YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/2750
KARAR NO : 2020/9894
KARAR TARİHİ : 30.09.2020
MAHKEMESİ :… Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi taraf vekillerince istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin … Emeklilik A.Ş.’de 14.04.2005 tarihinde belirsiz süreli … sözleşmesi ile çalışmaya başladığını, bir süre sonra bu şirketin davalı şirketçe devralınması üzerine çalışmasına davalı şirkette devam ettiğini, … sözleşmesine davalı tarafça 18.05.2012 tarihinde son verilmesi üzerine açılan işe iade talepli davanın lehine sonuçlandığını, kesinleşen karar gereği işverene işe iade için talepte bulunduğunu, ancak işverence mahsup yapıldıktan sonra bakiye kalan 18.620,40 TL ödemeyi iade etmesi halinde işe başlatılacağının bildirildiğini, işyerine gittiğinde parayı 36 ay taksitle ödeyebileceğini beyan etmesi üzerine davalı işverenin bu teklifi kabul etmeyerek davacıyı işe başlatmadığını, hak ettiği alacakların da ödenmediğini belirterek, kıdem tazminatı farkı, ihbar tazminatı farkı, ücret alacağı, boşta geçen süre ücreti ve işe başlatmama tazminatı alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının müvekkili şirketten talep edebileceği hiçbir alacağı bulunmadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece davanın kabulüne dair verilen karar davalı tarafından temyiz edilince, ilgili hüküm Yargıtay (Kapatılan) 22. Hukuk Dairesi tarafından sadece davacının ücret alacağının olup olmadığı konusunda bozulmuş, bozma ilamına uyma kararı veren Mahkemece bu defa davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmişlerdir.
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, tarafların aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nda “usuli kazanılmış hak” kavramına ilişkin açık bir hüküm bulunmamakla birlikte, bu kurum, davaların uzamasını önlemek, hukuki alanda istikrar sağlamak ve kararlara karşı genel güvenin sarsılmasını önlemek amacıyla Yargıtay uygulamaları ile geliştirilmiş, öğretide kabul görmüş ve usul hukukunun vazgeçilmez, ana ilkelerinden biri haline gelmiştir. Anlam itibariyle, bir davada, mahkemenin ya da tarafların yapmış olduğu bir usul işlemi ile taraflardan biri lehine doğmuş ve kendisine uyulması zorunlu olan hakkı ifade etmektedir.
Yargıtayın vermiş olduğu bozma kararına uymuş olan yerel mahkeme, bozma kararı doğrultusunda inceleme yapmak ve hüküm kurmak zorundadır. Bozmaya uyulmakla bozma lehine olan taraf yararına usuli kazanılmış hak doğmuş olur. Hükmün bir kısmının bozma kapsamı dışında bırakılmasının amacı, bu kısımların doğru olduğunu belirlemek, bozmanın sınırlarını çizmek ve bu şekilde usuli kazanılmış hakları oluşturup, korumaktır. Yargıtay tarafından bozulan bir hükmün bozma kararının kapsamı dışında kalmış olan kısımları kesinleşir. Kesinleşmiş bu kısımlar, lehine olan taraf yararına usuli kazanılmış hak oluşturur.
Somut uyuşmazlıkta bozma ilamından önce Mahkemece verilen ilk kararda kıdem tazminatı farkı, ihbar tazminatı farkı, ücret alacağı, boşta geçen süre ücreti ve işe başlatmama tazminatı talepleri kabul edilerek hüküm kurulmuş, ilgili kararın davalı tarafça temyiz edilmesi üzerine, Dairemiz 17.04.2019 tarihli kararı ile davacının talep ettiği alacak kalemlerinden sadece ücret alacağının olup olmadığı konusunda bozma yaparak dosyayı yerel mahkemeye göndermiştir. Dolayısıyla davacının diğer alacak talepleri bozma kararının kapsamı dışında kalmış ve kesinleşmiştir. Ancak Mahkemece bozma ilamına uyma kararı verildikten sonra davacının ücret alacağı bakımından davalı işyerinde uygulanan komisyon kesintilerinin ve iadelerinin usule uygun olup olmadığı konusunda rapor alınsa da, davacının ücret miktarında da yeniden belirlemeye gidilerek tüm dava konusu talepler bakımından re’sen hesaplama yapılmış, bozma kapsamı dışında kalan diğer alacaklarla ilgili yeni hüküm tesis edilmiştir. Bu durum davacı lehine oluşan usuli kazanılmış hak ilkesini ihlal etmiştir. Mahkemece yapılması gereken …, ücret alacağı dışında kalan talepler bakımından bozma ilamımız öncesindeki hükmü kurmaktır.
Ücret alacağı bakımından ise, bozma ilamı sonrası alınan rapor incelendiğinde bu kesintilerin usule uygun olduğu anlaşıldığından, ilgili alacağın reddine karar verilmesi isabetli olmuştur.
SONUÇ:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgililere iadesine, 30/09/2020 gününde oybirliğiyle karar verildi.