YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/3092
KARAR NO : 2020/11572
KARAR TARİHİ : 13.10.2020
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK
Davacı ile davalı arasındaki dava hakkında Adana 4. İş Mahkemesinden verilen 21.04.2015 tarihli ve 2013/698 esas- 2015/252 karar sayılı kararı hakkında davalının temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 22. Hukuk Dairesinin 19.02.2020 tarihli ve 2017/27081 esas, 2020/2938 karar sayılı ilamı ile hükmün ONANMASINA karar verilmiş, davalı vekili tarafından kararın maddi hataya dayandığı gerekçesiyle ortadan kaldırılması isteğinde bulunulmuştur.
Maddi hatanın giderilmesi isteğini içeren dilekçe ve ekleri incelendi.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 10.02.1988 gün ve 1987/2-520 esas, 1988/89 sayılı kararında belirtildiği üzere Yargıtay’ca temyiz incelemesinin yapıldığı sırada dosyada bulunan bir belgenin gözden kaçırılması, maddi hata sebebi olarak açıklanmıştır. Ayrıca belirtmek gerekir ki, Yargıtay İçtihatları Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 04.02.1959 gün ve 1957/13 esas, 1959/5 karar, ve 09.05.1960 gün ve 1960/21 esas, 1960/9 sayılı kararlarında açıklandığı üzere Yargıtay’ca maddi hata sonucu verilen bir karara mahkemece uyulmasına karar verilmesi halinde dahi usulü kazanılmış hak oluşmaz ve Yargıtay’ın hatalı bozma kararından dönülmesi mümkündür.
Dairemizce yapılan yeniden incelemede Yargıtay (Kapatılan) 22. Hukuk Dairesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının maddi hataya dayanması sebebiyle ortadan kaldırılmasına karar verildi.
Dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davacının davalı işyerinde 2001 yılında kadroya geçmeden önceki dönem mevsimlik işçi olarak çalıştığı hizmetlerinin kıdeminden sayılmadığını, 2011-2013 yıllarını kapsayacak 3. Dönem Toplu İş Sözleşmesi’nin geçici 4. maddesi gereği önceki işyerlerinde geçen çalışmaların da davalı işyerinde geçmiş gibi kabul edileceğine dair düzenleme gereği derece ve kademe tespiti taleplerinin kabul edildiğini ve yeni derece ve kademeleri dikkate alınarak ilk kadroya geçişlerinden itibaren Toplu İş Sözleşmesi’nden kaynaklanan ücret farkı, yıpranma primi, ilave tediye farkı, ikramiye farkı ve vardiya zammı alacağının ödetilmesini istemiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının kanun hükümleri gereği naklen Saimbeyli Belediye Başkanlığına atandığını, davacının müvekkili idareye naklinin kanundan kaynaklanmadığını, kendilerine husumet yöneltilmeyeceğini savunarak, davanın reddini talep etmiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, yapılan yargılama sonucunda toplanan deliller ve bilirkişi raporuna dayanılarak, yazılı gerekçe ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Gerekçe:
Taraflar arasındaki uyuşmazlık davacının alacaklarından hangi kurumun sorumlu olduğu noktasındadır.
6111 sayılı Yasanın 166/6. maddesinin “(6) Devredilen işçilerin ücret ile diğer malî ve sosyal hakları; toplu iş sözleşmesi bulunan işçiler bakımından yenileri düzenleninceye kadar devir işleminden önce tabi oldukları toplu iş sözleşmesi hükümlerine göre, toplu iş sözleşmesi olmayan işçiler bakımından 2010 yılı Kasım ayında geçerli olan bireysel iş sözleşmesi hükümlerine göre belirlenir. Devre konu işçiler bakımından devir tarihinden önce doğmuş ve devir tarihinde ödenmesi gereken borçlardan devralan kurum sorumlu tutulamaz. Kıdem tazminatına ilişkin hükümler saklıdır.” şeklindeki hükmü uyarınca “devirden önce doğmuş ve devir tarihinde ödenmesi gereken kıdem tazminatı dışındaki borçlardan devralan kurum değil devreden kurum sorumludur” denilmektedir.
