Yargıtay Kararı 9. Hukuk Dairesi 2020/7916 E. 2020/18528 K. 15.12.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/7916
KARAR NO : 2020/18528
KARAR TARİHİ : 15.12.2020

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi taraf vekillerince istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davacının 22.06.2011-25.11.2013 tarihleri arasında davalıya ait işyerinde diyetisyen olarak çalıştığını, davalı tarafından 22.11.2013 tarihinde gönderilen ve 25.11.2013 tarihinde müvekkiline tebliğ edilen ihtarla iş akdinin haksız olarak feshedildiğini ileri sürerek, kıdem, ihbar tazminatları, genel tatil ücreti ve yıllık izin ücreti alacaklarının davalıdan tahsilini istemiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının şirket bünyesinde randevulu hastası olduğu halde hastaneyi terk ettiğini, yöneticilerden izin almadığını, kendine özel muayene açtığını, imza föylerini zamanında imzalamadığını, mesai saatleri içinde kendi muayenesinde çalıştığı, hastalara muayene kartını verdiğini, mesai saatinden evvel işyerini mazeret bildirmeden terk ettiğini, iş akdinin davalı tarafından 22.11.2013 tarihinde devamsızlık nedeniyle değil işverene karşı özen, bağlılık ve iş görme borçlarını yerine getirmemesi nedeniyle İş Kanunu’nun 25/II-e maddesi uyarınca haklı nedenle feshedildiğini, yıllık izinlerini kullandığını, genel tatillerde çalışması olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Yerel Mahkeme Kararının Özeti ve Yargılama Süreci:
Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davacının iş akdinin davalı işveren tarafından davalı işyerinde çalışırken işverenin izni dışında kendisine ait bir işyeri açarak çalışması, hasta randevusu olduğu saatlerde görevinin başında olmaması nedenleriyle 4857 sayılı Yasa’nın 25/II. maddesi gereğince haklı nedene dayanılarak feshedildiği, davacının kıdem ve ihbar tazminatına hak kazanamayacağı, genel tatil günlerinde çalışmadığı, yıllık ücretli izin alacağının bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiş ve Dairemizce bozulmuştur.
Bozma ilamında özetle; “Mahkemece her ne kadar davalının iş akdini haklı nedene dayanarak feshettiği gerekçesiyle davacının kıdem ve ihbar tazminatlarının reddine karar verilmiş ise de, dosya içeriğine göre davalı işyerinde diyetisyen olarak çalışan davacının özel muayenehaneyi ne zaman açtığı, işverenin bilgisi dahilinde açılıp açılmadığı, hastalarını muayenehanesine yönlendirip yönlendirmediği somutlaştırılmış değildir. Bu hususlar ile ilgili gerekirse tanıklar yeniden dinlenip gerekli araştırma yapılarak davacının işverene karşı olan sadakat borcunu ihlal edip etmediği belirlenerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi hatalıdır.
Somut uyuşmazlıkta, davalı taraf yargılama aşamasında “izin talep formu” başlıklı bir kısım belgeler sunmuş olup bunların bir kısmında davacının imzası vardır. Mahkemece, yıllık izin belgeleri tek tek davacıya gösterilip beyanı alınarak davacının yıllık ücretli izinlerini kullanıp kullanmadığı belirlenmelidir. Eksik inceleme ile karar verilmesi isabetsiz olup, bozmayı gerektirmiştir.” gerekçeleri belirtilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyulmuş ve yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Bozmadan sonra verilen karar taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davacının tüm, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Vermiş olduğu bir hüküm Yargıtay tarafından bozulan ve Yargıtay’ın bu bozma kararına gerek iradi ve gerekse kanuni şekilde uymuş olan yerel mahkeme, bozma kararı doğrultusunda inceleme yapmak ve hüküm kurmak zorundadır. Mahkeme uyma kararını kaldırarak, direnme kararı veremeyeceği gibi, hükmünün bozma kararının kapsamı dışında kalarak kesinleşmiş olan bölümleri hakkında da farklı bir karar vermeden yeniden hükümde karar vermek zorundadır.
Somut uyuşmazlıkta davacı, iş akdinin davalı tarafından haksız nedenle feshedildiğini iddia etmiş, davalı da davacının doğruluk ve bağlılığa uymayan eylemleri nedeniyle iş akdinin haklı olarak feshedildiğini savunmuştur.
Mahkemece hükmüne uyulan bozma ilamının “2” numaralı bendinde; davalı işyerinde diyetisyen olarak çalışan davacının özel muayenehaneyi ne zaman açtığı, işverenin bilgisi dahilinde açılıp açılmadığı, hastalarını muayenehanesine yönlendirip yönlendirmediği dosya içeriğinde somutlaştırılmadığından bu hususlar ile ilgili gerekirse tanıklar yeniden dinlenip gerekli araştırma yapılarak davacının işverene karşı olan sadakat borcunu ihlal edip etmediği belirlendikten sonra feshin haklı olup olmadığının değerlendirilmesi gerektiği belirtilmiştir. Mahkemece, bozma ilamına uyulmasına rağmen sözü edilen hususlarda gerekli araştırma ve yazışmalar yapılmamış, tanıklar yeniden dinlenilmemiş, bozma ilamının gerekleri yerine getirilmeden haklı nedenle feshin kanıtlanamadığı gerekçesiyle davacının kıdem ve ihbar tazminatları hüküm altına alınmıştır.
Mahkemece, eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi hatalıdır.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgililere iadesine, 15.12.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.