Yargıtay Kararı 9. Hukuk Dairesi 2020/6002 E. 2020/12336 K. 19.10.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/6002
KARAR NO : 2020/12336
KARAR TARİHİ : 19.10.2020

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi taraf vekillerince istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı İsteminin Özeti:
Davacı, davalıya ait işyerinde fabrika müdürü olarak çalıştığını, iş sözleşmesinin işverence haksız şekilde feshedildiğini, hakları tam olarak ödenmediği gibi ücretlerinin de kayıtlarda eksik gösterildiğini ileri sürerek ikramiye, munzam zarar, fazla çalışma, yıllık izin, ulusal bayram ve genel tatil alacaklarının tahsilini istemiş, birleşen dava ile de hafta tatili alacağını talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, zamanaşımı def’ini öne sürüp, iş sözleşmesinin, 05.12.2013 tarihinde davacıya bütün ödemeler yapılarak feshedildiğini, davalı şirkette dini ve milli bayramlarda çalışma yapılmadığını, bu uygulamanın şirketin genel uygulaması olduğunu, işveren konumunda olan davacının fazla çalışma, genel tatil ve hafta tatiline ilişkin ücrete hak kazanmasının mümkün olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davacının görev yaptığı fabrikada en üst düzey yönetici olan fabrika müdürü pozisyonunda olması, davacının aylık maaşının görev ve sorumluluğuna uygun olarak asgari ücretin 5 katından daha fazla olması ve davalı işverence davacıya fazla mesai yapması konusunda verilmiş bir talimata ilişkin dosyada belge olmaması nedeniyle davacının fazla mesai ücreti alacağı olmadığı, munzam zararı da olmadığından bu talebin de reddi gerektiği, ikramiye ödemesinin işyeri uygulaması olmaması karşısında bu talep ile izinlerini kullandığından yıllık izin ücretine yönelik talebin de reddi gerektiği ancak bir kısım hafta tatili ile genel tatil alacağı olduğu gerekçesi ile asıl davanın kısmen kabulüne birleşen davanın ise kabulüne karar verilmiştir.
Karar tarafların temyizi üzerine Dairemizin 2017/8476 E. 2018/13651 K. ve 25/06/2018 tarihli ilamı ile davalı temyizi yerinde görülmeyip davacı temyizi açısından ise ” Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda bordrolarda hafta tatili ve genel tatil tahakkuku olduğu belirtilip tahakkukların olduğu dönemler hesaplamada dışlanmış ise de, bordroların incenlemesinde tahakkukların çalışma karşılığı zamlı tahakkuk olmadığı çalışılmadan ödenmesi gereken yevmiyeler olduğu görülmüştür. Buna göre hesaplamada ilgili bordro dönemlerinin dışlanması hatalıdır. Öte yandan davacı taraf temyiz aşamasında bordro bedellerinin gerçeği yansıtmadığı ve bordro dışında elden ödeme yapıldığı iddiası ile ilgili bir kısım ödeme belgeleri sunmuştur. Mahkemece bu belgelere karşı davalı tarafın diyecekleri sorulduktan sonra elden ödeme olup olmadığı değerlendirilerek hesaplamada dikkate alınacak dönem ücretleri belirlenmelidir. ” gerekçesiyle bozulmuştur.
Mahkemece bozma ilamına uyulup bilirkişi raporu alındıktan sonra davacı tarafın bozma sonrası yaptığı ıslah da dikkate alınarak asıl ve birleşen davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Bu kararı da taraflar temyiz etmiştir. Dairemizin 2020/588 E. 2020/3482 K. ve 03/03/2020 tarihli ilamı ile özetle, davacı temyizi yerinde görülmeyip davalı temyizi açısından, bozma sonrası ıslaha değer verilmesinin hatalı oluşu ile birleşen davada zamanaşımı def’inin dikkate alınması gerektiği, gerekçeleriyle karar bozulmuştur.
Mahkemece, bozma ilamına uyulmuş, bozma sonrası yapılan ıslah dikkate alınmadan ve birleşen davaya karşı öne sürülen zamanaşımı def’inin de etkisi olmadığı gerekçesi ile asıl davanın kısmen kabulüne birleşen davanın ise kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Kararı taraf vekilleri temyiz etmiştir.
Gerekçe:
1- Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davacının tüm, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Dairemizin 2020/588 E. 2020/3482 K. ve 03/03/2020 tarihli ilamında birleşen davaya karşı öne sürülen zamanaşımı def’inin değerlendirilmesi gerektiği belirtilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyulmasına rağmen hatalı değerlendirme ile birleşen dava açısından zamanaşımı def’i dikkate alınmadan sonuca gidilmiştir.
Davacı taraf birleşen davası ile hafta tatili alacağı talep etmiş olup dava tarihi 27/05/2014 tür. Davalı taraf bu davaya karşı süresinde zamanaşımı def’ini ileri sürmüştür. Buna göre söz konusu alacağın 5 yıllık zamanaşımı süresine tabi olması nedeniyle 27/05/2009 tarihinden öncesi talepler zamanaşımına uğramıştır ve davacı alacağı bu tarihden sonrası için hesaplanmalıdır. Mahkemece bu yönde hesaplama yaparak davacı alacağı belirlenmesi gerekirken hatalı değerlerdirme ile birleşen davaya yönelik zamanaşımı def’i dikkate alınmadan karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgililere iadesine 19/10/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.