YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/6253
KARAR NO : 2020/10858
KARAR TARİHİ : 07.10.2020
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili; müvekkilinin 01.05.2004 tarihinden 02.06.2014 tarihine kadar … Üniversitesi ile üniversiteden ihale yolu ile iş alan alt işveren şirketler bünyesinde (en son …Ltd. Şti) 1596,00.-TL ücretle çalıştığını, 01.07.2014 tarihinde emekli olmaya hak kazandığını, emeklilik nedeni ile yasal haklarının ödenmesi için 01.07.2014 ve 11.07.2014 tarihinde üniversiteye vekil sıfatıyla müracaat edildiğini, davacının Kurum’ da çalışmadığına dair cevap verilerek, kıdem tazminatı ve ilave tediye alacaklarının verilen süre içinde ödenmediğini, … Üniversitesi ile alt işveren şirketler arasındaki sözleşmelerin muvazaalı olduğunun Antalya 1. İş Mahkemesinin 05.12.2012 Tarih, 2010/ 188 Esas 2012/ 640 sayılı kararı ile kesinleştiğini, karar gereği muvazaa nedeni ile taşeron işçilerinin baştan itibaren kamu işçisi sayılması gerektiğini, işe başladığı tarihten itibaren 6772 SY gereği ödenmesi gereken 52 günlük ücret tutarında ilave tediye alacağından yoksun bırakıldığını, Adana 6. İş Mahkemesi 05.09.2013 Tarih 2013/ 58 Esas 2013/ 457 sayılı kararı uyarınca ilave tediye alacağına hak kazandığını, baştan itibaren Akdeniz Üniversitesi işçisi sayıldığından ilave tediye alacaklarının ödenmesi yasal zorunluluk olduğunu bildirerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile Kıdem Tazminatı ve İlave Tediye Ücreti alacağının davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili; akademik personel tarafından yürütülen bilimsel araştırma projesi kapsamında dava dışı … Ltd. Şti’ nden “Deney Hayvanı Bakım ve Yetiştirme İşi” hizmet alımı yapıldığını, hizmet alımı yapılan işin müvekkili tarafından yapılabilecek bir iş olmadığını, üniversite ile davacı arasında hiçbir şekilde sözleşme yapılmadığını, 4734 SK kapsamında ihale makamı konumunda olan idarenin, hizmet alımı sözleşmesi gereği yüklenici firma işçisi olan davacının talebinden sorumlu olmasının mümkün bulunmadığını, bu nedenle idarenin asıl işveren ve yüklenici firmaların ise idare bünyesinde iş alan alt işverenler olmadığından idareden ilave tediye alacağı talep hakkı bulunmadığını, … iş müfettişlerince üniversiteye bağlı hastanede 22.02.2010-24.02.2010 tarihleri arasında yapılan incelemede muvazaa tespiti yapıldığını, davacının çalıştığı hizmet alımına ilişkin muvazaa tespiti bulunmadığını, bu bakımdan ilave tediye alacağının kabul edilemeyeceğini, ilave tediye alacağı talebine ilişkin olarak zamanaşımı itirazında bulunduklarını savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece toplanan deliller ve bilirkişi raporuna dayanılarak davalı üniversite rektörlüğü ile dava dışı firma arasında yapılan asıl işveren alt işverenlik ilişkisinin muvazaalı olduğu Bölge Çalışma Müdürlüğünce tespit edilmiş olup, itiraz üzerine Antalya 1. İş mahkemesince davanın reddine karar verilmiş olmakla, muvazaanın varlığının kesinleştiğini ve bu duruma göre davacının başından beri kamu işçisi olduğunu ve 6772 sayılı yasa hükümlerine göre ilave tediye ücreti alacağına hak kazandığını ve 1475 Sayılı kanunun 14. Maddesine dayanılarak Kıdem tazminatına hak kazandığını belirterek davanın kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Taraflar arasındaki temel uyuşmazlık, asıl işveren-alt işveren arasındaki ilişkinin kanuna uygun kurulup kurulmadığı veya muvazaaya dayanıp dayanmadığı noktasında toplanmaktadır.
Alt işveren; bir işyerinde yürütülen mal ve hizmet üretimine ilişkin asıl işin bir bölümünde veya yardımcı işlerde, işletmenin ve işin gereği ile teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren alanlarda iş alan ve bu iş için görevlendirdiği işçilerini, sadece bu işyerinde aldığı işte çalıştıran diğer işveren olarak tanımlanabilir. Alt işverenin iş aldığı işveren ise asıl işveren olarak adlandırılabilir. Bu tanımlamalara göre asıl işveren-alt işveren ilişkisinin varlığından söz edebilmek için iki ayrı işverenin olması, mal veya hizmet üretimine dair bir işin varlığı, işçilerin sadece asıl işverenden alınan iş kapsamında çalıştırılması ve tarafların muvazaalı bir ilişki içine girmemeleri gerekmektedir.
Alt işverene yardımcı işin verilmesinde bir sınırlama olmasa da, asıl işin bir bölümünün teknolojik uzmanlık gerektirmesi zorunludur. 4857 sayılı Kanun’un 2. maddesinde, asıl işveren alt işveren ilişkisinin sınırlandırılması yönünde kanun koyucunun amacından da yola çıkılarak, asıl işin bir bölümünün alt işverene verilmesinde “işletmenin ve işin gereği” ile “teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren işler” ölçütünün bir arada bulunması şarttır. Kanun’un 2. maddesinin altıncı ve yedinci fıkralarında “işletmenin ve işin gereği ile teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren işler” sözcüklerine yer verilmiş olması bu gerekliliği ortaya koymaktadır. Alt İşverenlik Yönetmeliğinin 11. maddesinde de yukarıdaki anlatımlara paralel biçimde, asıl işin bir bölümünün alt işverene verilebilmesi için “işletmenin ve işin gereği ile teknolojik sebeplerle uzmanlık gerektirmesi” şartlarının birlikte gerçekleşmesi gerektiği belirtilmiştir.
