Yargıtay Kararı 9. Hukuk Dairesi 2020/6059 E. 2021/3897 K. 16.02.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/6059
KARAR NO : 2021/3897
KARAR TARİHİ : 16.02.2021

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ : … 8. Hukuk Dairesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK
İLK DERECE MAHKEMESİ : … 4. İş Mahkemesi

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi taraflar vekillerince istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin davalılardan …’un … Makarnası San ve Tic. A. Ş.’nin asıl işveren, diğer davalı … Proje Müteahhit Müş. İnş. San. ve Tîc. Ltd. Şti.’nin ise taşeron olduğu iş yerinde inşaat bölümünde işçi olarak 1999 yılından 2005 yılına kadar çalıştığını, bu sürede … Proje, … unvanı ile ticari faaliyetlerinin sürdüğünü, 28/07/2006 tarihinde tekrar işe dönerek kesintisiz olarak işten çıkartıldığı 17/12/2015 tarihine kadar çalışmasına devam ettiğini, 11/12/2011 tarihinde kıdem tazminatının ödendiğini, 5 yıl sonra yeniden kıdem tazminatı ödenmek üzere davacının çağrıldığını, ancak bu kez fazla mesai, hafta tatili ve yıllık izin alacaklarının talep edilmesi üzerine işten çıkartıldığını, ücretinin 3.000,00 TL olduğunu belirterek kıdem ve ihbar tazminatı, yıllık ücretli izin, fazla çalışma ücreti, hafta tatili ücreti ve ulusal bayram ve genel tatil alacaklarının davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı … Proje vekili; davacının müvekkili şirketin hizmetine ihtiyaç duyduğu zamanlarda çağrı üzerine gelip günlük yevmiye ücreti ile çalıştığını, 2012 yılı Mart ayı ve öncesine ilişkin alacaklarının davacıya ödendiğini, talep konusu alacakların zamanaşımına uğradığını, ödenmeyen herhangi bir alacağı bulunmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Davalı …’un … A.Ş. vekili; diğer davalı ile fabrika ve idare binasının zaman zaman ihtiyaç duyulan bakım ve onarım işleri için eser sözleşmesi kapsamında ve anahtar teslimi olarak sözleşme imzalandığını, süreklilik arz etmeyen ve müvekkili şirketin asıl işinin bir parçası olmayan inşaat işleri ile ilgili olarak diğer davalı ile kurulan hukuki ilişkinin asıl-alt işveren ilişkisi olarak tanımlanamayacağını, bu sebeple müvekkili şirkete husumet yöneltilemeyeceğini, talep konusu alacaların zamanaşımına uğradığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti:
Mahkemece, yapılan yargılama, toplanan deliller ve bilirkişi raporu doğrultusunda, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İstinaf Başvurusu :
İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı davacı ve davalılar vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesi Kararının Özeti:
Bölge Adliye Mahkemesince, taraf vekillerinin istinaf başvurularının kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve yeniden esas hakkında karar verilerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz Başvurusu :
Karar süresi içinde davacı vekili ile davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davacının tüm, davalıların aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Taraflar arasında davacının yıllık izin ücreti alacağı konusunda uyuşmazlık bulunmaktadır.
4857 sayılı İş Kanunu’nun 59. maddesinde, iş sözleşmesinin herhangi bir sebeple sona ermesi halinde, işçiye kullandırılmayan yıllık izin sürelerine ait ücretlerin son ücret üzerinden ödeneceği hükme bağlanmıştır. Yıllık izin hakkının ücrete dönüşmesi için iş sözleşmesinin feshi şarttır. Bu noktada sözleşmenin sona erme şeklinin ve haklı olup olmadığının önemi bulunmamaktadır.
Yıllık izinlerin kullandırıldığı noktasında ispat yükü, işverene aittir. İşveren yıllık izinlerin kullandırıldığını imzalı izin defteri veya eşdeğer bir belge ile ispatlamalıdır. Bu konuda ispat yükü üzerinde olan işveren, işçiye yemin teklif edebilir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 31. maddesinde, hakimin davayı aydınlatma ödevi düzenlenmiş olup madde uyarınca, hakim uyuşmazlığın aydınlatılmasının zorunlu kıldığı durumlarda, maddi veya hukuki açıdan belirsiz yahut çelişkili gördüğü hususlar hakkında, taraflara açıklama yaptırabileceği, soru sorabileceği ve delil gösterilmesini isteyebileceği düzenlenmiştir.
Somut olayda, davacı dava dilekçesinde yıllık izinlerin kullandırılmadığını ve ücretinin ödenmediğini iddia etmektedir. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda; davalıya ait işyerinde 11 yıl 16 gün çalıştığı ve 190 gün izin hakkı bulunduğu tespit edilerek hesaplanan yıllık izin ücreti alacağının mahkemece hüküm altına alındığı anlaşılmaktadır. Davacının on yılı aşan süre ile çalışmasına rağmen izin kullanmaması hayatın olağan akışına aykırı olduğundan 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 31. maddesi uyarınca hakimin davayı aydınlatma ödevi kapsamında davacının çalışma süresi boyunca herhangi bir zamanda yıllık ücretli izin kullanıp kullanmadığı, kullanmış ise kaç gün kullandığı hususu açıklattırılarak davacı beyanı ile birlikte tüm deliller birlikte değerlendirilmek suretiyle karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç:
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 16.02.2021 gününde oybirliği ile karar verildi.