Yargıtay Kararı 9. Hukuk Dairesi 2020/39 E. 2020/1476 K. 05.02.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/39
KARAR NO : 2020/1476
KARAR TARİHİ : 05.02.2020

MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

YARGITAY KARARI

A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davalı işyerinde 20.04.2009 tarihinde ihracat görevlisi olarak çalışmaya başlayan müvekkilinin 2010 yılı Ekim ayına kadar aylık net 2.000,00 TL ücret ve yapılan satış üzerinden % 5 komisyon ücreti verileceğine dair anlaşma yapılmasına karşın yaptığı satışlar üzerinden ödenmesi gereken komisyon ücretlerinin 2010 yılı başından sonuna kadar olan dönemde ödenmediğini, yüksek tutardaki prim alacağından sadece 1.133,15 TL tutarının 23.06.2010 tarihinde müvekkiline ödendiğini, ayrıca müvekkilinin 2010 yılı Mart, Nisan, Mayıs, Haziran, Temmuz, Ağustos, Eylül ve Ekim ayları ücretlerinin de ödenmediğini iddia ederek müvekkilinin ödenmeyen prim ve ücret alacaklarının faizleriyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, Davacının ücret ve prim alacağı bulunmadığını, çalıştığı döneme ilişkin tüm ücret alacaklarının ödendiğini, davacının açtığı hizmet tesbiti davasının sonucunun beklenmesi gerektiğini savunarak davanın reddini talep etmiştir.
C) Bozma İlamı ve Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Yerel mahkemenin davanın kısmen kabulüne ilişkin kararı davalı tarafından temyizi üzerine Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 21.09.2016 tarih ve 2015/4472 E., 2016/14516 K. sayılı ilamı ile; “Prim alacağı konusunda taraflar arasında ihtilaf bulunmaktadır. Mahkemece, taraf iddia ve savunmalarının değerlendirilip, işyeri kayıtları üzerinde konusunda uzman bir mali müşavir bilirkişiye inceleme yaptırılarak elde edilecek sonuca göre karar verilmesi gerekirken hukukçu bilirkişi tarafından dosyada bulunan evraklar üzerinden yapılan inceleme
sonucu düzenlenen rapora göre karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.” gerekçesi ile bozulmuş olup, mahkemece bozmaya uyulmasına karar verilerek yapılan yargılama neticesinde davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1.Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2. Davacı dava dilekçesinde davalı firmada 2010 yılından itibaren ihracını sağladığı mallar üzerinden alması gereken primleri alamadığını iddia etmiş, mahkemece davalı şirketin defter ve belgeleri üzerinde inceleme yaptırılmaksızın sadece davalı firmanın gümrük çıkış beyannameleri üzerinden ihracının gerçekleştirdiği sabit olan malların bedeli üzerinden prim hesaplattırılmıştır.
Herşeyden önce gümrük çıkış beyannamelerindeki ihracata konu edilen malların ihracını/satışını sağlayan kişinin davacı olduğu hususunda elde hiçbir veri bulunmamaktadır. Davacının bu malların tamamının ihracını/satışını sağlayan kişi olup olmadığı belli olmadığı gibi, bir kısmı davacı tarafından satış/ihracata konu edilmiş ise ne kadarının olduğu da belli değildir. Diğer taraftan dosyada birbirinden farklı sonuçlara ulaşan birden fazla bilirkişi raporu olduğu halde mahkemece hangi rapora itibar edildiği açıklanmadan davacının hak ettiği prim miktarı tam belirlenmeden taleple bağlı kalınarak alacak hüküm altına alınmıştır ki bu durum da usul ve yasaya aykırıdır.
Mahkemece yapılacak iş, mahallinde bizzat keşif veya bilirkişiye davalı şirketin defter ve belgeleri üzerinde inceleme yetkisi verilerek bizzat davacı tarafından ihracı/satışı gerçekleştirildiği anlaşılan ihraç ürünleri var ise sadece 2010 yılı için prim hesabı yaptırıp alacak tam olarak belirlendikten sonra talebi de gözetilerek hüküm altına almak, bizzat davacı tarafından satışı/ihracatı gerçekleştirilen bir malvarlığının tesbit edilememesi halinde ise hesaba elverişli şekilde ispat edilemeyen prim alacak talebinin reddine karar vermektir, eksik inceleme ile karar verilmesi hatalıdır.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın yukarda yazılı sebepden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 05/02/2020 tarihinde oybirliği ile karar verildi.