Yargıtay Kararı 9. Hukuk Dairesi 2020/6876 E. 2020/17047 K. 26.11.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/6876
KARAR NO : 2020/17047
KARAR TARİHİ : 26.11.2020

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkili işçinin nakil tarihine kadar davalı Tire Belediye Başkanlığı’nın işçisi olarak çalıştığını, hak kazandığı halde ödenmemiş işçilik alacaklarının bulunduğunu ileri sürerek, ücret, ilave tediye ile bir kısım toplu iş sözleşmesinden kaynaklanan alacaklarının hüküm altına alınmasını talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan deliller ve bilirkişi raporuna dayanılarak yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Zamanaşımı, alacak hakkının belirli bir süre kullanılmaması sebebiyle dava edilebilme niteliğinden yoksun kalmasını ifade eder. Bu tanımdan da anlaşılacağı üzere zamanaşımı, alacak hakkını sona erdirmeyip sadece onu “eksik bir borç” haline dönüştürür ve alacağın dava edilebilme özelliğini ortadan kaldırır.
Somut uyuşmazlıkta sadece davaya karşı ileri sürülen zamanaşımı dikkate alınarak hüküm kurulmuş ise de karar bu yönü itibariyle dosya içeriğine uygun düşmemektedir. Bozmadan sonra 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 124 üncü maddesi gereğince davanın yöneltildiği davalı tarafından kanuni süre içinde verilen cevap dilekçesi ile zamanaşımı defi ileri sürülmüştür.
Yargılamada gelinen aşama itibariyle davalı tarafından süresinde ıslaha karşı zamanaşımı definin ileri sürüldüğü kabul edilmeli, mahkemece dava edilen tutar korunarak ıslah tarihinden beş yıl geriye gidilmesi suretiyle zamanaşımı hesabı yapılmalı, oluşacak sonuca göre karar verilmelidir.
3-İlave tediye alacağı 6772 sayılı Devlet ve Ona Bağlı Müesseselerde Çalışan İşçilere İlave Tediye Yapılması Hakkındaki Kanun’dan kaynaklandığından, söz konusu alacağa yasal faiz işletilmesine karar verilmelidir. Toplu iş sözleşmelerinde bulunan 6772 sayılı Kanun maddesinin tekrarından ibaret hükümler, alacağın dayanağının ilgili kanun olduğu gerçeğini değiştirmeyeceğinden, bu durumlarda dahi yasal faize karar verilmelidir.
Somut uyuşmazlıkta hüküm altına alınan ilave tediye alacağına yasal faiz işletilmesine karar verilmesi gerekirken, en yüksek işletme kredisi faizi işletilmesine karar verilmesi doğru olmamıştır.
Anılan hususlar gözetilmeksizin eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ:Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebeplerle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 26/11/2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.