL. net ücret alacağı,
3.179,90 TL. net kıdem tazminatı,
1.861,97 TL. net ihbar tazminatı ve
750,00 TL. net yıllık izin ücreti üzerinden devamına,
Kıdem tazminatı ve ücret alacağına, takip tarihinden itibaren % 18 oranını geçmemek üzere en yüksek banka mevduat faizi,
İhbar tazminatı ile yıllık izin ücreti alacaklarına % 18 oranını geçmemek üzere yasal faiz yürütülmesine,
Fazlaya ilişkin taleplerin REDDİNE,
3-Hakkın özünün tartışmalı olup, alacağın likit olmaması karşısında davacının icra inkar tazminatı talebinin REDDİNE,” rakam ve sözcüklerinin yazılmasına, hükmün bu şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgililere iadesine, 30.09.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.