Yargıtay Kararı 9. Hukuk Dairesi 2020/477 E. 2021/4104 K. 17.02.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/477
KARAR NO : 2021/4104
KARAR TARİHİ : 17.02.2021

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ : … 25. Hukuk Dairesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK
İLK DERECE MAHKEMESİ : … 4. İş Mahkemesi

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalılar vekilleri tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkilinin davalı …Ş.’nin Gaziosmanpaşa elektrik arıza, onarım, bakım montörlüğünde açma/kapama elektrik teknisyeni olarak çalıştığını, taşeron işçi olduğunu, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı İş Teftiş Kurulu Başkanlığı müfettişlerince düzenlenen 10/05/2011 tarih, 7457 sayılı raporda, hizmet alımının muvazaalı olduğunun belirtildiğini bu nedenle baştan beri … Elektrik Dağıtım A.Ş.’nin işçisi olarak değerlendirilmesi gerektiğini iddia ederek davalarının kabulü ile kıdem tazminatı, ücret farkı, ilave tediye, yıllık izin, ulusal bayram genel tatil, hafta tatili, sosyal yardım, ikramiye, iş güçlüğü tazminatı, gıda yardımı, elektrik yardımı, vardiya tazminatı, vardiya dönüş ücreti, pazar çalışması zammı ve cumartesi çalışması zammı alacaklarının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalının Cevabının Özeti:
Davalılar vekili cevap dilekçesinde; … Elektrik Dağıtım A.Ş. ile yüklenici firmalar arasında asıl-altişveren ilişkisi bulunmadığını, … Elektrik Dağıtım A.Ş.’nin ihale makamı olduğunu, husumet yöneltilemeyeceğini, özelleştirme kapsamına alınması nedeni ile personel alımı yapılmadığını, sözleşmenin belirli süreli olup olmadığının irdelenmesi gerektiğini, … Enerji Dağ. ve Perakende Satış Hizm. A.Ş. yönünden işyeri devri söz konusu olmadığını, bu nedenle husumet yöneltilemeceğini ve her iki davalı yönünden taleplerin zamanaşımına uğradığını ve iddiaların doğru olmadığını beyanla davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti:
İlk Derece Mahkemesince, yapılan yargılama sonucunda toplanan deliller ve bilirkişi raporuna dayanılarak, yazılı gerekçe ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İstinaf Başvurusu:
İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı, davalılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesi Kararının Özeti:
Bölge Adliye Mahkemesince, İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu gerekçesiyle, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Temyiz:
Karar, davalılar vekilince temyiz edilmiştir.
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalıların aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Davacının hesaba esas alınan hizmet süresi konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır.
Davacının dava dilekçesindeki açıklamalarından, dosyadaki mevcut hizmet cetvelinden davacı işçinin davalılardan … Elektrik Dağıtım A.Ş.’nin alt işverenlerinde 01/06/1997 tarihinde işe girdiğini 31/01/2001 tarihinde askerlik nedeniyle ayrıldığı, askerlik dönüşü farklı işverenlerde çalıştıktan sonra 29/12 /2010 tarihinde tekrar davacının davalı …Ş. nezdindeki işe alt işveren işçisi olarak girdiği bu çalışmanında
18/02/2015 tarihine kadar sürdüğünü sonuç olarak davacı işçinin 01/06/1997-31/01/2001,29/12/2010-18/02/2015 tarihleri arasında iki dönem halinde çalıştığı anlaşılmaktadır.
Hal böyle iken dava dilekçesindeki talep de aşılarak hizmet süresinin daha fazla tespiti hatalıdır. Davacının kabul edilen tüm alacakları yukarıda belirtilen hizmet süresi gözönünde tutularak yeniden değerlendirilmelidir.
3- Taraflar arasında davacının yıllık izin alacağının bulunup bulunmadığı hususunda da uyuşmazlık bulunmaktadır.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 31. maddesinde hâkim, uyuşmazlığın aydınlatılmasının zorunlu kıldığı durumlarda, maddi veya hukuki açıdan belirsiz yahut çelişkili gördüğü hususlar hakkında, taraflara açıklama yaptırabilir, soru sorabilir, delil gösterilmesini isteyebilir şeklinde düzenleme yapılarak hakime yargılama sonunda doğruya ulaşma görevini yüklemiştir. Anayasamızın 141. maddesine göre, yargı basit, çabuk ve ucuz gerçekleşmelidir. Devlet yargının basit, ucuz ve çabuk gerçekleşmesi için gerekli düzenlemeleri yapmak durumundadır. Zira hakkın tanınması ve korunmasındaki gecikmeler, hukuk devleti ilkesi ile uyumlu değildir, adil yargılanma hakkını ihlâl eder. Bu sebeple yargılama sonucunda ulaşılacak hüküm, doğru, gecikmemiş ve kendisinden beklenen etkiyi gösteren bir niteliğe sahip olmalıdır. Bundan dolayı belirsiz vakıaların açıklattırılmasına, eksikliklerin hâkim tarafından işaret edilerek taraflarca giderilerek yargılamanın uzatılmasının önüne geçilmesine ilişkin hâkimin davayı aydınlatma yükümlülüğü bulunmaktadır. Usul hukuku için haksızlığın önlenmesinin anlamı, doğru hüküm kurulmasıdır. Bu hususta yapılacak bir inceleme içinse, tarafların iddialarını eksiksiz ve zaman, yer gibi somut unsurlarıyla tam bir açıklık içinde yargılamaya getirmeleri gerekmektedir. Doğru hüküm kuramama, bazen ise zayıf olan tarafın bir usuli hakkı bilmiyor olması dolayısıyla söz konusu olmaktadır. Böyle bir durumda, hakkın özünün, usule kurban edilmesi mümkün olmadığından, tarafın bir vakıayı bütün ayrıntılarıyla getirmemiş olması dolayısıyla yargılamanın doğru ve adil bir hüküm kurmaya elverişli olacak şekilde aydınlatılmamış olması durumunda hâkim devreye girecek ve söz konusu usûlî olanağı tarafa hatırlatacaktır.
Somut olayda davacı vekili, süre belirtmeksizin davacının yıllık izinlerinin kullandırılmadığını iddia etmiştir. Mahkemece, ispat yükü üzerinde olan işverence imzalı yıllık izin defteri ve eşdeğer belge sunulmadığı gerekçesiyle davacının toplam hizmet süresine göre 262 gün hiç izin kullanmadığından yıllık izin hakkının bulunduğu kabul edilerek yıllık ücretli izin alacağı hüküm altına alınmıştır.
Mahkemece, davacının davayı somutlaştırma yükü (HMK m.194), hakimin de davayı aydınlatma yükümlülüğü (HMK m. 31) bulunduğu göz önüne alınarak, davacının çalışma süresi boyunca hiç yıllık izin kullanmadığı hayatın olağan akışına ters olduğundan, davacının beyanı alındıktan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilip, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç:
Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ve bu karara karşı istinaf başvurusunu esastan reddeden Bölge Adliye Mahkemesi kararının, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA, dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin ise kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgililere iadesine, 17.02.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.