YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/2889
KARAR NO : 2020/10052
KARAR TARİHİ : 30.09.2020
MAHKEMESİ :… Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin … İl Özel İdaresinde vasıflı işçi olarak çalışmaktayken, 6111 saydı Torba Yasa uyarınca 2011 yılı Kasım ayında davalı Bakanlığın … Karayolları 9. Bölge Müdürlüğü emrine atandığını, müvekkilinin 2012 yılı Ocak ayı itibariyle de davalı kurumla toplu … sözleşmesi imzalayan …-… Sendikasına üye olduğunu, müvekkilinin geçiş yaptığı tarihte Karayolları Bölge Müdürlüğünde çalışan en düşük ücretli işçi yevmiyesi olan 68,00 TL olup, müvekkili davacının da ücret ve diğer sosyal hak ve ek ödemelerin hesaplandığını, ancak müvekkili davacı ile aynı derece ve kademede çalışan ve baştan beri davalı personeli olan çalışanların ücretlerinin daha yüksekten hesaplandığını, davalıya müvekkilinin kıdemine uygun bir yevmiye üzerinden ücret hesabının yapılarak aradaki farkın ödenmesi konusunda defalarca yapılan başvuruların sonuçsuz kaldığını ileri sürerek 2012 yılı Ocak ayından 2013 yılı Mart ayına kadar hesaplanacak olan fark ücret alacağının hüküm altına alınmasını talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının müvekkili kuruma atandığı tarihte aldığı yevmiyenin …-… Sendikası ile Karayolları Genel Müdürlüğü arasında imzalanan 14. Toplu … Sözleşmesinin “XI- İstihkaklar ve Kesintiler” bölümünün 64. maddesinin ücret skalasını kapsayan işçi gündeliklerinde belirtilen ücret cetvelinde davacının atandığı tarihteki 62,37 TL olan yevmiyesine denk gelen bir derece-kademe bulunmadığından aynı sözleşmenin 46. maddesi uyarınca 1.derecenin 1. kademesine oturtularak yevmiyesinin 68,50 TL olarak hesaplandığını, bu uygulamanın davacı lehine olduğunu ve davacının ödenmemiş bir alacağının bulunmadığını ileri sürerek, davanın reddini talep etmiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanılan deliller ve bilirkişi raporuna dayanılarak davanın kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Karar süresi içerisinde davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Gerekçe:
Taraflar arasında 6111 sayılı Kanun ile başka bir kuruma devredilen davacı işçinin, devirden sonra hangi toplu … sözleşmesi hükümlerine tabi olduğu hususunda uyuşmazlık bulunmaktadır.
6111 sayılı Kanun’un 166/6. maddesi “Devredilen işçilerin ücret ile diğer malî ve sosyal hakları; toplu … sözleşmesi bulunan işçiler bakımından yenileri düzenleninceye kadar devir işleminden önce tabi oldukları toplu … sözleşmesi hükümlerine göre, toplu … sözleşmesi olmayan işçiler bakımından 2010 yılı Kasım ayında geçerli olan … … sözleşmesi hükümlerine göre belirlenir. Devre konu işçiler bakımından devir tarihinden önce doğmuş ve devir tarihinde ödenmesi gereken borçlardan devralan kurum sorumlu tutulamaz. Kıdem tazminatına ilişkin hükümler saklıdır.” şeklindedir.
İlgili madde bir geçiş düzenlemesi mahiyetindedir. Bu madde uyarınca; devir esnasında yararlandığı bir toplu … sözleşmesi bulunan devredilen işçinin ücret ile diğer malî ve sosyal haklarının; devrolduğu işyerinde yararlanma hakkına sahip olduğu yeni bir toplu … sözleşmesi imzalanıncaya kadar, devir öncesinde yürürlüğü devam eden toplu … sözleşmesi hükümlerine tabi olacağı anlaşılmaktadır. Devreden işyerindeki toplu … sözleşmesinin süresi bittikten sonra devrolunan işyerinde işçinin yararlanma hakkına sahip olduğu bir toplu … sözleşmesi imzalanmadığı takdirde; işçi, ücret ve diğer haklar yönünden devredildiği şartlarda … … sözleşmesi ile çalışmaya devam edecektir. Ancak işçi devreden işyerindeki toplu … sözleşmesinin tarafı sendikadan kendi istek ve rızası ile istifa etmiş ise, bu takdirde yürürlük süresi devam etse dahi devreden işyerindeki toplu … sözleşmesinin işçiye uygulanma imkanı kalmaz. Öte yandan; işçiye, ancak devir tarihinden sonra devrolduğu işyerinde imzalanan toplu … sözleşmesi ve ancak yararlanma koşullarının varlığı halinde uygulanabilir; devir olduğu işyerinde devir tarihinde yürürlükte olan toplu … sözleşmesinin ise yararlanma koşullarının varlığı halinde dahi uygulanması mümkün değildir. Şu husus da gözden kaçırılmamalıdır ki; işçi devreden işyerinde devir tarihinde mevcut toplu … sözleşmesinin tarafı sendikadan kendi istek ve rızası ile istifa etmiş ve devrolduğu işyerinde devir tarihinde mevcut toplu … sözleşmesinin tarafı sendikaya üye olmuş ise, artık istifa nedeniyle devreden işyerinde devir tarihinde mevcut olan toplu … sözleşmesinden faydalanamayacağı gibi devralan işyerindeki mevcut toplu … sözleşmesinden de 6111 sayılı Kanun’un 166. maddesinin 6. bendi uyarınca, bu işyerinde devirden sonra yeni bir toplu … sözleşmesi bağıtlanıncaya kadar faydalanamayacaktır. Dairemizin yerleşik hale gelen içtihatları bu yöndedir.
