YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/5106
KARAR NO : 2020/10041
KARAR TARİHİ : 30.09.2020
MAHKEMESİ :… Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : İŞE İADE
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin … sözleşmesinin geçerli ve haklı nedene dayanmaksızın işverence feshedildiğini ileri sürerek feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini, işe başlatılmama halinde ödenmesi gereken tazminat ile boşta geçen süre ücreti ve diğer haklarının belirlenmesini talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemesi Kararının Özeti:
Mahkemece, (Kapatılan) 22. Hukuk Dairesi’nin 22.04.2014 tarihli bozma ilamına uyulmasına karar verilerek yapılan yargılamada, davalı ile dava dışı şirketler arasında , ortaklık yapısı benzerliği , amaç ve hareket birlikteliği bulunduğu , aralarında organik bağ bulunduğu, bu nedenle 30 işçi den fazla çalışanın olduğu, davacının … sözleşmesine haklı olarak son verildiğinin ispatlanamadığı gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz Başvurusu:
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Gerekçe:
Dosya kapsamında öncelikle çözümlenmesi gereken husus davalı ile dava dışı şirketler arasındaki ilişkinin mahiyeti ve davalı … yerinde fesih tarihinde 30 dan fazla işçinin istihdam edilip edilmediği hususudur.
Davacı vekili, davalı … yeri ile dava dışı … Diyaliz Hiz. San. Tic. Tur. A.Ş. , … -… Sağlık Eğitim …. Hiz. A.Ş. ve … Avitum … Şirketlerinin fiilen ve hukuki olarak bağlantılı şirketler olduğunu iddia ederek işe iade talebinde bulunmuştur. Mahkemece yapılan yargılamada davalı … yerinde fesih tarihinde 30 işçinin çalışmadığı ve davacının … güvencesi hükümlerinden faydalanamayacağı gerekçesi ile davasının reddine karar verilmiş, yapılan temyiz incelemesinde ise davalı ve dava dışı şirketler arasındaki ilişkinin yeterince araştırılmadığı, öncelikle Ticaret Sicil Memurluğundan, davalı şirketin ve aralarında organik bağ olduğu iddia edilen dava dışı şirketlerin sicile tescil tarihleri, kuruluştan itibaren adresleri, yetkililerinin ve ortaklarının kimlik bilgileri, faaliyet alanları, şubelerinin olup olmadığı sorularak bilgi ve belgeler istenilmesi; faaliyetlerinin aynı … koluna girip girmediğinin kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirlenmesi, Sosyal Güvenlik Kurumu’ndan ilgili dönem işyeri dönem bordroları istenerek şirketler arasında işçi transferleri olup olmadığının araştırılması gerektiği yönünde bozma kararı verilmiştir. Uyulmasına karar verilen bozma ilamı sonrasında dosya arasına celp edilen evrak kapsamında Davalı ve dava dışı … -… Sağlık Eğitim …. Hiz. A.Ş.nin ortaklarından yalnız … Avitum … A.Ş ‘nin aynı olduğu, dava dışı … Diyaliz Hizmetleri A.Ş’nin ise dava tarihinden sonra 04.03.2014 tarihinde davalı tarafından devralındığı , davalı ve dava dışı şirketlerin, diyaliz ve sağlık hizmetleri alanında faaliyet gösterdikleri tespit edilmiştir. Ne var ki bu tespitler davalı ve dava dışı şirketler arasında organik bağın tespiti için yeterli değildir. Dosya kapsamında davacının veya başka işçilerin davalı ve dava dışı şirketlerde birlikte istihdam edildiğini, işçi transferinin yapıldığını gösteren bir kayda rastlanmamıştır. Tanık beyanları ise işçi transferi ve birlikte istihdam hususunda kanaat oluşturacak nitlikte değildir. Birlikte istihdam söz konusu olmadığı sürece farklı tüzel kişilere ait … yerlerindeki işçi sayısının … güvencesi hükümlerinden faydalanabilmek için kanunen gerekli olan 30 işçinin tespitinde göz önünde bulundurulması da mümkün değildir. Dosya kapsamında ise fesih tarihi itibari ile davalı … yerinde 30 işçinin çalışmadığı sabittir. Hal böyle olunca; davacının … güvencesi hükümlerinden yararlanamayacağından davanın reddi gerektiği halde kabulüne karar verilmesi hatalıdır.
Belirtilen nedenlerle, 4857 sayılı Kanun’un 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçe ile;
1- Mahkemenin esas ve karar numarası yukarıda yazılı kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2- Davanın REDDİNE,
3- Harçlar Kanunu gereği alınması gereken 54,40 TL harçtan peşin alınan 17,15 TL harcın mahsubu ile bakiye kalan 37,25 TL harcın davacından tahsili ile hazineye irat kaydına,
4-Davacının yaptığı yargılama masraflarının üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı 59,90 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
5-Davalı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 3.400,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Taraflarca yatırılan gider avanslarından varsa kullanılmayan bakiyelerinin ilgili tarafa iadesine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 30.09.2020 gününde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.