YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/6918
KARAR NO : 2020/13519
KARAR TARİHİ : 27.10.2020
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalılardan İçişleri Bakanlığı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davacının birleşen davada davalı Bakanlığa ait işyerinde, diğer davalı şirkete bağlı işçi olarak çalıştığını, iş sözleşmesinin davalı işveren tarafından haklı bir neden olmadan feshedildiğini ileri sürerek asıl dava ve birleşen davadaki kıdem ve ihbar tazminatı, yıllık izin ücreti ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının hüküm altına alınmasını talep etmiştir.
Davalılar Cevabının Özeti:
Davalı şirket, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Birleşen davada davalı … vekili, davanın husumet yönünden reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece verilen kararın (Kapatılan) 22. Hukuk Dairesi’nin 12.02.2019 tarihli 2016/5305 esas, 2019/2980 karar sayılı ilamı ile bozulması üzerine, Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama neticesinde asıl davanın kısmen kabulüne, birleşen davanın ise tahsilde tekerrür olmamak üzere kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Kararı, birleşen davada davalı … vekili temyiz etmiştir.
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, birleşen davada davalı … vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Bir mahkemenin Yargıtay Dairesince verilen bozma kararına uyması sonunda kendisi için o kararda gösterilen biçimde inceleme ve araştırma yapmak ve yine o kararda belirtilen hukuksal esaslar gereğince karar vermek yükümlülüğü oluşur. Mahkemece bozmaya uyulduktan sonra, bozmaya aykırı karar verilmesi açıkça kamu düzenine aykırılık oluşturur. Bu itibarla, Yargıtay’ın bozma kararına uymuş olan mahkeme söz konusu uyma kararı ile bağlı olup, bu karardan dönemeyeceği gibi; bozma kararında gösterilen biçimde inceleme yapmak ya da yeni bir hüküm vermek zorundadır.
Mahkemece verilen karar, davacının son ücretinin net 1.300,00 TL olarak kabul edilmesi ve hesaplamaların bu miktara göre yapılması gerektiği noktasında bozulmuştur. Bozma kararına uyulmuş ise de, hükme esas alınan 24.03.2020 tarihli bilirkişi raporundaki hesaplamaların net 1.300 (Brüt 1.818,41TL ) üzerinden yapılmadığı anlaşılmaktadır. Hatalı hesaplamalar içeren bilirkişi raporuna itibar edilerek, birleşen davanın kabulüne karar verilmiş olması yerinde değildir. Açıklanan sebeplerle, mahkemece verilen kararın asıl davada davalı alt işveren tarafından temyiz edilmemesi karşısında davacının usuli kazanılmış haklarının korunması gerektiği de dikkate alınarak, bozmaya kararına uygun şekilde hesaplama yapılmalı, doğru ücret miktarı üzerinden yeniden hesaplanan alacaklar hüküm altına alınmalıdır.
Temyiz edilen kararın açıklanan sebeplerle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan hükmün yukarıda açıklanan sebeplerden BOZULMASINA, 27.10.2020 tarihinde oybirliği ile karar verildi.