Ayrıca 6360 sayılı Yasanın Geçici 1. maddesinin d fıkrası “Bu fıkra kapsamında nakledilen personel bakımından nakil tarihinden önce doğmu ve nakil tarihinde ödenmesi gereken borçlardan nakledilen kurum sorumlu tutulamaz. Kıdem tazminatına ilişkin hükümler saklıdır.” şeklinde düzenlenmiştir,
İş sözleşmesinin devri kendine özgü üçlü bir ilişki olup devreden işverenin, devralan işverenin ve de işçinin rızasının uyuşması sonucu ortaya çıkmaktadır. Devir işleminin gerçekleşmesinden itibaren iş ilişkisi sadece devralan işverenle işçi arasında devam eder. Yıllık ücretli izin hakkının ücrete dönüşmesi ancak iş sözleşmesinin sona ermesinden sonra ortaya çıkacağından, sözleşme devri düzenlemesinin esas amacı olan feshin son çare olması ilkesi ışığında sözleşmenin devamını sağlamayı amaçladığından dolayı sözleşmenin devrini kabul ettiğimizde sözleşmenin sürdüğünden bahisle yıllık ücretli izin hakkının alacak hakkına dönüşmesi ve de devreden işverenin sorumluluk durumunun ortadan kalkmasından dolayı devreden işverenin yıllık ücretli izin alacağından sorumluluğu söz konusu olamayacaktır.
Dosya içerisinde mevcut davacıya ait şahsi işyeri dosyasının incelenmesinde, davacının Adana İl Özel İdaresinde çalıştığı, bu döneme ilişkin geçici işçilikte geçen çalışmasının kademe ve derece ilerlemesinde dikkate alınarak fark ücretlerinin hüküm altına alınmasını talep ettiği, 12.11.2012 tarihli 6360 sayılı Onüç İlde Büyükşehir Belediyesi ve Yirmialtı İlçe Kurulması İle Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 1. maddesinin 5. fıkrasında bu sayılan illerdeki il özel idarelerinin kaldırıldığı, yürürlük başlıklı 36. maddesinde de kanunun bu hükümlerinin ilk mahalli idareler seçiminde yürürlüğe gireceği belirtilmiştir. Anılan Kanun’un kabul edildiği tarihten sonraki ilk mahalli idareler seçimi ile yürürlüğe girmesiyle Adana İl Özel İdaresinin tüzel kişiliği dava devam ederken sona ermiştir.
Dosyada bulunan 17.06.2014 tarihli Adana Valiliği yazısında Valiliğin Devir, Tasfiye ve Paylaştırma komisyonu tarafından alınan 27.03.2014 tarihli 2 sayılı kararı ile davacı …’ın Saimbeyli İlçe Belediyesine devredildiği belirtilmiştir. Davacının sonrasında yargılama devam ederken 12.11.2014 tarihinde Devlet Su İşleri Müdürlüğüne atandığı anlaşılmaktadır.
Öncelikle davalı (Kapatılan) Adana İl Özel İdaresi dışında Saimbeyli İlçe Belediyesi, Adana Büyükşehir Belediyesi ve Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü bakımından usulüne uygun açılmış dava bulunmamaktadır. Ayrıca 6111 sayılı Yasanın 166/6. maddesi ve 6360 sayılı Yasasının Geçici 1. maddesi gereğince davacının nakledildiği Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğünün nakilden önce doğan alacaklardan sorumluluğu bulunmadığı, Devir, Tasfiye ve Paylaştırma komisyonu tarafından alınan karara göre davacının devredildiği Saimbeyli İlçe Belediyesinin alacaklardan sorumlu olduğu ve davalı olarak Saimbeyli İlçe Belediyesi hakkında hüküm kurulması gerektiğinden Mahkemece verilen karar hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, 13.10.2020 gününde oybirliğiyle karar verildi.