YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/5637
KARAR NO : 2020/10019
KARAR TARİHİ : 30.09.2020
MAHKEMESİ :… Mahkemesi(Müstemir Yetkili)
DAVA TÜRÜ : ALACAK
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalılardan … Yatırım İzleme ve Koordinasyon Başkanlığı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı, … İl Özel İdaresinde kadrolu işçi olarak çalıştığını ve emekli olduğunu, Köy Hizmetleri işçisi iken bu kuruluşun kapanması üzerine … İl Özel İdaresine geçtiğini, çalışmalarının geçici ve mevsimlik statüsünde başlatılmış olmasına rağmen 02.02.2001 tarihinde kadroya geçtiğini, geçmiş dönem çalışmalarının kademe ve derecesine yansıtılmadığını, yıllık izinlerini kullanmadığını beyan ederek yıllık izin ücreti alacağının davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalının Cevap Özeti:
Davalı, husumet itirazında bulunarak davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece isteğin kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Kararı davalı temyiz etmiştir.
Gerekçe:
1-Taraflar arasında davalı taraf sıfatının belirlenmesi konusunda uyuşmazlık mevcuttur.
12.11.2012 tarihli 6360 sayılı Onüç İlde Büyükşehir Belediyesi ve Yirmialtı İlçe Kurulması İle Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun 1. maddesinin 1. fıkrası ile … İli dahil sayılan illerde Büyükşehir Belediyesinin kurulduğu, 5. fıkrasında bu sayılan illerdeki İl Özel İdarelerinin kaldırıldığı, yürürlük başlıklı 36. maddesinde de kanunun bu hükümlerinin ilk mahalli idareler seçiminde yürürlüğe gireceği belirtilmiştir. Anılan Kanun’un kabul edildiği tarihten sonraki ilk mahalli idareler seçimi ile yürürlüğe girmesiyle … İl Özel İdaresinin tüzel kişiliği sona ermiştir.
6360 sayılı Kanun’un 3. maddesinin 2. fıkrasıyla; mevzuatla İl Özel İdarelerine yapılan atıflar bu Kanun kapsamında tüzel kişiliği kaldırılan İl Özel İdareleri için ilgisine göre Bakanlıklara, Bakanlıkların bağlı veya ilgili kuruluşları ile bunların taşra teşkilatına, Hazineye, Valiliklere, Büyükşehir Belediyelerine ve bağlı kuruluşlarına veya ilçe Belediyelerine yapılmış sayılacağı, tüzel kişiliği kaldırılan İl Özel İdarelerine 22.02.2005 tarihli ve 5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanunu ve diğer mevzuatla verilmiş olan yetki, görev ve sorumluluklar ilgisine göre bu kurum ve kuruluşlar tarafından kullanılacağı ve yerine getirileceği, söz konusu İl Özel İdarelerinin mahkemelerde süren davalar ile İl Özel İdaresi olarak faaliyet gösterdikleri dönem ve yapılan işlemlere ilişkin olarak açılacak davalarda muhatap, devir işleminin yapıldığı ilgili kurum ve kuruluş olduğu açıkça düzenlemiştir. Bu durumda kaldırılan İl Özel İdareleri hakkındaki davaların ilgilisine göre devredildiği kurum ve kuruluşa yöneltileceği tartışmasızdır. Somut uyuşmazlıklarda İl Özel İdaresine karşı açılan davalarda öncelikle dava konusunu oluşturan faaliyet ve işlemlerle ilgili konuların hangi kurum ve kuruluşlara devredildiği ve devralanın tüzel kişiliğinin de bulunup bulunmadığı belirlenerek husumetin kime yöneltileceğinin tespiti gerekir.
Tüzel kişiliği sona eren İl Özel İdarelerinin devir, tasfiye ve paylaştırılma işlemlerini düzenleyen 6360 sayılı Kanun’un geçici 1. maddesinin 1. fıkrasında; devir, tasfiye ve paylaştırma işlemlerini yürütmek üzere Vali tarafından, bir Vali Yardımcısının Başkanlığında, Valinin uygun göreceği kurum ve kuruluş temsilcilerinin ve ilgili Belediye Başkanlarının katılımıyla devir, tasfiye ve paylaştırma komisyonu kurulacağı, bu komisyona yardımcı olmak üzere Valinin görevlendirmesi ile alt komisyonlar da kurulabileceği, 4. fıkrasında bu Kanun ile tüzel kişilikleri kaldırılan İl Özel İdarelerinin; personelini, her türlü taşınır ve taşınmaz malları ile hak, alacak ve borçlarını bu Kanun’un yayımı tarihinden itibaren bir ay içinde Valiliğe bildireceği, bu İdarelerin taşınmazlarının satışı, tahsisi ve kiralanması, … ve toplu … sözleşmesinin yapılması, her türlü imar uygulaması (inşaat ruhsatı hariç), … makineleri ve diğer taşıtların satışı ile borçlanmalarının İçişleri Bakanlığı’nın onayına bağlı olduğu, 5. fıkrasında ise tüzel kişilikleri kaldırılan İl Özel İdarelerinin her türlü taşınır ve taşınmaz malları, hak, alacak ve borçları, komisyon kararıyla ilgisine göre Bakanlıklara, Bakanlıkların bağlı veya ilgili kuruluşları ile bunların taşra teşkilatına, valiliklere, yatırım izleme ve koordinasyon başkanlığına, Büyükşehir Belediyesine ve bağlı kuruluşuna veya İlçe Belediyesine devredilmesine karar verileceği, devir işleminin, yapılacak ilk mahalli idareler genel seçimi tarihinde uygulamaya konulacağı, Maliye Hazinesine devredilen taşınmazların Kanun’un yayımlandığı tarih itibarıyla kullanmakta olan kurumlara tahsis edilmiş sayılacağı, Hazinenin özel mülkiyetindeki veya Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki taşınmazlardan Maliye Bakanlığınca, bu Kanun’un 1. maddesiyle tüzel kişilikleri kaldırılan İl Özel İdarelerine, Belediyelere ve köy tüzel kişiliklerine tahsis edilmiş olanların; kuruluş kanunlarıyla kendilerine verilen kamusal nitelikteki görevleri yerine getirmeleri amacıyla ve komisyon kararıyla; ilgisine göre Bakanlıklara, Bakanlıkların bağlı veya ilgili kuruluşlarına, yatırım izleme ve koordinasyon Başkanlıklarına, Büyükşehir Belediyelerine, Büyükşehir Belediyelerinin bağlı kuruluşlarına ve İlçe Belediyelerine tahsis edilmiş sayılacağı düzenlenmiştir.