İşverenler arasında muvazaalı biçimde asıl işveren alt işveren ilişkisi kurulmasının önüne geçilmek amacıyla 4857 sayılı Kanun’un 2. maddesinde bazı muvazaa kriterlerine yer verilmiştir. Muvazaa Borçlar Kanununda düzenlenmiş olup, tarafların üçüncü kişileri aldatmak amacıyla, kendi gerçek iradelerine uymayan, aralarında hüküm ve sonuç meydana getirmesini arzu etmedikleri, görünüşte bir anlaşma olarak tanımlanabilir.
Somut olayda, davacı vekili; müvekkilinin 01.05.2004 tarihinden 02.06.2014 tarihine kadar … Üniversitesi ile üniversiteden ihale yolu ile iş alan alt işveren şirketler bünyesinde (en son … şirketinde çalıştığını, 01.07.2014 tarihinde emekli olmaya hak kazandığını, emeklilik nedeni ile yasal haklarının ödenmesi için 01.07.2014 ve 11.07.2014 tarihinde üniversiteye vekil sıfatıyla müracaat edildiğini, davacının Kurum’ da çalışmadığına dair cevap verilerek, kıdem tazminatı ve ilave tediye alacaklarının verilen süre içinde ödenmediğini, Akdeniz Üniversitesi ile alt işveren şirketler arasındaki sözleşmelerin muvazaalı olduğunun Antalya 1. İş Mahkemesinin 05.12.2012 Tarih, 2010/ 188 Esas 2012/ 640 sayılı kararı ile kesinleştiğini, karar gereği muvazaa nedeni ile baştan itibaren Akdeniz Üniversitesi işçisi sayıldığından ilave tediye alacaklarının ödenmesi yasal zorunluluk olduğunu bildirerek, Kıdem Tazminatı ve İlave Tediye Ücreti alacağının davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili ise akademik personel tarafından yürütülen bilimsel araştırma projesi kapsamında dava dışı … Ltd. Şti’ nden “Deney Hayvanı Bakım ve Yetiştirme İşi” hizmet alımı yapıldığını, hizmet alımı yapılan işin müvekkili tarafından yapılabilecek bir iş olmadığını, üniversite ile davacı arasında hiçbir şekilde sözleşme yapılmadığını, davacının çalıştığı hizmet alımına ilişkin muvazaa tespiti bulunmadığını, bu bakımdan ilave tediye alacağının kabul edilemeyeceğini, ilave tediye alacağı talebine ilişkin olarak zamanaşımı itirazında bulunduklarını savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece “davalı üniversite rektörlüğü ile dava dışı firma arasında yapılan asıl işveren alt işverenlik ilişkisinin muvazaalı olduğu Bölge Çalışma Müdürlüğünce tespit edilmiş olup, itiraz üzerine Antalya 1. İş mahkemesince davanın reddine karar verilmiş olmakla, muvazaanın varlığının kesinleşmiş olduğu” gerekçesiyle ihbar olunan şirket işçisi olan davacının ilave tediye alacağına hak kazandığı kabul edilmiş ise de bu karar eksik araştırmaya dayalıdır.
Mahkeme kararına dayanak oluşturan Antalya 1. İş Mahkemesi kararında muvazaa tespiti yapılan şirketler arasında davacının çalışmış olduğu ihbar olunan şirket bulunmamaktadır. İş müfettişince düzenlenen ve kesinleşen rapora göre davalı üniversite ile dava dışı şirketler arasında geçerli olan Sağlık ve Sağlık destek hizmetleri ve genel temizlik hizmetleri, hasta yakını ve ziyaretçi yönlendirme hizmetleri- bilgisayarlı veri işlem hizmetlerine ilişkin sözleşmelerin muvazaalı olduğunun tespit edildiği, ancak dosya muhteviyatından davacının ne iş yaptığı anlaşılamadığı gibi davacının söz konusu hizmet alımı sözleşmeleri kapsamında çalıştırıldığına ilişkin somut bir tespit de yapılamamaktadır
Mahkemece öncelikle 26.02.2010 tarih 13 sayılı İş Müfettişi raporu ile rapora karşı açılan dava ile ilgili kesinleşen dava dosyasının ve davalı üniversite ile … … Mobilya Temizlik Hiz. Gıda San. Tic. Ltd. Şti. arasındaki sözleşme ile varsa ihale şartnamesi ve tüm ihale evraklarının dosya arasına alınması, davacının yapmış olduğu işin belirlenmesi, davacının hangi tarihli ihale ile hangi işverene bağlı çalıştırıldığı, ilgili hizmet alım sözleşmesinde gösterilen iş dışında başka bir işte çalıştırılıp çalıştırılmadığı belirlenmelidir. Mahkemece davalı üniversite ile ihbar olunan şirket arasındaki asıl- alt işveren ilişkisinin geçerli olarak kurulup kurulmadığı ya da muvazaaya dayanılıp dayanılmadığı yönünde araştırma ve inceleme yapılmaksızın bu dosya ile ilgisi bulunmayan muvazaa tespit kararı dikkate alınarak dava konusu iş ilişkisinin de muvazaaya dayandığının kabulü hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı nedenlerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 07.10.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.