YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/7707
KARAR NO : 2020/16174
KARAR TARİHİ : 17.11.2020
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : İŞE İADE
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalılar vekilleri tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davacının davalı kuruma ait Elazığ Eğitim ve Araştırma Hastanesinde yazılım destek personeli olarak çalıştığını, çalışmalarının ihale ile iş alan değişik işyerleri nezdinde sigortalı olarak gösterildiğini ileri sürerek ödenmeyen fazla mesai ve icap nöbeti ücret alacaklarının davalılardan tahsilini talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalılar vekilleri, davanın reddi gerektiğini savunmuşlardır.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece bozma sonrası yapılan yargılamada, toplanan deliller ve bilirkişi raporuna göre davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz Başvurusu:
Kararı davalılar vekilleri temyiz etmiştir.
Gerekçe:
Mahkeme kararında yazılacak hususlar 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 297. maddesinde belirtilmiştir. Maddeye göre, hüküm sonucu kısmında gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, isteklerin her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların sıra numarası altında açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerekir.
Öte yandan, kanunun aradığı anlamda oluşturulacak kısa ve gerekçeli kararın hüküm fıkralarının, açık, anlaşılır, çelişkisiz ve uygulanabilir olması gerekmekle birlikte, kararın gerekçesinin de, sonucu ile tam bir uyum içinde, o davaya konu maddi olguların mahkemece nasıl nitelendirildiğini, kurulan hükmün hangi sebeplere ve hukuksal düzenlemelere dayandırıldığını ortaya koyacak, kısaca maddi olgular ile hüküm arasındaki mantıksal bağlantıyı gösterecek nitelikte olması gerekir. Zira tarafların o dava yönünden, hukuk düzenince hangi sebeple haklı veya haksız görüldüklerini anlayıp değerlendirebilmeleri ve Yargıtayın hukuka uygunluk denetimini yapabilmesi için, ortada, usulüne uygun şekilde oluşturulmuş, hükmün hangi sebeple o içerik ve kapsamda verildiğini ayrıntılarıyla gösteren, ifadeleri özenle seçilmiş ve kuşkuya yer vermeyecek açıklıktaki bir gerekçe bölümünün ve buna uyumlu hüküm fıkralarının bulunması zorunludur.
Kısa karar ile gerekçeli karar çelişkisi, Yargıtay İçtihatları Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 10.04.1992 tarihli ve 1991/7 esas, 1992/4 karar sayılı ilamı gereğince bozma sebebidir.
Somut uyuşmazlıkta, kısa kararın,
2. fıkrasında; “1538,78 TL icap nöbetinin 200,00 TL’sinin dava tarihinden itibaren bakiye 1.338,78 TL’sinin ıslah tarihi olan 08/12/2015 tarihinden itibaren işleyecek mevduata uygulanan en yüksek banka faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine” hükmedildiği halde, gerekçeli kararın 2. fıkrasında ;”12.310,29 TL net icap nöbeti ücretinin 200,00 TL’sinin dava tarihinden itibaren bakiye 12.110,29 TL’sinin ıslah tarihi olan 08/12/2015 tarihinden itibaren işleyecek mevduata uygulanan en yüksek banka faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine” hükmedilmesi açık bir çelişki oluşturmaktadır.
Yukarıda açıklanan ilke ve esaslara uyulmadan, kısa karar ile gerekçeli karar arasında çelişki yaratılarak karar verilmesi bozma sebebidir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, bozma sebebine göre sair yönlerin incelenmesine şimdilik yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalı … Hiz. San. Tic. Ltd. Şti.’ne iadesine, 17.11.2020 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.