Az yukarıda belirtilen ilkeler ışığında somut uyuşmazlık incelendiğinde; dava dışı … İl Özel İdaresinde çalışmakta olan davacının 6111 sayılı Kanun kapsamında davalı Bakanlık nezdindeki Karayolları 9. Bölge Müdürlüğüne 18.11.2011 tarihinde devredildiği, davacının devirden sonra 02.01.2012 tarihinde …-… Sendikasına üye olduğu, üyelik tarihi itibariyle davalıya ait işyerinde 04.08.2011 imza tarihli, 01.03.2011-28.02.2013 yürürlük tarihli 14. Dönem Toplu … Sözleşmesinin yürürlükte bulunduğu, davacının sendikaya üyeliğinin davalı işverene bildirildiğine ilişkin dosyada herhangi bir belgenin yer almadığı; ancak davalı işyeri tarafından davacının devirden sonra imzalanan ve yürürlüğe giren ilk toplu … sözleşmesi olan 15. Dönem Toplu … Sözleşmesine göre o sözleşmenin yürürlük tarihi olan 01.03.2013 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere intibakının yapıldığının sabit olduğu; nitekim davacının dava dilekçesindeki ücret fark alacağına ilişkin talebinin de, 14. Dönem Toplu … Sözleşmesinin yürürlükte bulunduğu 2012 yılı Ocak-2013 yılı Mart ayı arasındaki ücret fark alacağına ilişkin olduğu anlaşılmaktadır.
Öncelikle, davacının devirden önce çalıştığı dava dışı … İl Özel İdaresi’nde yararlanma hakkına sahip olduğu bir Toplu … Sözleşmesi mevcut olup olmadığı, var ise; bu sözleşmenin yürürlük süresi dosya içeriğinden tespit edilememektedir.
Bu nedenle, davacının devirden önce çalıştığı İl Özel İdaresi işyerinde devir tarihinde yürürlükte bulunan bir toplu … sözleşmesi olup olmadığı, var ise; davacının bu toplu … sözleşmesinin hükümlerinden yararlanma hakkına sahip olup olmadığı araştırılmalı, yararlanma hakkı var ise; davacının davalı işyerine devrinden sonra düzenlenen 15. Dönem 01.03.2013 yürürlük başlangıç tarihli toplu … sözleşmesine kadar dava dışı İl Özel İdaresi ile imzalanan toplu … sözleşmesi hükümlerinden, o sözleşmeye taraf sendikadan kendi isteğiyle istifa etmediği sürece faydalanması gerektiği kabul edilmeli, 01.03.2013 tarihinden önce işçinin devralan davalı işyerinde yürürlükte bulunan 14. Dönem Toplu … Sözleşmesinden faydalanmasının mümkün olmadığı gözönünde tutulmalı, buna göre talepler hesaplanmalı; sonucuna göre karar verilmelidir.
Davacının devirden önce yararlanma hakkına sahip olduğu bir toplu … sözleşmesi yok ise, bu takdirde üyeliğinin davalı işverene bildirildiği tarihten itibaren davalı işyerinde imzalanan toplu … sözleşmesinden faydalanmasına engel bulunmamaktadır. Kabule göre de, her ne kadar Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda, davacının 02.01.2012 tarihinde …-… Sendikasına üye olduğu ve bu tarihten itibaren yürürlükte bulunan toplu … sözleşmesine göre belirlenen artışlar yapılarak fark ücret alacağına hak kazanacağı hususu tespit edilmiş ise de, sendika üyeliğinin davalı işverene bildirildiği tarih belirlenmeksizin, davacının sendikaya üyelik tarihinden itibaren 14. Dönem Toplu … Sözleşmesinden yararlanacağının kabul edilmesi de hatalı olmuştur.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerle BOZULMASINA, 30.09.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.