Yargıtay Kararı 9. Hukuk Dairesi 2020/2638 E. 2020/10064 K. 30.09.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/2638
KARAR NO : 2020/10064
KARAR TARİHİ : 30.09.2020

MAHKEMESİ :… Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin davalıya ait işyerinde 2011 yılı Nisan ayından 22.09.2015 tarihine kadar aralıksız çalıştığını, ödenmeyen ücret dahil diğer işçilik alacaklarının bulunması sebebiyle … sözleşmesinin müvekkili tarafından haklı nedenle feshedildiğini ileri sürerek alacaklarının hüküm altına alınmasını talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının ödenmeyen işçilik alacakları nedeniyle değil; müvekkili davalıdan istediği 15.000,00 TL’lik borç para kendisine verilmeyince işten ayrıldığını, bu sebeple kıdem tazminatına hak kazanmadığını, işyerinde vardiyalı çalışma bulunması ve alacakların ödenmiş olması sebebiyle davacının diğer ücret alacaklarına ilişkin taleplerinin de yerinde olmadığını ileri sürerek, davanın reddini talep etmiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanılan deliller ve bilirkişi raporuna dayanılarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Karar süresi içerisinde davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, belgelere ve tüm dosya kapsamına göre ve özellikle temyiz nedenlerine göre; davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Taraflar arasında davacının fazla çalışma ücretine hak kazanıp kazanmadığı hususunda ihtilaf bulunmaktadır.
Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Ücret bordrolarına ilişkin kurallar burada da geçerlidir. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır.
Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tarafların, tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.
Fazla çalışmanın yazılı delil ya da tanıkla ispatı imkan dahilindedir. İşyerinde çalışma düzenini bilmeyen ve bilmesi mümkün olmayan tanıkların anlatımlarına değer verilemez.
Somut uyuşmazlıkta, davacının işyerinde fazla çalışma yaptığı iddialarına ilişkin olarak işyeri kaydı mevcut olmayıp, dinlenen davacı tanıklarının beyanına itibar edilerek fazla çalışma ücreti alacağı hüküm altına alınmıştır. Ne var ki, davacı tanıklarının davalı işverene karşı davacı ile aynı mahiyette davalarının bulunması sebebiyle davacı ile menfaat birliği içerisinde oldukları anlaşılmakta olup, salt husumetli tanık beyanlarıyla söz konusu çalışmaların kanıtlandığı kabul edilerek hüküm tesis edilmesi isabetli olmamıştır. Nitekim davalı tanıkları işyerinde üç vardiya halinde çalışma bulunduğunu ifade ettikleri gibi; davacının imzasını içerir 02…..2011 tarihli “Konu: … Sözleşmesi”, “Amaç: İşyerine Ait Çalışma Saatlerini ve İstirahatlarini Belirlemek” yazılı belgeden de işyerinde üçlü vardiya bulunduğu hususu anlaşılmaktadır. Buna göre, fazla çalışma yaptığını kanıtlayamayan davacının, söz konusu talebinin reddine karar verilmesi gerekirken kabulü hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 30.09.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.