Ancak bu düzenlemeler kapsamında devir öncesi doğan ve bir kurum ve kuruluşa devredilmeyen işçilik alacaklarının tahsili için açılan davalarda taraf sıfatının kime ait olduğu konusunda anılan kanunda bir düzenleme bulunmamaktadır. Dava konusu olayda davacı işçi devirden önce emekli olup … ilişkisini sona erdirdiğinden talep ettiği yıllık izin ücretinden kimin sorumlu olduğunun belirlenmesi gerekecektir. Öncelikle devir, tasfiye ve paylaştırma komisyon kararının getirtilerek tüzel kişiliği kaldırılan il özel idaresinin devir öncesi borçlarının hangi kuruma devredildiğinin belirlendiği durumda davalı taraf sıfatının borcu devralan bu kurum veya kuruluş olduğu, borçların devri konusunda alınmış bir karar yok ise anılan il özel idaresinin aktiflerini ve alacaklarını devralanın borçlardan da sorumlu tutulması gerekeceği, tüm bu araştırmalarla borçtan sorumlu tutulacak davada taraf ehliyetine sahip bir kurum veya kuruluş tespit edilemediği hallerde borcun mahalli idare birimi olan il özel idaresindeki çalışmalardan doğan bir borç olması ve devir, tasfiye ve paylaştırma işlemlerini yapması gereken komisyonu oluşturma yükümlülüğünün de mülki idareye verildiği dikkate alındığında davanın İçişleri Bakanlığına yönetilerek sonuçlandırılması gerekir.
Buna göre eldeki davada, dava her ne kadar … Büyükşehir Belediyesi aleyhine açılmış ise de, Mahkemece … İl Özel İdaresi kapanmadan önceki borç ve sorumluluğun … Yatırım İzleme Koordinasyon Başkanlığına ait olduğu gerekçesiyle, taraf teşkili sağlanarak yargılama davalı idare aleyhine yürütülerek sonuçlandırılmıştır. Ancak dosyada Devir Tasfiye Paylaştırma Komisyonu kararı bulunmadığı gibi dosyaya sunulan emekli işçilerin isim listesinde davacı ile ilgili bir bilgi de bulunmamaktadır.
Yargıtay (kapatılan) 22. Hukuk Dairesinin 08.07.2020 tarihli geri çevirme kararı ile, davacının, 6360 sayılı Kanunun yürürlüğe girmesinin öncesinde 22.08.2013 tarihinde emekli olduğu anlaşılmakla, davacının dava konusu yapılan alacaklarından kaynaklı sorumluluğun hangi kuruma devredildiği hususunun, … Devir, Tasfiye ve Paylaştırma Komisyonundan sorularak, cevabi yazının dosyaya eklenilmesi istenilmiş olup, … İdare ve Denetim Müdürlüğünün ve … Yatırım İzleme ve Koordinasyon Başkanlığının cevabi yazılarında, davacının alacaklarından kaynaklı sorumluluğun hangi kuruma devredildiği hususunda herhangi bir bilgi, belge ve karar bulunmadığı bildirilmiştir. Bu durumda anılan cevabi yazı içerikleri dikkate alındığında, eldeki davada husumetin İçişleri Bakanlığına yönetilmesi gerekmektedir.
2-Diğer yandan Mahkemenin 17.02.2016 tarihli ve 6 nolu duruşmasında … Büyükşehir Belediye Başkanlığının davalı sıfatının Uyap ortamından kaldırılmasına karar verilmiş ise de, çelişkili olacak şekilde gerekçeli karar başlığında … Büyükşehir Belediye Başkanlığının taraf olarak gösterilmesi de hatalı olmuştur.
Açıklanan maddi ve hukuki olgular doğrultusunda temyiz edilen kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, davalının sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 30.09.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.