YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/3199
KARAR NO : 2020/10211
KARAR TARİHİ : 01.10.2020
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı, kıdem tazminatı ile fazla çalışma ve yıllık ücretli izin alacağının tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı, davanın reddini talep etmiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, yapılan yargılama sonucunda yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davacının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Taraflar arasındaki uyuşmazlık davacının kıdem tazminatına esas ücretinin belirlenmesi noktasındadır.
Kıdem tazminatına esas alınacak olan ücretin tespitinde 4857 sayılı İş Kanunu’nun 32. maddesinde sözü edilen asıl ücrete ek olarak işçiye sağlanan para veya para ile ölçülebilen menfaatler göz önünde tutulur. Buna göre ikramiye, devamlılık arz eden prim, yakacak yardımı, giyecek yardımı, kira, aydınlatma, servis yardımı, yemek yardımı ve benzeri ödemeler kıdem tazminatı hesabında dikkate alınır. İşçiye sağlanan özel sağlık sigortası yardımı ya da hayat sigortası pirim ödemeleri de para ile ölçülebilen menfaatler kavramına dahil olup, tazminata esas ücrete eklenmelidir. Satış rakamları ya da başkaca verilere göre hesaplanan prim değişkenlik gösterse de, kıdem tazminatı hesabında genişletilmiş ücret kavramı içinde değerlendirilmelidir. Diğer taraftan kıdem tazminatına esas ücrete, asgari geçim indirimi ve fazla çalışma ücreti eklenerek hesaplama yapılması hatalıdır.
Somut uyuşmazlıkta, Mahkemece davacının son aylık net ücretinin imzalı Nisan 2011 ücret pusulasındaki brüt 1.536,53 TL olduğu dikkate alınarak kıdem tazminatının hüküm altına alındığı görülmektedir. Yargılama esnasında dinlenilen davacı tanığı … ile davalı tanığı … tarafından davacının maaşının yanısıra 300,00 TL prim aldığı beyanında bulunulmuştur. Yukarıda belirtilen ilkelere göre kıdem tazminatına esas giydirilmiş ücret belirlenirken her iki taraf tanığınca doğrulanan primin ücrete eklenilmesi suretiyle hesaplama yapılmaması hatalı olup kararın bu yönden bozulması gerekmiştir.
3-Diğer yandan, dava tarihinin 27.07.2011 olmasına rağmen karar başlığında 21.06.2016 olarak gösterilmesi de hatalı olup bu hususta bir diğer bozma sebebidir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 01.10.2020 gününde oybirliğiyle karar verildi.